Sivas suçluları dışarıda mazlumlar zindanda
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Onlarca Müslümanın haksız yere zindanlarda çürümeye terk edildiği Sivas olaylarının gerçek failleri aradan geçen 26 yıla rağmen halen yargı önüne çıkarılmadı. Akit’e konuşan hukukçular, “Karanlık noktalar aydınlatılmalı ve gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmalı” dedi.
Hakkı Bilir İstanbul
Türkiye’yi karıştırmak isteyenlerin başlattığı Sivas provokasyonu üzerinden 26 koca yıl geçmesine rağmen, karanlık olayın arkasındaki sır perdesi bir türlü aralanamıyor. 36 Müslüman mağdurun üzerine yıkılan sistemli provokasyonun üzeri ısrarla kapatılmak isteniyor. Kamuoyunun önüne atılan mazlumlar esas suçlu ilan edilirken, olayın fitilini ateşleyenler ve hedef saptıranlar halen keyif çatıyor. ‘Seyfi Dede’ lakabıyla tanınan dönemin SHP’li Adalet Bakanı Seyfi Oktay bizzat davaya korsan müdahalelerde bulunmuştu. Öyle ki, Dede’nin müdahalelerinden sonra davanın seyri, Anayasal Düzeni yıkmaya evrilmişti. Oktay’ın akıl vermeleriyle hareket eden; Ankara (DGM) Cumhuriyet Başsavcısı Nusret Demiral, Ankara DGM Cumhuriyet Savcıları Nuh Mete Yüksel, Talat Şalk, Tevfik Hancılar, Kemal Ayhan, Ülkü Coşkun ve Dilaver Kahveci'nin toplandığı yargılamanın Ankara DGM'de yapılması yönünde “Düşünce Örneği” adı altında tavsiye kararı alındı.
Önlem aldırılmadı
Sivas’a Erdal İnönü kontenjanından atanan Vali Ahmet Karabilgin’in süreçteki rolü hep görmezden gelindi. Banaz’da düzenlenen etkinlikleri ısrarla şehir merkezine taşımak isteyen Karabilgin’in ‘ısrarı’ mercek altına alınmadı. Olayların büyümesi üzerine Emniyet’in önlem alalım çağrısına ‘Gerek yok’ diye cevap veren Karabilgin’in neyi amaçladığı sorulmadı. Karabilgin’in olaylar sonrasında davanın savcısıymışçasına açıklamalar yapması ve olayı Müslüman kimliğiyle bilinen insanların üzerine atması da sorgulanmadı. Dönemin İl Kültür Müdürü de etkinliklerin Sivas’ta gerçekleşmesi için gayret göstermesine rağmen, herhangi bir tahkikata uğramadı.
İnönü’nün skandal çağrısı
Kanlı provokasyondaki kilit rollerden birine sahip olan Aziz Nesin de adalet önüne çıkarılmadı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e akıl almaz hakaretlerde bulunan, Müslümanların en kutsal zaman dilimi cuma gününde provokatif hareketlere imza atan ve olayın çıktığı esnada göl kenarında içki içen Nesin en ufak bir soruşturma dahi geçirmedi. Aydın maskesiyle milletin değerlerine söven birçok isim de yargı önüne çıkarılmadı. Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nün “Madımak’ı terk etmeyin” çağrısının altındaki esas saik araştırılmaya bile değer bulunmadı.
Yeniden ele alınmalı
Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Genel Başkan Yardımcısı Avukat Harun Akdere, Sivas olaylarının esas faillerinin yargı önüne çıkarılmadığını belirterek, “İntikam hissiyle değil de hukuki bir gereklilik şuuruyla hareket edilmeli. Karanlık olayın arkasındaki esas sır perdesinin aralanması için olayda en ufak bir kusuru dahi olanlar yargı önüne çıkarılmalı” dedi. Sivas sanıklarının yeniden yargılanması gerektiğin kaydeden Akdere, “Sivas olayları sonrası içeri atılan mağdurlar yeniden yargılanmalı. Bu yol mutlaka açılmalı” ifadelerini kullandı.
Esas failler bulunmalı
Konya Barosu eski Başkanı Avukat Hasip Şenalp, “Türkiye’de Sivas olayları ve birçok olay halen aydınlatılmış değil. Üzeri örtülüyor. Gerçek kişilerin ortaya çıkmasının önü kesiliyor” dedi. Adaletin mutlak manada tecelli etmesinin şart olduğunu kaydeden Şenalp, “Sivas olayları milletin vicdanını kanatan önemli olaylardan bir tanesi. Sivas olayları, ‘adaletsizlik duygusu’ noktasındaki ızdırabını artıran önemli durumlardan bir tanesi. Millet gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını ve adaletin tezahür edilmesini bekliyor.
Akılda kalan sorular
-Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü; Madımak Oteli’nde bulunanlara, ısrarla ‘Şehri terk etmeyin’ çağrısında bulunmasına rağmen, yersiz ısrarının sebebi hukuken sorulmadı.
-Aziz Nesin, provokasyonun fitilini ateşlemesine rağmen hiçbir zaman yargı önüne çıkarılmadı. Gizli bir el Nesin’i sürekli korudu.
-Şehrin temel dinamiklerini hiçe sayan ve provokatif hareketlerde bulunan sözde aydınlar adalet önüne çıkarılmadı.
-Cuma gününde, hutbe esnasında dışarda davul zurna çalanlara yönelik en ufak bir adli soruşturma dahi yapılmadı.
