• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'Sayın Gül, siz bir lider değilsiniz!'

Yeniakit Publisher
2018-04-30 13:19:00 -
'Sayın Gül, siz bir lider değilsiniz!'

Yazar Abdulkadir Arslanoğlu bugünki yazısında Abdullah Gül konusuna değindi.

İşte Yazar Arslanoğlu'nun yazısı;

SAYIN GÜL, SİZ BİR LİDER DEĞİSİNİZ!

Lider olmak, kitleleri peşinden sürüklemek, milyonlara yön verebilmek, her babayiğidin harcı değil. Esasında liderlik, Allâh vergisi bir meziyettir.

Şanlı tarihimiz; liderlik tepesinin zirvesine oturmuş kahramanlarla doludur.

 Selahaddin-i  Eyyubî’den, Sultan Alparslan’a, Ertuğrul Gazi’den, Fatih Sultan Mehmet’e, Yavuz Sultan Selim’den, Kanuni Sultan Süleyman’a, Sultan II. Abdülhamit’ten, Adnan Menderes’e, Turgut Özal’dan, nihayet bu şerefli silsilenin son halkası Recep Tayyip Erdoğan’a varıncaya kadar, bir çok büyük lider gördü milletimiz…

Bu lider tipinin en karakteristik özelliği; fedakâr olmasıdır…                                      

Bu lider; malından, zamanından, bilgisinden, sahip olduğu bütün imkânlardan cömertçe feragat eder, nihayet canını dahi liderlik ettiği halkına feda etmekte beis görmez…

Adlarını tarihe altın harflerle yazan, bu liderler; cesaret, ehliyet, liyakat ve belagat gibi vasıflarını; samimiyet ve Allâh korkusu ile taçlandırmışlar, bu sayede de halkın büyük ilgi ve teveccühüne mazhar olmuşlardır…

Halk, bu insanlara sadece bir lider gözüyle değil, aynı zamanda bir önder ve kendilerini koruyup kollayan, kendileri için her türlü fedakârlığı göze alan; bir hâmi nazarı ile bakar, baba gibi görür…

Yukarıda da ifade ettiğim gibi, tarihimiz, sırtına liderliğin atlastan kaftanını giymiş “başbuğ”larla doludur. Ve o övünç zincirinin son halkası da hiç şüphesiz Recep Tayyip Erdoğan’dır!

Tabi bu arada, etrafındaki dalkavuklar tarafından pohpohlanan, kendileri için sahte övgü ve methiyeler düzülen, bazı zevatta ; kedilerini “büyük lidermiş” gibi görürler. Hatta etrafındakiler tarafından yapılan “gaza getirme” seansları, bu zevata; Kaf Dağı’nın zirvesindeymiş gibi, bir psikolojisi yaşatır…

Günümüzde bu insan tipine verilecek en somut örneklerden biride bana göre, Abdullah Gül’dür…

Evet, bu ülkede Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık, hatta Cumhurbaşkanlığı gibi, mühim makamlarında oturmuştur ama, bu makamlara asla kendi gücü, hüneri ve liderlik vasıfları ile gelmemiştir. Hakikat şu ki O’nu bu makamlara getiren, bu ülkenin gerçek lideri Erdoğan’dır.

Yani, şunu çok açık yüreklilikle ifade etmem gerekirse, Erdoğan olmasa, Gül’ün yedi sülalesi gelse bu ülkede Bakan veya Başbakan olamazdı. Hele hele Cumhurbaşkanı, hiç olamazdı.

Sayın Gül, siz bir lider değilsiniz!

Sizde liderlik vasıflarından hiç birini göremiyorum.

Öyle olur olmaz her şeye tebessüm etmekle lider olunmaz.

Allah size, liderlik vasıflarını taşımadığınız halde, bu ülkenin en önemli makamlarında oturma imkânını verdi.

Şimdi bunun için, oturup kalkıp Allâh’a şükredeceğinize, kendi hakkından sizin lehinize feragat eden Erdoğan’a teşekkür edeceğinize, kalkmış birde Erdoğan’a karşı: “toplum içinden geniş bir mutabakat olsaydı, aday olabilirdim” diyorsunuz.

Sayın Gül, emin olun o beklediğiniz “geniş mutabakat” olsaydı bile, Erdoğan’a karşı kazanabileceğiniz bir seçim hiçbir zaman olmayacaktı. Niye mi? Çünkü: siz bir lider değilsiniz, o yüzden gerçek bir lidere karşı, hiçbir zaman kazanma şansınız yok…   

Şimdi bütün bu olanlardan sonra, kusura bakmayın ama bu yaptığınız, sizi dünyanın önünde yücelten ve size “kardeşim” diye hitap eden Erdoğan’a ve bu davaya gönül vermiş milyonlara karşı bir nankörlüktür /vefasızlıktır!

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23