Sana ‘cani’ diyenler utansın
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
28 Şubatçı Kemalist zihniyetin ‘cani’ diyerek mimleyip haksız yere zindana attığı Sivas mazlumu Erkan Çetintaş’ın ilkokul mezunu olarak girdiği cezaevinde iki üniversite bitirdiği, lösemili çocuklara peruk yapılması için saçlarını uzatıp bağış yaptığı öğrenildi. Çetintaş’ın Medrese-i Yusufiye’ye çevirdiği cezaevinde, Kur’an-ı Kerim okumayı öğrendiği ve iki haftada bir hatim indirdiği kaydedildi.
Madımak hadisesi sonrası delilsiz olarak cezaevlerine doldurulan Sivas mazlumlarının hayat hikayeleri yürek burkuyor. Dinsiz Aziz Nesin’in tezgahıyla tertiplenen ve 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan acı hadise sonrası hiçbir somur delil olmaksızın, sırf mütedeyyin karakterlerinden dolayı ‘seçmece’ olarak hapishanelere doldurularak müebbet hapse mahkum edilen mazlumlardan Erkan Çetintaş’ın hayat hikayesi de bunlardan bir tanesi. Askerden yeni geldiği süre zarfında gelen ‘bir imza için gelin’ telefon çağrısı sonucu gittiği karakoldan bir daha çıkamayarak 26 yıldır cezaevi cezaevi dolaştırılan Erkan Çetintaş zindanda iki üniversite bitirdi, lösemili çocuklara peruk yapılması saçlarını bağışladı, Kur’an okumayı öğrenerek hatimler indirdi, düzenlenen edebiyat yarışmalarında derece kazandı. Yaşadığı acıları Allah’a havale ederek sabrı kuşanan Çetintaş, cezaevindeyken hem annesi hem babası hayatını kaybetti ve ikisinin cenazesine de katılamadı...
Oteldeki gençleri toprağa, masum gençleri zindana gönderdiler
28 Şubatçı-Kemalist zihniyetin ‘cani’ diyerek mimleyip haksız yere zindana attığı Sivas mazlumu Erkan Çetintaş’ın dünyevi olarak hazin, ahiret boyutuyla muazzam olan hayat serüvenini, kardeşi Nurhan Oğuz’dan dinledik. 26 yıldır gözyaşı akıttıklarını belirten Nurhan Oğuz, hiçbir suçu olmayan ağabeyinin zindanda ömür tükettiğini ama yılmadan-yıkılmadan iyilik saçtığını kaydetti. Sözlerine 1993’ün kasvetli atmosferini anlatarak başlayan Sivas mazlumu Erkan Çetintaş’ın tek kardeşi Nurhan Oğuz, şunları söyledi: “Madımak Oteli’ndeki hadiseden sonraki karışık süreçte ağabeyim, sokağa çıkma yasakları sona erdiğinde gözaltına alındı. O dönem çok tuhaftı. Madımak Oteli’ne masum sebeplerle gelmiş olan birçok genç vardı. Büyük bir tezgahla onları toprağa, diğer gençleri cezaevlerine doldurdular. Sırf Sünni-Alevi kavgası çıkarabilmek için bu tezgahları tertiplediler. Oteldeki gençlere de yazık oldu, cezaevlerine doldurulan suçsuz gençlere de yazık oldu.”
Askerden yeni geldiği süre zarfında gelen ‘bir imza için gelin’ telefon çağrısı sonucu gittiği karakoldan bir daha çıkamayarak 26 yıldır cezaevi cezaevi dolaştırılan Erkan Çetintaş, zindanda iki üniversite bitirdi, lösemili çocuklara peruk yapılması için saçlarını bağışladı, Kur’an okumayı öğrenerek hatimler indirdi, düzenlenen edebiyat yarışmalarında derece kazandı. Erkan Çetintaş’ın tutsak ediliş sürecine değinen Nurhan Oğuz, “Ağabeyim askerden yeni gelmişti. Vatan millet için askerlik görevini yaptıktan üç ay sonra bir gün arayıp, ‘imza için karakola gelmelisiniz’ denildi. Askerlikle ilgili bir işlem zannetti kendisi bile. Ağabeyim hiçbir suçu olmadan ellerine kelepçe vurularak cezaevine götürüldü. Suçsuz yere girdiği, hiçbir suçuna dair kanıt bulunmamasına rağmen ağabeyim 26 yıldır cezaevinde. Şu an Kayseri Cezaevi’nde ve adaletin tecelli etmesini bekliyor” dedi.
Askerden geldi, tezgah sonrası cezaevine girdi
Erkan Çetintaş’ın tutsak ediliş sürecine değinen Nurhan Oğuz, “Ağabeyim askerden yeni gelmişti. Vatan millet için askerlik görevini yaptıktan üç ay sonra bir gün arayıp ‘imza için karakola gelmelisiniz’ denildi. Askerlikle ilgili bir işlem zannetti kendisi bile. 1993 Ağustosunda tutuklanan abime ilk önce 15 yıl hapis cezası verildi. Daha sonra karar bozuldu ve bu kez müebbet hapis cezası çıktı. Ne olduğunu bile anlayamadık bu süreçte. Ne tatmin edici bir iddia yöneltildi, ne de somut bir delil. Ağabeyim hiçbir suçu olmadan ellerine kelepçe vurularak cezaevine götürüldü. Suçsuz yere girdiği, hiçbir suçuna dair kanıt bulunmamasına rağmen ağabeyim 26 yıldır cezaevinde. Şu an Kayseri Cezaevi’nde ve adaletin tecelli etmesini bekliyor.” ifadelerini kullanıyor.
