• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Selma Savcı'dan aile uyarısı: Cinsiyetsiz, inançsız toplumlar isteniyor!

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Selma Savcı'dan aile uyarısı: Cinsiyetsiz, inançsız toplumlar isteniyor!

Akit yazarı Selma Savcı, bugünkü “Aile sistemi değişiyor! Cinsiyetsiz, inançsız toplumlar isteniyor...” başlıklı yazısında aile kurumuna yönelik tehditlere dikkat çekti. Oytun Erbaş'ın “Ailesiz, cinsiyetsiz, mülkiyetsiz, inançsız toplumlar isteniyor” sözlerini hatırlatan Savcı, aile kurumunun toplumun ve ülkenin geleceği açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Akit yazarı Selma Savcı, bugünkü köşe yazısında aile kurumunun önemini ve modern dünyada aile yapısının karşı karşıya olduğunu düşündüğü tehditleri ele aldı.

Savcı, “Aile kavramı bizim vazgeçilmezimizdir” diyerek aile olmadan güçlü bir toplumdan söz edilemeyeceğini belirtti.

Aile yapısındaki çözülmenin yalnızca bireyleri değil toplumun bütününü etkileyebileceğine dikkat çeken Savcı, aileyi korumanın toplumsal geleceğin korunması anlamına geldiğini ifade etti.


"AİLESİZ, CİNSİYETSİZ, MÜLKİYETSİZ, İNANÇSIZ TOPLUMLAR İSTENİYOR"

Savcı yazısında Prof. Dr. Oytun Erbaş'ın dikkat çeken açıklamalarına da yer verdi.

Erbaş'ın şu sözlerini aktardı:

“Bütün dünyada şöyle bir şey var: Ailesiz, cinsiyetsiz, mülkiyetsiz, inançsız toplumlar isteniyor. Bu, onları yönetmeyi kolaylaştırıyor.”

Erbaş, insanların inandıkları değerlerden ve ideolojilerden uzaklaştırılması halinde toplumların daha kolay yönetilebilir hale geleceğini savunurken, yaşanan süreci “Böl, parçala, yönet” anlayışıyla ilişkilendirdi.

Savcı da bu sözlerden hareketle aile ve cinsiyet kavramları üzerinden yürütülen tartışmaların gelecekte ciddi toplumsal sonuçlar doğurabileceğini savundu.


SAVCI'DAN AİLE VURGUSU

Ailenin bireyin kendisini güvende hissettiği temel yapı olduğunu belirten Selma Savcı, aile bağlarının sevgi, anlayış ve dayanışmayla güçlendiğini ifade etti.

Savcı, “Aile, yaşamdaki en büyük armağandır” ifadelerini kullanarak aile kurumunun korunmasının yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de meselesi olduğuna dikkat çekti.

Yazar, aile ve çocuklarla ilgili meselelerde devlet kurumlarının hukuki çerçevede daha dikkatli hareket etmesi gerektiğini savunarak gençleri ve çocukları etkileyebilecek gelişmelere karşı kurumların teyakkuzda olması gerektiğini ifade etti.

KUR'AN'DAN AİLE MESAJI

Selma Savcı yazısında aile kurumunun İslam'daki yerine de dikkat çekerek Rum Suresi'nin 21. ayetine yer verdi:

“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir.”

Savcı, aileyi “hayatın fırtınalarından korunmak için güvenilir bir liman” ve modern dünyanın olumsuz etkilerine karşı “sağlam bir kale” olarak nitelendirdi.

Yazısını aile kurumunun değerlerinin yaşatılması gerektiğini vurgulayarak tamamlayan Selma Savcı, güçlü aile yapısının güçlü toplumun temel şartlarından biri olduğunun altını çizdi.

SELMA SAVCI'NIN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Gözümüzün İçine Baka Baka Evimizi Yıkıyorlar: Son Kale Aile!Farkında mısınız bilmem ama etrafımızda sessiz sedasız devasa bir yangın büyüyor. Hani hep "modern dünya", "bireysel özgürlük" falan diyerek önümüze konan o cafcaflı kavramlar var ya; işte onlar aslında bin yıllık yuvamızın temelini oymak için kullanılan birer kazmadan başka bir şey değil. Bugün önümüze konan tablo masum bir fikir ayrılığı ya da kuşak çatışması falan asla değil. Karşımızda; inancı ellerinden alınmış, aidiyet duygusu yok edilmiş, cinsiyeti saptırılmış ve ailesiz bırakılmış ruhsuz bir kalabalık üretmek isteyen küresel bir çete var. Niyetleri açık: Kökü olmayan, kutsalı olmayan insanı çok daha rahat gütmek, köleleştirmek.Bu sinsi tehlike uzaklarda bir yerlerde değil, tam olarak evlerimizin içinde, yanı başımızda. Çocuklarımızın elindeki tabletlerde, izledikleri çizgi filmlerde, sosyal medya akımlarında açıkça fıtrata ve inanca savaş açılmış durumda. Gençlerimizin zihinleri bulandırılıyor, cinsiyet kimlikleri darmadağın ediliyor. Eğer bugün bu gidişata hep birlikte "dur" demezsek, o çok güvendiğimiz duvarlar çatladığında dövecek dizimiz bile kalmayacak. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyerek kafasını kuma gömenler, yarın o yılanın ilk kendi evlatlarını soktuğunu gördüklerinde iş işten geçmiş olacak. Bu gidişle yakında oğlunuz eve erkek bir gelin getirirse şaşırmayın; çünkü sessiz kaldığımız her gün bu çürümeye ortak oluyoruz. Aile dediğin hayatın fırtınalarına karşı sığınacağımız son limandır; o liman da yıkılırsa hepimiz bu azgın dalgaların arasında boğulup gideriz. Artık uyanma ve bu kültürel işgale karşı yuvamızı, evlatlarımızı koruma vaktidir!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23