TKBB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özdemir; Katılım finans kurumları olarak, dijital çalışma ortamına hazır alt yapıların olması, pandemi süreci boyunca müşterilerinin bütün finansal ihtiyaçlarını eksiksiz ve hızlı bir şekilde yürütmelerine imkân sağladığını ifade etti.
İşte TKBB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özdemir'in kalem aldığı yazı;
2020 yılının ilk çeyreğinden itibaren tüm dünya, hızla yayılan Covid-19 salgınının etkisinde kaldı. Ekonomik aktivitelerin sekteye uğraması ve faaliyetlerin azalması sonucunda üretim, dağıtım ve turizm gibi birçok sektör olumsuz bir tablo ile karşı karşıya kaldı. Mart, Nisan ve Mayıs ayları, salgının etkisinin en yoğun hissedildiği dönem olurken, vaka sayısının düşmemesi nedeniyle çok sayıda ülkenin sağlık sisteminde ciddi çöküşler yaşandı.
Ülkemiz, özellikle son 18 yılda sağlık sistemine yapılan yatırımlar sayesinde süreçten pozitif ayrışmayı başarırken, hükümetimiz pandemi sürecinde peş peşe büyük sağlık yatırımlarının açılışlarını gerçekleştirdi. Vaka sayısını düşürmek, sağlık sisteminin çökme riskini önlemek ve insan sağlığını en üst düzeyde korumak için ülkemizde de sokağa çıkma kısıtlamaları, uzaktan eğitim, maske kullanımının zorunlu tutulması, sosyal mesafe kurallarının uygulanması ve kısmi kapanma gibi tedbirler uygulamaya alındı.
Haziran ayından sonra salgın tedbirlerinin de bir miktar yumuşatılması ile birlikte ekonomik aktivitelerde bariz bir canlanma gözlemlendi. Salgınının sosyal ve ekonomik yaşama ilişkin olası hasarlarını en aza indirme hedefiyle, hükümetimiz tarafından “Ekonomik İstikrar Kalkanı” kapsamında hayata geçirilen destek paketleri iş hayatımıza can suyu oldu. Kamu finans kurumları normalleşme sürecine geçiş ve sosyal hayatın canlanması için "konut", "taşıt", "sosyal hayatı destek" ve "tatil destek" finansman paketlerini hayata geçirdi.
Katılım finans kurumları olarak, dijital çalışma ortamına hazır alt yapılarımızın olması, pandemi süreci boyunca müşterilerinin bütün finansal ihtiyaçlarını eksiksiz ve hızlı bir şekilde yürütmemize imkân sağladı. Katılım finanssektörünün, yılsonu itibariyle yüzde 55 civarında bir büyüme sağlayacağını öngörüyoruz. Mevcut tabloya göz atıldığında ise 2020 yılı Aralık başıitibarıyla katılım finans kurumlarının toplanan fonlarında yüzde 54 büyüme, kullandırılan fonlarda yüzde 53, toplam aktiflerde yüzde 56’lık bir artış söz konusudur.
Hali hazırda şube sayımız 1249’a ulaşırken, sektörümüzde istihdam ettiğimiz personel sayısı 17 binin üzerine çıkmıştır. Pandemi nedeniyle dalgalanmaların yaşandığı bir yıl olmasına rağmen, şube açma faaliyetlerimize ve istihdama katkı sunmaya devam ettik.Katılım Bankalarımızın, Bankacılık sektöründen aldığı payın % 7,1’e ulaştığını görüyoruz. Ayrıca Ekim sonu itibarıyla sektörün özvarlığı da 26,7 milyara ulaştı. İnşallah bu istikrarlı büyüme, ileriki yıllara da sirayet ederek sağlam bir zeminin temellerini oluşturacak. Özetle, katılım finans sisteminin reel bir büyüme sağlayarak verimli bir sene geçirdiğini söyleyebilirim.
Birlik olarak sektörün bankacılık anlamındaki ihtiyaçlarını yakından takip ediyor ve mevcut sorunları da çözümlemeye gayret ediyoruz. 2018 yılında TKBB bünyesinde bir Merkezi Danışma Kurulu tesis ederek standart geliştirme ve faizsiz finans sistemi uygulamaları doğrultusundaki faaliyetleri çözüm odaklı bir zemine oturttuk. Strateji belgemizi güncelleme çalışmalarına devam ediyoruz. Bu belge doğrultusunda mevcut hedeflerimizi revize ederek sektörün aktörleriyle pandemi sonrası dönem için yeni düzenlemeler yapacağız. Önümüzdeki beş yılı kapsayacak bir perspektif oluşturacağız.
İkinci bölüm…
Türkiye, 2021 yılına yerli ve milli başarıların ekseninde olumlu bir atmosferde giriyor. Aşının bulunması ve kullanılmaya başlaması ile birlikte, Türkiye’de hızlı bir normalleşme süreci başlayacaktır. Nitelikli insan kaynağımız, milli teknolojilerimiz, güçlü üretim alt yapımız ve coğrafi avantajımız ile dünya çapında salgına karşı verilen bu mücadeleden başarıyla çıkmış ülkelerden bir tanesi olacağız.Ekonomimizin güçlü taşıyıcıları olan turizm, ulaşım ve gıda dışı perakende sektörü de salgın sonrasında atılacak adımlarla canlanacaktır. Ülkemizin üretim kabiliyeti daha da güçlenecek ve ihracatımızın hızlaartacağını düşünüyorum. Kayıplar telafi edilirken, bu alanda kapsamlı bir ilerlemeye şahitlik edeceğiz.
Türk bankacılık sektörü yüksek sermaye yeterlilik oranı sağlam likidite yapısı ve küresel fonlara erişim kapasitesiyle ülkemize ekonomisine katkı sağlamaya devam edecektir. Katılım Finans Kurumları olarak üretim, teknoloji ve istihdama yönelik katma değerli projelere destek vermeye ve öncülük etmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda ekonomik aktiviteye doğrudan katkı sağlayacak finansal ortaklıklar (müşaraka, mudaraba) istisna ve finansal kiralama gibi ürünler ile reel sektöre destek vermek suretiyle ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacağız.
Salgın ile beraber başlayan dijital dönüşüm hamlesini önümüzdeki dönemde de müşteri deneyim ve beklentilerine göre artırarak devam ettireceğiz. Hükümetimizin atacağı adımlar ile birlikte ülkemizin sürdürülebilir büyümesine her zaman olduğu gibi destek vermeyi sürdüreceğiz. Katılım finans sisteminin avantajlarını, güçlü potansiyelini ve istikrarlı yükselişini, ülkemizin gelişimine katkı sunacak vizyonda tüm paydaşlarımız ile birlikte en iyi şekilde sunmaya çalışacağız.
Metin Özdemir
TKBB Yönetim Kurulu Başkanı