Teröriste ‘arkadaş’ diyenler polis görünce kuduruyorlar
Terörist PKK’lılara “arkadaş” diyen, “İzmaritleri doğaya atmıyorlar” diyerek, teröristlere güzelleme yapan CHP’liler, ülkenin huzuru için can veren polislere her fırsatta nefret saçmaya devam ediyor.
YPG’lilere “arkadaş” diyen, “izmaritleri doğaya atmıyorlar” diyerek teröristleri sempatik göstermeye çalışan CHP’liler, vatanın huzuru için seve seve can veren polislere her fırsatta nefret saçmaya devam ediyor. Polisimizin üzerine araç süren CHP’li vekillerin, İzmir Balçova’da 2 polisin şehit olduğu gün bile CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde asayişi sağlamaya çalışan polislere saldırmaları, sürekli olarak vatandaşlarla polisi karşı karşıya getirmeye çalışmaları, CHP’nin devlet ve polis düşmanlığını bir kez daha gözler önüne serdi. CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, il başkanlığına giren polislere sandalye, koltuk eline ne geçerse fırlatıp, İzmir’de şehit olan polisleri hatırlatarak, “Daha kendinizi bile koruyamıyorsunuz. Bugün iki arkadaşınız katledildi. Buraya 5 bin kişi gelmişsiniz” diye hakaretler yağdırdı.
DEVLETLE SAVAŞIN İZİ OKYANUS ÖTESİNDE
CHP’lilerin tutumuna tepki gösteren AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem ise, şunları dile getirdi: “İl binası önünde gerçekleşen eylemleri kınıyoruz. Türkiye bir hukuk devletidir. Devlet Başkanı’nı diktatör ilan edeceksin. Yargıda karar veren hakime parmak sallayacaksın. Diğer tarafıyla barikatlar kuracaksın polisle çatışacaksın. CHP’yi yönetenler devlete savaş açmış durumdalar. Bir nevi Gezi’deki gibi bir halkı sokağa dökerek, provoke ederek bir şeylerin peşinde koşuyorlar. Türkiye hepimizin devleti. Görevlilere karşı gelmek devlete parmak sallamaktır. Gürsel Tekin de girişini engelleyenler için ‘Bunlar CHP’li olamazlar’ dedi. Gezi’de Kılıçdaroğlu ‘Kadıköy’den Beşiktaş’a kadar ben yürüyeceğim’ demişti. Özgür Özel vatandaşı sokağa taşıyarak ‘devletle savaşın’ derken milletvekillerini de ön safa alarak meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Devletimiz güçlüdür, bu tuzağa düşmeyecektir. CHP’de akil insanlar olan bitenlere karşı seyirci kaldılar. Çünkü olayın içerisine girmek istemiyorlar. Bu operasyon Ekrem İmamoğlu’nu kurtarma operasyonudur. Bence bunun arkasında derin izler var. Takip edilirse okyanus ötesine kadar uzanır gibi duruyor.”
HUKUK HER ZAMAN GALİP GELMİŞTİR
Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu da şu değerlendirmede bulundu: “CHP’yi rüşvet, hile ve desiseyle ele geçirmiş olan bir güruhla karşı karşıyayız. Kılıçdaroğlu’nun elinden partiyi almak için yapılması gereken ne varsa yapmışlar. İddialara karşı hiçbir açıklama yapmayarak, sadece cezaevinde yatmanın vermiş olduğu durumu kullanarak mazlum rolünü oynayarak olayı geçiştirmeye çalışan bir güruhla karşı karşıyayız. CHP maalesef geçmişinde de milletin değerlerine taraf olmamıştı. Ama en azından hukukun üstünlüğüne vurgu yapmıştı. Mahkemenin vermiş olduğu karar doğrudur ya da yanlıştır, bu ayrı bir konu. Gidersin, katılmıyorsan bu karara, üst mahkemede itiraz edersin. Ama ‘ben bu kararı tanımıyorum ve bu karara karşı çıkıyorum’ diyerek barikat kurmak, bize 1980 öncesini hatırlatıyor. Ve bu tür olaylar hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bu aziz millete fayda sağlamamıştır ve sağlamayacaktır. Her zaman hukuk galip gelmiştir.”