Özgürlüklerin önünde hep takoz oldu! İşte veto rekortmeni Sezer’in seçilmesinin perde arkası
Aldığı kararlarla en çok tartışılan cumhurbaşkanlarından biri olan 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, nasıl oldu da cumhurbaşkanı seçilebildi?
Uğur Yılmaz Demir yeniakit.com.tr
MGK toplantısında anayasa kitapçığı fırlatarak ekonomik 2001 ekonomik krizini tetikleyen, veto konusunda rekora imza atan Sezer nasıl oldu da beş partinin beşinin de ortak adayı olarak ipi göğüsleyebildi? İşte Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanı seçilmesinin perde arkası.
Din ve vicdan hürriyeti ve parti kapatma konusundaki kararları ile tartışılan, ramazan günü Anıtkabir’de ekran başındaki milyonlara da aldırış etmeden su bardağını dikleyen Sezer, nasıl oldu da parlamentodaki beş partinin de beşinin ortak adayı olarak açıklandı?
MGK toplantısında anayasa kitapçığı fırlatarak ekonomik 2001 ekonomik krizini tetikleyen, veto konusunda rekora imza atan Sezer nasıl oldu da beş partinin beşinin de ortak adayı olarak ipi göğüsleyebildi?
Erbakan Hoca’nın gönlündeki isim kimdi?
FP lideri Kutan, Erbakan’ı nasıl ikna etti?
“Cumhurbaşkanı Hüsamettin Özkan olsun” diyen isim kimdi ve Ecevit’in buna tepkisi ne oldu?
Sezer’in “nasıl bir insan olduğuna” dair gizli ve kritik görüşmeler gece yarısı Cinnah Caddesi’ndeki hangi ofiste yapıldı, görüşmeye kimler katıldı?
Gece yarısı Sezer’e “Seni desteklemeye karar verdik” telefonu açan asker arkadaşı FP’li kimdi?
İlk kez duyacağınız perde arkası pazarlıklar ve temaslarla tekmili birden Sezer’in Çankaya Köşkü’ne çıkma şansını nasıl elde ettiğinin hikayesi bu haberimizde.
Sezer’in nasıl ortak aday gösterilip cumhurbaşkanı seçildiğinin perde arkasını belki de bir elin parmakları kadar devlet adamı bilir. İşte o isimlerden biri de dönemin Dönemin Fazilet Partisi (FP) Milletvekili Dr. Ertan Yülek.
Yülek, yukarıdaki soruların cevabını, anılarını kaleme aldığı Cümle Yayınları etiketi ile raflarda olan tuğla kalınlığındaki “Ömürdür Gelir Geçer” adlı eserinde detaylıca veriyor.
Biz de kendisine kulak verelim:
“Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday isimleri dolaşıyor. Bu arada Bülent Ecevit (Başbakan-DSP Genel Başkanı) bizi TBMM’de FP Grup odasında ziyaret etti. Grup odasında Recai Kutan Bey(FP Genel Başkanı), Bülent Arınç, Ömer Vehbi Hatipoğlu ve ben vardım. Diğerlerini hatırlamıyorum. Yanında da Hüsamettin Özkan (Başbakan Yardımcısı) var.
4-5 isim önerisinde bulundular. İhsan Doğramacı, Mehmet Haberal İsmail Cem ve bir MHP'li isim daha var. "İsmail Cem'i biz seçsek bile sizin ortağınız seçmez. Sebebi de irki meseledir" dedim. Neyi kastettiğimi Bülent Bey anladı.
"MHP seçeneği de olmaz, Meclis başkanı MHP'li. Biz buna da razı olmayız. Ayrıca seçimleri sonunda FP, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye başbakan olmasını ve birlikte koalisyon kurmayı teklif etti. Bahçeli de "FP dinlensin" diyerek başbakanlığı reddettiği gibi, FP'yi koalisyon dışı bırakmıştı. Bu sebeple aramızda bir soğukluk vardı. Buna rağmen eğer mutlaka MHP'den birini yapmak istiyorsanız, makul olan Sadi Somuncuoğlu'dur. Doğramacı veya Mehmet Haberal bize çok ters gelmez." Bu arada Recai Bey, Hüsamettin Özkan'ı (Başbakan Yardımcısı) göstererek "Neden Hüsamettin Bey, değil?" dedi. Ecevit de "O bana lazım" cevabını verdi.
Arınç'tan Ecevit'e kritik öneri
Bu minval üzere konuşurken Bülent Arınç dedi ki: "Anadolu'da bir usul vardır. İki kardeş malI taksim ederken, derler ki sen malı taksim et, ben seçeyim. Ya da ben taksim edeyim, sen seç. Gelin şöyle yapalım, siz bize 3-5 kişi getirin, biz bunların arasından seçelim. Veya size biz 5 kişi verelim. Siz onların arasından seçin" dedi. Bülent Arınç'ın bu teklifi Bülent Ecevit'in çok hoşuna gitti. "Bunu hiç duymamıştım" dedi. Çıkmadan evvel Ecevit'e dışarıda büyük bir basın ordusu bekliyor. Size isim sordukları zaman, lütfen ismi bildirmeyin dedik. Ecevit de buna uydu ve bir isim telaffuz etmedi.
Erbakan'ın adayı Yalçıntaş idi
Daha sonra Ecevit bize Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in ismini getirdi. Biz bu zati etraflıca tanımıyorduk. Erbakan Hoca’nın adayı Nevzat Yalçıntaş'tı.
