Şirin’den Holguin’e sert tepki! Kıbrıs Türkiye’nin kırmızı çizgisi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi María Ángela Holguín’e atfedilen Kıbrıs çözüm planı tartışma yarattı. Rum basınına sızdığı öne sürülen planın, iki kurucu devletli gevşek bir AB yapısı ve bazı bölgelerin devrini içerdiği iddia edilirken, Gazeteci-yazar Bekir Sıtkı Şirin söz konusu yaklaşımın bir çözümden ziyade “teslimiyet projesi” olduğunu savundu. Şirin, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz ve bölgesel güç dengeleri açısından kritik bir merkez haline geldiğini belirtti.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Rumlar ve AB, kurulduğu 1960 yılından bu yana Ada’da Kıbrıslı Türk varlığını tehdit eden Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yeniden canlandırma planlarını hızlandırdı. Rum basını tarafından sızdırılan ve BM Genel Sekreteri’nin kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguín tarafından şekillendirilen plana göre Ada’da eskiye dönülecek. BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguín tarafından şekillendirildiği öne sürülen skandal plana göre, adada iki kurucu devletin yer alacağı, siyasi eşitlik ve sınırlı ortak sorumluluklar temelinde AB içinde gevşek bir yapının kurulması öngörülüyor. Plan kapsamında Maraş (Varosha), Güzelyurt (Morphou) ve Mesarya bölgesinin bazı kısımlarının Rum yönetimine devredilmesi, karşılığında ise Kıbrıs Türk tarafına uluslararası alanda daha fazla tanınma imkânı sağlanması gündeme geliyor. Diğer önemli başlıklar arasında 1960 Garanti Sistemi’nin NATO benzeri bir formülle değiştirilmesi, 2-3 yıllık bir geçiş sürecinin uygulanması, doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temasın (3D) kademeli olarak hayata geçirilmesi ve Türkiye-AB ilişkileri ile Kıbrıs çözüm sürecinin daha güçlü şekilde birbirine bağlanması yer alıyor. Bu kapsamda Gazeteci yazar Bekir Sıtkı Şirin, BM Genel Sekreteri’nin şahsi temsilcisi María Angela Holguín tarafından hazırlanan ve ayrıntıları Rum basınına sızan yeni Kıbrıs çözüm planına sert tepki gösterdi. Şirin, bu planın bir çözüm değil, "teslimiyet projesinin" yeni bir versiyonu olduğunu vurguladı.
"KÜRESEL BİR TESLİMİYET PROJESİ"
Bekir Sıtkı Şirin, Holguín planının perde arkasında sadece bir yönetim modeli arayışı olmadığını, asıl meselenin Doğu Akdeniz’in kontrolü, enerji kaynaklarının paylaşımı ve Siyonist projelere uygun bir jeopolitik düzen kurmak olduğunu ifade etti. Maraş, Güzelyurt ve diğer stratejik bölgelerin Rum tarafına bırakılmasının zamanla türk varlığının eritilmesi olduğunu kaydeden Şirin, “Asıl mesele, Doğu Akdeniz’in kontrolü, enerji kaynaklarının paylaşımı, Türkiye’nin bölgesel etkisinin sınırlandırılması ve Siyonist projelere uygun yeni bir jeopolitik düzenin kurulması… BM Genel Sekreteri’nin şahsi temsilcisi Holguin tarafından hazırlanan planın ayrıntılarına bakıldığında, Maraş’ın, Güzelyurt’un ve bazı stratejik bölgelerin Rum tarafına bırakılması, Türk varlığının zaman içerisinde eritilmesi ve KKTC’nin fiilen ortadan kaldırılması hedefleniyor” dedi.
NATO HİÇBİR ZAMAN MAZLUM MİLLETLERİN GÜVENLİK TEŞKİLATI OLMADI
NATO ve AB Kıskacı Planın en dikkat çekici yönlerinden birinin adanın NATO şemsiyesi altına sokulmak istenmesi olduğunu belirten Şirin, “Daha da dikkat çekici olan husus ise adanın NATO şemsiyesi altında yeniden yapılandırılmak istenmesi… Hiçbir zaman mazlum milletlerin güvenlik teşkilatı olmayan ve küresel güç merkezlerinin çıkarlarını koruyan bir mekanizma olan NATO’nun KKTC’de konuşlandırılması son derece dikkat çekiyor” ifadelerini kullandı.
KIBRIS, DOĞU AKDENİZ VE GAZZE DENKLEMİ
Şirin, Kıbrıs meselesinin yalnızca bir ada sorunu olarak ele alınmasının büyük bir hata olduğunu vurgulayarak, adanın günümüzde çok daha geniş ve kritik jeopolitik başlıklarla doğrudan bağlantılı hale geldiğini ifade etti. Bu kapsamda Gazze’nin savaş sonrası geleceği ve lojistik merkez ihtiyacı, İsrail’in bölgesel planları ile ABD’nin yeni Orta Doğu stratejisi ve Doğu Akdeniz’deki enerji dengeleri gibi unsurların Kıbrıs’ı doğrudan etkilediğini belirtti. Şirin ayrıca, adanın giderek “Doğu Akdeniz’deki yeni düzenin karargâhı” haline getirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.
ERBAKAN’IN UYARILARI VE KIRMIZI ÇİZGİLER
Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Kıbrıs konusundaki tarihi uyarılarını hatırlatan Şirin, Kıbrıs’ın Türkiye’nin güvenliği ve İslam dünyasının geleceği için "stratejik bir kale" olduğunu söyledi. Şirin, gerçek çözümün ancak Türk halkının egemenliğinin ve devlet statüsünün tartışmasız kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.
"TÜRK ASKERİ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ"
Şehit kanlarıyla sulanan bu toprakların enerji hesaplarına veya uluslararası planlara meze edilemeyeceğini belirten Şirin, Türk askerinin adadaki varlığının asla pazarlık konusu yapılamayacağının altını çizdi. Kıbrıs’ta kaybedilecek bir mevzinin Anadolu’nun güvenliğini tehdit edeceğini belirterek, çözümün teslimiyet projelerinde değil; bağımsızlık, milli egemenlik ve İslam Birliği vizyonunda aranması gerektiğini vurguladı.