Tarımda üç eylem planı daha
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “2023 sonrasında ise üç eylem planı daha hayata geçireceğiz” açıklamasında bulundu.
Tarladan sofraya her adımın yazılım sistemiyle takip edilmesini, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasını, taklit ve tağşiş ürünleri satışa sunan firmalara ağır yaptırım uygulanmasını içeren Tarım Orman Şûrası Eylem Planı, kamuoyunda olumlu yankı uyandırdı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin “2023 sonrasında ise üç eylem planı daha hayata geçireceğiz” açıklaması da üreticilerce memnuniyetle karşılandı.
Üretim artacak
Arazi kullanım modellerinin belirlenmesi, toplulaştırma çalışmalarının tamamlanması, yeni sulama yatırımları ve rehabilitasyon projelerinin ortaya konulmasını öngören bu planların devreye alınmasının tarımı atağa kaldıracağı tahmin ediliyor.
Verim ile kaliteyi artırmanın odağa alınması gerektiğini dile getiren ziraat odalarının yöneticileri, “Bu çerçevede arazi toplulaştırma ve sulama sorunlarına el atılmalı” çağrısı yapıyor. Parçalı arazilerin yakıt giderlerini artırdığından yakınan aynı yöneticiler, “Bu konuda derhal adım atılmalı. Sulamanın da verimi doğrudan arttırdığı unutulmamalı. Ülkemizin daha düşük maliyetle, daha çok ürün üretebilmesi için ilave tedbirler alınmalı” uyarılarında bulunuyor.
Hükümete güven tam
Pakdemirli’nin Tarım Orman Şûrası‘nda alınan tavsiye kararlarını uygulayacaklarını taahhüt ederek, “2020’de 16, 2021’de 8, 2022’de 11, 2023’te ise 3 eylemi bitireceğiz” sözünü vermesi de tarım üreticilerine moral aşıladı. Üretici derneklerinin yetkilileri, hükümetin her alanda reforma gideceğini ve temel dertlerine deva bulacağını ifade ediyor.
Ali Kopuz: Umutlarımız arttı
İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin şemsiye marka müjdesinin ilerisi için umutlarını artırdığını belirtti. Marka kavramının yüksek katma değeri vurguladığını aktaran Kopuz, şunları kaydetti: “Türkiye fındık ve incir gibi dünyanın en büyük üreticisi olduğu ürünlerde de zeytin ile zeytinyağı gibi mükemmel kalitedeki ürünlerde de yeterince katma değer elde edememekten sürekli şikâyet edip durur. Bu sorunu çözmenin en doğru yolu marka olmaktan geçer.”