THY- Euroleague

Sağlığımız dişten ve ağızdan başlıyor

Birçok hastalığın ağız ve diş sağlığına gereken özenin gösterilmemesinden kaynaklandığını unutmamalısınız. Önemsenmeyen bir çürüğün kalp-damar hastalıklarına, romatizmaya, ülsere hatta kanser hastalıklarına bile yol açabiliyor.

10 Kasım 2018 Cumartesi 17:53
Sağlığımız dişten ve ağızdan başlıyor

Ağız ve diş bakımına gereken özenin gösterilmemesi tıbbi-psikolojik-sosyolojik ve hatta ekonomik sorunların başlangıcı.. Önlem alınmaması durumunda kalıcı denebilecek problemleri oluşuyor.

Önemsemediğimiz bir çürükten üreyen ve tüm vücudumuza hızlıca yayılan bakteriler bağışıklık sistemimizi zayıflatarak; romatizmaya, çene altı lenf bezlerinin büyümesine, kalp–damar hastalıklarına, şeker hastalığında kan şekeri değerlerinin değişimine, 5-17 yaş grubu çocuklarda büyüme yetersizliğine, kemik erimesine, hamilelerde düşüklere yol açıyor. Ayrıca düzensiz yayılan kanser hücrelerinin gelişimine sebep olurken, ağızdaki bakterilerin salgıladıkları enzimler nedeniyle gastrointestinal sistemine toksinlerin salgılandığı ve buralarda ülserasyonlara, poliplere sebep olduğu yapılan araştırmalarla anlaşıldı.

Ülkemizde 65 yaş üzeri dişsizlik oranı yüzde %67. Yetişkin bireylerin yedide birinde yetersiz ağız sağlığının psikolojik ve sosyal huzura etkisi olduğu, tat almayı, iletişimi, sosyal ilişkileri ve diğer günlük aktiviteleri azalttığı görülüyor.

Araştırmacılar yetişkinlerin diş kayıplarına olan reaksiyonlarını; öz-güven kaybı ve öz-imaj değişimi, yoksunluk, görünüşlerinden hoşnutsuzluk ve kendilerini daha ileri yaşlarda algılama şeklinde sıralıyor.

İYİLİK YAPMIYORUZ

Ağız hastalıklarının psikososyal etkilerinden biri de ağız kokusu..

Yaklaşık olarak nüfusun yarısı ağız kokusu problemi yaşamaktadır ve yaklaşık yüzde 25 oranında birey bu problemlerin sosyal hayattaki yansımalarını şiddetli bir şekilde hissetmektedir.

Mesela bu tip probleme sahip biri başka insanların varlığından tedirgin olup utanabilir, yakın arkadaşlıklar ve sosyal ilişkiler kurmaktan kaçınabilir.

Bizde karşımızdaki kişiyi kırmamak adına ya da ayıp olur düşüncesiyle ağız kokusu olan kişilere bunu söyleyip farkındalık geliştirmesini maalesef sağlamıyoruz. Bununla hasta kişiye de iyilik yapmış olmuyoruz.

ÇOCUK GİBİ KORKUYORUZ

Gelişmiş ülkelerde 6 ayda bir diş hekimi kontrolü zorunluyken, ülkemizde diş ağrıyınca diş hekimine gitme alışkanlığı var.

Gelişmiş ülkelerde 6 ayda bir diş fırçası değiştirilirken, ülkemizde diş fırçası değiştirme sıklığı 1 yıldır ve her 3 kişiden biri dişlerini fırçalamamaktadır.

Koruyucu diş hekimliği açısından önem teşkil eden florürlü diş macunu kullanımı Türkiye’de ortalama 110 gram, gelişmiş ülkelerde ise 450 gram.

5-9 yaş grubunda süt ve daimi dişlerde çürük, dolgu, çekilen diş oranı ortalama 5.2 iken bu rakam gelişmiş ülkelerde sadece 1..

GEÇ KALMANIN BEDELİ

Her hastalık gibi tedavisine geç kalınan bir diş hastalığı, maddi manevi daha büyük sorunlara yol açıyor.

Zamanında yapılmayıp, ihmal edilen tedavilerin ekonomik boyutunu göz önüne aldığımızda; dolgu yapılmayan her çürük diş kanal tedavisi, ardından diş çekimi, yerine diş koyma ve sonunda implant yapılmasına kadar birçok tedavi gerektirebiliyor.

Bu da dolgu maliyetinin 23 katı bedel ödeme anlamına geliyor.

AĞIZ BEDENİMİZİN ADETA ALARM MERKEZİ

Sağlıklı diş ve diş eti için hekimlerin önerileri doğrultusunda uygulama yapılması gerek..

Ağzımız bir nevi vücudumuzun alarm merkezlerinden biridir. Diş fırçalama şeklinden fırça seçimine, macun kullanımından diş taşı temizliğine, süt dişlerinden ağız kokusuna kadar halk arasında bilinen yanlış ya da eksik bilgilerin paylaşılması diş ve ağız sağlığını tehlikeye atmakta.

Araştırmalar 'yeşil çay' diyor

Yeşil çayın diş çürüğü, kötü nefes ve ağız kanseriyle savaşabildiği onaylandı. Archives of Oral Biology dergisinde yayınlanan bulgulara göre yeşil çay, mucizesini güçlü polifenollere borçlu. Araştırmacılar günde üç fincan sıcak yeşil çay tavsiye ediyor.

Madde madde sayalım

Diş etleriniz portakal kabuğu görüntüsünde ve açık pembe renkli ise,

Dişlerinizi köklerin başlangıç kısımlarından itibaren çevreleyen ve diş hatları boyunca devam eden bir dişeti sınırınız varsa,

Kırmızılık, şişkinlik ya da enfeksiyon şikayetleriniz yoksa,

Normal fırçalama ve ip kullanımıyla kanama meydana gelmiyorsa,

Diş etlerinde fırçalama sonrası herhangi bir ağrı oluşmuyorsa,

Dişlerinizi sıkı tutan, güçlü görüntüye sahip diş etleriniz varsa, diş etlerinizde problem bulunmamaktadır.

YOK EĞER..

Dişleriniz kendiliğinden ya da fırçalarken kanıyorsa,

Diş etlerinde kırmızılık, şişlik ve düzensiz bir görünüm varsa,

Diş etlerinizde zaman zaman ağrı, etlere bastırılınca hafif ağrı, dişetinden sızan iltihap veya o bölgedeki dişte hassasiyet hissediyorsanız,

Diş etlerinde çekilme ve açığa çıkan kök yüzeyleri tespit ettiyseniz,

Diş eti kenarlarında diş taşları nedeniyle oluşan siyah alanlar görüyorsanız,

Dişlerde sallanma, uzama ve dişler arasında açılmalar dikkatinizi çektiyse,

İltihaba bağlı ağızda koku ve kötü tat duyuyorsanız,

Diş etlerinizde kaşınma, karıncalanma hissi duyuyorsanız, gecikmeden bir diş hekimine görünmelisiniz.

Haber Tarihi: 10 Kasım 2018 Cumartesi 17:53

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    17 Kasım 2018