Alnı secdeye gitmeyen adama hiç oy vermedik
Erbakan Hoca ısrarla "Nevzat Hoca’dan başkasına oy vermeyin. Ne olursa olsun Nevzat Yalçıntaş'a oy verin. Alnı secdeye gitmeyen adama biz hiçbir zaman oy vermedik" dedi.
Yalçıntaş Parti Genel Merkezine gelip gidiyordu. Şu an AKP'nin çok önemli isimlerinden biri Nevzat Hoca'nın adaylığını duyunca “Cumhurbaşkanı olacağım diye uğraşıp duruyor. Kim onu cumhurbaşkanı yapar " gibilerinden hoş olmayan sözler sarf etti.”
Dr. Ertan Yülek, perde arkasındaki pazarlıkları ve strateji oyunlarını anlatırken, cumhurbaşkanı adaylığı yarışında “Ben de varım” diyen isim leri sıralayarak hafızalarımızı da tazeliyor:
“Cumhurbaşkanlığı Cumhurbaşkanı adaylığına ilk önce DSP Eskişehir Millervekili M Büyükerman başvurdu. Ardından Agah Oktay Güner, Oğuz Aygün, Nevzat Yalçıntaş, Doğan Güreş, Yıldırım Akbulut, Rasim Zaimoğlu, Ahmet İyimaya, Sadi Somuncuoğlu adaylıklarını ilan ettiler.”
Peki hal böyleyken Sezer üzerinde nasıl uzlaşıldı?
Bu sorunun cevabı DSP, MHP, ANAP koalisyon hükümetinin, yani ANASOL-M hükümetinin 8,5 saat süren kritik değerlendirme toplantısında şekillendi.
Yülek’in anlatımıyla, “24 Nisan 2000 tarihinde yaklaşık 8,5 saat süren koalisyonun "Liderler Zirvesi'ne ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer ortak aday olarak açıklanıyordu.”
Oylama vakti geldi çatmıştı. Ama koalisyonu oluşturan partilerin karar vericileri dahil hemen hiç kimse ortak aday Ahmet Necdet Sezer'i etraflıca tanımıyordu.
“Sezer kimdir?” sorusunun cevabını en çok merak eden ise anamuhalefet partisi FP idi.
Üstelik FP kilit partiydi. FP’nin destek vermediği hiçbir adayın kazanma şansı yoktu.
Sezer'i önce asker arkadaşı Gönül'e sordular
FP kurmayları dört koldan hemen araştırmaya soruşturmaya başladılar.
Bunlardan biri de tabii ki Yülek idi:
“Ahmet Necdet Sezer'le Vecdi Gönül asker arkadaşıymış. Ayrıca Vecdi Bey Sayıştay Başkanı iken, o da Anayasa Mahkemesi Başkanı "Kendi halinde bir adamdır" dedi. "Bunu başka kim tanır?" diye araştırmaya başladık. O zamanki Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Haşim Kılıç'a sormaya karar verdik. ANAR'da genel müdürlük yapan Beşir Atalay'a telefon ederek ANAR'ın Cinnah Caddesi civarındaki bürosunda buluşmaya karar verdik. Gecenin saat 02.00'sinde Haşim Kılıç'la bir araya geldim.”
Haşim Kılıç: Çevresi fevkalade dardır, solcuyu tecih eder
Yıllar sonra Anayasa mahkemesi başkanlığı koltuğuna oturan Haşim Kılıç’ın Sezer ile ilgili verdiği bilgiler kritik öneme haizdi.
Şöyle diyordu Kılıç:
"Valla ben şunu söyleyeyim. Kendisiyle ailece de görüşüyoruz. Eşim başörtülü ama kendisiyle herhangi bir problemimiz yok. Ancak çevresi fevkalade dardır. Yedi konuştuğu adam vardır. Bunlardan birisi benim. CHP'li Hasan Fehmi Güneş'le de iyi görüşürler. Kendi halindedir. Filesini alır pazara gider Alışverişini kendisi yapar. Kararlarda objektif davranır. Ama şunu söyleyeyim, sol tandanslıdır. Mesela, sizin evsafınızda bir sağcı gelse, bir de solcu gelse tercihini soldan yana kullanır. Bunu kati olarak söyleyeyim.”
Haşim Kılıç, Sezer ile ilgili bu bilgileri paylaşırken ANAR’daki o toplantının bir başka kritik konuğu daha çıktı geldi salona. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçtiği iki mukaddesatçı isimden biri olan Prof. Dr. Sacit Adalı.
O da benzer şeyler söylüyordu.
Özal’ın Anayasa Mahkemesi üyeliğine getirdiği Kılıç ve Adalı sonuç olarak FP kurmaylarına şunu söylediler:
“Biz objektif olarak şahsı tanıttık, sorumluluk kabul etmiyoruz.”
Kutan Ecevit'e söz verdim deyince...
Sonrasını yine FP Milletvekili Dr. Ertan Yülek’ten aktararak hikayeye noktayı koyalım:
“Bu bilgileri alıp, TBMM'deki Grup odasına döndüm. Vecdi Gönül ve birkaç arkadaşımız da oradaydı. Görüşmemizin detaylarını aynen anlattım. Hüsamettin Özkan da gidip geliyor, "Ne yaptınız? Kararınız nedir?" diye. Çünkü biz oy vermezsek seçilemiyor. Erbakan Hoca da "Vermeyin" dedi. Recai Bey de “Ben Ecevit'e söz verdim" diyor. Neticede Vecdi Gönül gecenin çok geç vaktinde Ahmet Necder Sezer'e telefon ederek “Sizi destekleyeceğiz” dedi. Tabii bu arada Hüsamettin Özkan vasıtasıyla koalisyon ortaklarına intikal etti. Böylece Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanı oldu.”