Takıyyeci Kemal’in kindar tayfası!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Milliyetçi-muhafazakar olduklarını iddia eden İP, SP, GP ve DEVA partisinin iktidara getirmek için dört koldan çalıştığı CHP lideri Kılıcdaroğlu, ‘helalleşme’ takıyyesi ile mütedeyyin kesimin oylarını çalmaya hazırlanırken, 6’lı masanın tabanı ve fondaş medya ise İslam’a ve Müslümanlara kin kusuyor. Sistematik şekilde Diyanet’i karalayan, Kur’an kurslarına “Ortaçağ zihniyeti” diyen, Milli Eğitim’e yönelik müspet adımları “gericilik” olarak yaftalayan CHP ile Cumhuriyet, Birgün ve Halk TV gibi zillet medyası son dönemde nefret söylemlerine hız verdi.
Müslüman Türk milletinin kadim değerlerine yönelik iflah olmaz bir düşmanlık besleyen CHP zihniyeti ve tetikçi medyası, zehirli diliyle nefret saçmaya devam ediyor. SP lideri Temel Karamollaoğlu’nun “kefil” olduğu, Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ile Ali Babacan’ın DEVA’sının koltuk değnekliği yaptığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yüzde 50+1’i yakalayabilmek için sözde ‘helalleşme’ adı altında mütedeyyin kesimden oy koparmaya çalışırken, CHP yönetimi, parti tabanını oluşturan laikçi yobazlar ve fonlu medyası İslam’a ve Müslümanlara kin kusuyor. Dindar insanların oyunu alabilmek için her türlü taklayı atan, zaten özgür olan başörtüsü için Meclis’e 3 maddelik yasa teklifi sunan, fahri Kur’an kursu öğreticilerine kadro sözü veren Kılıçdaroğlu’nun aksine, partisinin ezici çoğunluğu ve medyası, binlerce kişinin canına mal olan “despotik” devrim yasalarını bahane ederek mukaddesat düşmanlığını köpürtmede devam ediyor.
Sapkına müşfik
Sistematik şekilde Diyanet’i karalayan, Kur’an kurslarını “Ortaçağ zihniyeti” olarak yaftalayan, Milli Eğitime yönelik müspet adımları “gericilik” ile suçlayan CHP zihniyeti ve avanelerinin son dönemde dillendirdiği nefret söylemlerinden ise bazıları şöyle:
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile İlim Yayma Cemiyeti arasında imzalanan genel, mesleki ve teknik kurslarla ilgili protokolü hazmedemeyen fondaş meyda, ‘eğitici görevlendirme ve ücret belirleme yetkisi’ MEB’te olduğu halde, “MEB eğitimi gericilere devrediyor” şeklinde kirli bir manipülasyona imza atarken, CHP milletvekili Yıldırım Kaya, imzalanan protokolün “laik eğitim sistemine darbe olduğunu” söyledi.
Siyasetçi ve kamu görevlilerinin hafızlık icazet merasimine katılmasını diline dolayan zillet medyası, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın Konya’da, 750 hafız için düzenlenen icazet törenine katılmasını, binlerce Müslümanın darağaçlarında sallandırıldığı gardırop devrimlerine “ihanet” olarak lanse etti.
LGBTİ destekçisi Eğitim Sen Bursa şubesince düzenlenen ve eşcinsel sapkınlığı yaymaya yönelik ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konulu” resim yarışmasının valilik kararıyla iptal edilmesini “Gericiler hedef aldı yarışma iptal edildi” sözleriyle dindar kesime fatura eden seküler yobazlar, Türkiye’nin muhtelif illerinde düzenlenen hafızlık icazet törenlerini “gericilik” olarak yaftaladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca düzenlenen anketi çarpıtan seküler yobazlar, Anadolu Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrencilere, “Kadının çalışmasını uygun buluyor musunuz?” sorusunun sorulmasını, “çağdışı anket” olarak niteledi.
Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesindeki Gaziler Anadolu Lisesi’nin, veliler toplantısı için hazırladığı davetiye ayet ve hadis yazması, ufukta sandık göründüğünde sözde dine saygılıymış gibi davranan azgın azınlığı rahatsız etti.
Halk görüyor
Sözde helalleşme adı altında takıyye yapan Kılıçdaroğlu’nun aksine, CHP tabanının ve tetikçi medyasının her fırsatta mukaddesat düşmanlığına soyunmasını Akit’e değerlendiren Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, şunları söyledi: “Yıllardır inanç değerlerimizi yoksunlaştırdılar. Üzerine bir sürü oyunlar oynadılar. Şu anda halkımızın gerçek değerlerine ulaşma noktasında devletin tüm kurumlarını seferber etmesinden rahatsız oluyorlar. Kendi tekel ve kontrollerinin dışına çıkılmasından rahatsızlar. Bu noktada elbette onları temsil eden siyasetçilerin amacı sadece seçim öncesinde oy devşirmek. İnsanların inanç değerleriyle madem bu kadar ilgileniyordunuz, 28 Şubat’ta aynı sözleri neden söylemediniz? Darbeler yapılırken, insanların inanç değerleri üzerine oyunlar oynanırken neden konuşmadınız? Bugün oy devşirmek için takıyye yapıyorsunuz. Halkımız bunu bilincinde. İnşallah gereken cevabı da verecektir.”