Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Put ve Tağuttan hicret' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;
Hicret, put ve tağuttan hicret. Rabbü l Alemin, put ve tağuttan hicret edin buyurmaktadır. Daha işin başında.Rücz kelimesi neye muhtevidir diye baktığımızda Allah-u Teala daha ilk surede Alak suresinde Rabbiliğin zıttı olarak tağilık tanımlaması yapar, taği. Ve ilk yasak da o tağıya itaat etmemektir. Dolayısıyla rücuz kelimemizi Allah'ın daha işin başında Rabbiliğin zıttı olarak, madalyonun öbür yüzü olarak bize takdim ettiği ve ilk yasağı olan o tağıyla açıklamak en doğrusudur.
Tabi ki put da tağıyla alakalı bir şey. Tağı nedir? O surede de gördük ki kul sala ettiğinde yasaklayan, yasakçı, zorbacı, zorba, taşkın, müstağnileşen, Allah'a rağmen, Allah'ın yaratmasına, yaşatmasına rağmen Allah'a karşı nankörleşen, müstağnileşen, kendini yeterli addeden, müstekbirleşen, müstekbirleşen ve peşinden de Allah'ın mülkünde, Allah'ın kullarına, Allah'a sala etmelerini, hak hakikat için omuz omuza vermelerini, birbirine yaslanmalarını, bir araya gelmelerini, dayanışmalarını, direnişmelerini yasaklayan.
Hem de ilk soru, bakın, ilk soru, kimse şu ana kadar söylememiştir. Alak suresinde o tağıyı gördün mü. Bakın ilk soru budur. Bizim ilk tanıyacağımız, teşhis edeceğimiz olay tağidır. Yani Rab'be karşı taşkınlık edilir. Tuğyanileşenin, kurumsal hali, mübalalı hali, çoğul hali de tağuttur.
Taği, tuğyan, tağuttur. Taği o müfret hali, tuğyan onun fiili hali, mastar hali. Tağut da onun kurumsal, mübalağalı ve çoğul halidir. Ve ilk soru da bunu tanıdın mı, bildin mi, niye? Çünkü ona göre hayat şekillenecek. İlk yasağı ona itaat etme olacak. O kadar önemli.
Peki tağı buysa, tağut buysa put nedir? Put da tağilık yapar, tağutluk yapar, tuğyanilik yapar. Allah'ın mülkünde, Allah'a karşı hadsizleşen, devlete karışmasın diyen, millete karışmasın, o yere göğe karışsın, Mekke'ye karışmasın diyen, bunun bugünkü karşılığı tağutsa, ölünce tapınılan, heykeli dikilen, ülkeyi kabirden yöneten ve adına tağilik yapılan da puttur? Yani tağinin ölü veya diri tapınılan hali.
Yani Allah karışmasın diyen Siyoni laikçi anlayıştır. Şu andaki Siyoni anlayış, bunun kurumsallaşmış halidir, küreselleşmiş halidir. Yerel halde o Siyoni anlayışın yerel uzantıları, Siyoni laikçilik, Siyoni şu, Siyoni bu vesaire.O Siyoni'nin önünde de satanilik yani şeytanilik vardır, İblis vardır. Ben üstünüm, öbürü çamur, ben ateş diyen. E sen ateşsen, seni ateşten yaratan kim? Onu unutan, ihmal eden, ancak böyle küstahlaşan, ükelalaşan bir anlayış.
Yani yaratmadan, yaşatmadan yönetmeye kalktı. Ben sizin yüce Rabbinizim dedi. İşte veya Firosiyon veya Romalı Konstantin ne dedi? Ben güneş tanrısıyım. İşte güneş günü pazar, benim bayramımdır. Çalışmayacaksınız pazar günü mesela.
Şu anda da başka süper güçler, onlardan devraldı tağiliği. Fıravun'dan Roma mirası devraldı. Ondan İngiltere, bugün Amerika. Nemrut'tan İran, oradan Rus, bugün Çin. Ve yerel uzantıları. Ya o Nemrut tayfasına ittiba ediyorlar. Veya Fıraun tayfasına. Müslüman devletler bile şu and birisi Amerikancı, öbürü Rusçu, Çincidir.
Halbuki hepsinden bağımsız olup da Allah'cı, Rabbcı olan, Allah'tan yana Hizbullah olan, Sünnetullahi olan, Rabbii olan var mı? Halbuki bir araya gelseler o Nemrut ve Fıravun'a yaver olmaya gerek kalmayacak. Ama içler acısı bir durum. İşte biz de deşifre ediyoruz. Bunların uzantıları her ülkede. Baaşçılık, şuculuk, buculuk, şu izm, bu izm. İşte laisizm, komünizm, kapitalizm, kemalizm ne derseniz.
Bu tür anlayışlar da bunların yerel uzantıları olarak. O tağutun başı öldüğü zaman Allah olmadan, Rab olmadan, İlah olmadan insanları yönetmeye, Allah'ın mülkünü, Allah'ın kullarına dar etmeye kalkanlar çekip gidince yeni gelen tağiler onların adını kullanır. Onların heykelini yaptırır. Onlara tapındırttırır. Hatta yattıkları yerden, kabirden ülkeyi yönettirir. O zaman ne oluyor? Yaşarken tağut olanlar ölünce putlaşmış oluyor.