Anne-babasının cenazelerine gidemedi
Çetintaş cezaevindeyken hem annesinin hem de babasının fani hayata gözlerini yumduğunu söyleyen Oğuz, şöyle konuştu: “Annem parkinson hastasıydı, vefat etti. Babam da 6 ay önce Hakk’ın rahmetine kavuştu. Annemin cenazesinde tutukluların cenazeye katılma hakkı yoktu, Ergenekon sürecinde mahkumlara yakınlarının cenaze törenine katılma hakkı verilmişti. Babamın cenazesinde ise ölümün ani olması dolayısıyla cezaevine haber vermemiz, dilekçe vermemiz mümkün olmadı ve Erkan Çetintaş hem annesinin hem babasının cenazesine gidemedi.”
Oğuz, acılarını yüreğine gömerek Allah için sabreden Çetintaş’ın, koğuş arkadaşlığı yaptığı bir diğer Sivas mazlumu Faruk Belkavli’nin geçirdiği sara krizleri esnasında da yanında yer alarak ona yardımcı olan tek kişi olduğunu vurguladı.
Hem Kur’an'ı hatmediyor hem üniversite bitiriyor
Çetintaş’ın zindanı Medrese-i Yusufiye’ye çevirdiğinin altını çizen Oğuz, şöyle devam etti: “Ağabeyim ilkokul mezunu olarak girdiği cezaevinde iki üniversite okudu. Anadolu Üniversitesi’nden Kamu Yönetimi mezunu olan ağabeyim, İlahiyat bölümünde ise bu sene son dönemi ve ondan da mezun olacak inşallah. Cezaevine girmeden önce Kur’an-ı Kerim okumayı bilmeyen ağabeyim içeride öğrendi ve şimdi iki-üç haftada bir Kur’an’ı hatmediyor."
Lösemili çocuklar için saçlarını uzatıp bağışlıyor
Erkan Çetintaş’ın şefkat dolu yüreğini ise Nurhan Oğuz, “Ağabeyim kanser hastası çocuklar için çok hassas. Kan kanseri olan lösemili çocuklara peruk yapılması için saçlarını uzatıyor ve kestirip bağış yapıyor. Saçlarını uzatırken bu nedenle santim santim ölçüyor. Malum, kemoterapi sonrasında saçları dökülen lösemili çocukların kanseri yenme sürecinde kendilerine moral olması için insan saçından yapılmış peruk takması tavsiye ediliyor. İşte ‘cani’ yaftasıyla zindanda tutulan Erkan Çetintaş bu kadar naif bir insandır” diye konuştu.
Yürüyemeyecek hale geldi
Çeyrek asırdır zindanda tutulan Sivas mazlumu Çetintaş’ın sağlık sorunlarının baş gösterdiğini belirten Oğuz, “Ağabeyim daha yeni Kırşehir’den Kayseri Cezaevi’ne nakledildi. Bu, bizlere yakınlık açısından iyi de oldu. Ama daha küçük olan Kırşehir Cezaevi’ne 16 yıldır alıştığı için şu an daha büyük olan Kayseri Cezaevi’nde zorlanıyor Erkan Çetintaş, ‘Merdivenleri inerken bile zorlanıyorum’ diyor. Adeta yürüyemez hale geldi. Bunları hak edecek ne yaptı
ağabeyim, bu masumlar bunları hak edecek ne yaptı?” diye konuştu.
___________________________
Böyle naif insan yıllardır zindanda
Nurhan Oğuz: “Kötü alışkanlık olarak sadece sigarası vardı, cezaevindeyken sigarayı da bıraktı ağabeyim. Cezaevleri arasında düzenlenen kompozisyon yarışmasının da galibi olarak plaket kazandı yine demir parmaklıklar arkasında. Mahkumlara verilen uyum notu her zaman en yüksek çıkan kişidir Erkan Çetintaş. Böyle naif, böyle çalışkan ve böyle hassas bir insan ‘cani’ denilerek 26 yıldır cezaevinde tutuluyor.”
___________________________
Allah büyük
Nurhan Oğuz: “Erkan Çetintaş hep şunu söylüyor; ‘Rabbim büyüktür, sabredelim’. Biz de Allah’a dayanarak sabrediyoruz. Yaşadıklarının karşılığını ahirette alacaktır zaten ağabeyim ama inşallah dünya gözüyle de özgürlüğü yeniden yaşar diye umuyoruz. Annem babam da vefat etti, ailemizden sadece ikimiz kaldık. İnşallah yeniden kavuşabiliriz. Bizler af istemiyoruz, sadece dosya yeniden açılsın ve ihmaller görülsün diyoruz. Eğer suçu sabitse ve kanıtlanırsa en ağır cezaya da razıyız. Bu zulmü hak edecek bir şey yapmadı ağabeyim.”