Yani ona tapınılarak, Rablıktan ilahlık mertebesine. Nedir yani? Tapınılan, manevi güçle, yatarken bile, kabirden bile yöneten bir otorite, bir ilah. İşte yani Rablıktan ilahlığa terfi eder. Haşa. Böyle bir anlayış.
Dolayısıyla Allah-u Teala bu put ve tağuttan hicret edin der. Hicret öncelikli olarak fikri bir hicrettir. Fikri, zihni. Yani la ilah illa Allah budur. La ilah illa Allah'ın anlayışı. La ilah kavramı, ilah yoktur kavramı aslında fikri hicret demektir bir yerde. Put ve tağuttan hicretin karşılığıdır. put ve tağuttan hicret. O gün Nebi Aleyhisselam zamanında cahili Hübel partisi vardı. Kurucu parti. Cahili sistemin, cahili Hübel partisi. İşte bir Hübel ki ceplerinde bile taşıdıkları, bir büst, heykel veya onun büyük boyutlarda devasası.
Onun üzerine kurgulanmış hayat ve onlar en azından bu Hübel'i falan Allah'a yaklaştırsın diye şirk koşuyorlardı. Yani onlar kendileri Allah'lıydı, şirk koştukları da Allah'lıydı. Bugün Allah'sız. Yani öyle mi, şu anda insanların Allah'a ortak ettiklerinin Allah'a tapınması veya onu kutsaması yok? Allah'a yaklaştırsın bahanesi bile yok. Maalesef. Biz geçmiş müşriklerden de daha beter durumdayız. Katıksız küfür. Şirki değil. Katıksız küfür. Ve böyle put ve tağuttan bunlardan hicret etmek.
Yani Mekke'den, Medine'ye hicretten daha önce bu. İşin başı, işin besmelesi. Bismi Rabb'i. Rabb'in adına oku, onların adına okuma. Rabb'in ilkeleri öğren. Onların uyduruklarına uyma.Onlar adına talim terbiye yapma. Besmele budur. Bismi Rabb budur. Bu da zihni hicrettir. İşin başı budur. İtikadi budur. Ve put ve tağuttan dolayısıyla fikri, zihni hicret.
Önce bedenimizi tabi ki, dilimizi, daha da öncelikli olarak kalbimizi bu tür düşüncelerden, teslimiyetten, bu tür eğitimden, talimattan vesaire uzak tutmak, hicret etmek. Kısaca bir iki örnek de vererek bunları yani tağiyileşme, Rabb'i Allah'ın mülkünden, Allah'ın kullarından uzaklaştırma anlayışı olan siyoni, laikçi anlayışı açalım. Mesela bugün yıl dönümü. 10 Nisan 1928 devletin dininin İslam olmaktan çıkartılması. Yani devlete, topluma, ülkeye Allah karıştırmayacak. Allah'ın dinini ülkeden uzaklaştırmak. Bu nedir? Bu tuğyani taşkınlık, azgınlık, ükelalaşmak küstahlaşmak değilde nedir? Allah'ın mülkünde, Allah'ın kullarına Allah'ı yasak etmek ve oraya çöreklenmek. Müstevli, müstekbir ve küresel ağa babaların derühtesi doğrultusunda. Satanizmin, siyonizmin bir uşaklığı olarak.
Veya bakın Konstantin 1 ne dedi? Ben güneş tanrısıyım, pazar güneş tanrısının günü. Pazar çalışmayacaksın, bayram yapacaksın. Vallahi bunu ben Bartelemos'a da söyledim.İsa' as cumartesi ibadet etti. Pazar nereden geliyor? Pazar Konstantin'den geliyor. Siz İsa'ya bile ihanet ediyorsunuz. Dolayısıyla onların ihaneti bir tarafa. Yahudilerin ihaneti bir tarafa. Şu anda basit bir örneği. Allah cuma günü randevu vermişken kullarına o güne iş koyup, Konstantin'in bayram gününü dayatmak ne oluyo.. Bu tuğyanlık değil, taşkınlık değil de, küstahlık değil de Allah'ın kullarına ihanet, Allah'a ihanet, ülkeye ihanet değil de nedir? Yani en basit birine bile bir randevunuz, bir akdınız varsa o randevu için o günü boşaltırsınız. Oraya iş koymak ne demektir? Halbuki bakın şu anda tam tersine biz diyoruz ki cuma işverenlerinizden izin, pazar iş isteyin. Tam tersine cuma izin, pazar iş isteyin. İki türlü kayıptan, iki türlü kazanca geçersiniz. Pazar taklidi ve cuma çalışma onlara benzemek biki haram iki kayıptır. Bunu tersine çevirmek ise iki defa kazançtır.
İşte bir fikri tuğyanlık, yani devleti dinden çıkarmak. Devletin dini İslam yasasını kaldırmak. Yani devletin dinden çıkması, dinin İslam olmaktan çıkması bu çok daha korkunç bir şey. Bireylerin dinden çıkmasından daha korkunç cemaatle dinden çıkmak demektir devletin dinden çıkması. Diğer taraftan da bir muamelat taşkınlığı, işte Allah'la randevunuz olan cuma gününe iş konması ve paganist bayramın taklid edilmesi. Bunu çoğaltabilirsiniz. O kadar çok ki biz de, bu kadar yeter diyoruz.
Put ve tağuttan hicret. İtikadi, ölümcül pis düşüncelerden beri durmak. Fikri, zihni kirlerden arınmak...