• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Özgürlükleri kısıtlayan küresel baronlar kişisel verilerimize de göz dikiyor! Sosyal medya dijital diktatörlüğe döndü

Sosyal medya platformları küresel hegemonyaya hizmet etmeyen her fikre sansür uygulamaya başladı. Seçimlerde doğrudan taraf almaya başlayan, istediğinin sesini kısıp hesaplarını askıya alan Twitter, Facebook, İnstagram ve Whatsapp gibi dijital mecralar, yanlı ve provokatif içerikli bilgileri kullanıcılarına servis ediyor. ‘Kullanım sözleşmesi’ adı altında üyelerin kişisel verilerine de ulaşmak isteyen sosyal medya mecraları dijital bir diktatörlüğün öncülüğünü yapar hale geldi.

Yeniakit Publisher
2021-01-11 08:55:00 -
Özgürlükleri kısıtlayan küresel baronlar kişisel verilerimize de göz dikiyor! Sosyal medya dijital diktatörlüğe döndü

Düşünce ve ifade özgürlüğünün teminatı olarak gösterilen sosyal medya platformları özellikle son yıllarda dijital bir diktatörlüğe doğru evriliyor. Aykırı hiçbir fikre tahammül göstermeyen ve küresel baronların çıkarlarına hizmet etmeyen bütün düşünce ve fikir akımlarının önüne ‘tek tıkla’ görünmez bir set çekebiliyor. Facebook, Twitter, Youtube ve İnstagram başta olmak üzere dijital mecraların çoğu tek bir kaynaktan yönetilirken, onaylarından geçmeyen hiçbir fikir ilgili ülkenin kamuoyu ve uluslararası toplumla buluşturulmuyor. ABD Başkanlık seçimlerinde, doğrudan taraf olan dijital mecraların sergilediği tutum seçimin güvenliği konusunda şaibeler oluştururken, diğer dünya ülkeleri için de ibretlik bir tecrübe olması nedeniyle önem kazanıyor.

Liderleri onlar belirliyor

Twitter ve Facebook şuana kadar ABD Başkanı Trump’ın, Venezuela Lideri Nicolas Maduro’nun, Küba lideri Raul Castro’nun, İran’ın dini lideri Hamaney’in ve Dünya Müslüman Alimler Birliği’nin hesaplarını askıya aldı. İstemedikleri fikirlerin halka ulaşmasına engel olan sosyal medya mecraları, kamuoyunun tek taraflı ve yanlı bilgiyle buluşmasını sağlarken bu durum kaotik ortamların doğması anlamına da geliyor. Anlık mesajlaşma aparatı Whatsapp’ın verilere daha kolay ulaşmak amacıyla ‘yeni kullanıcı sözleşmesini’ onaylamayanların aplikasyon uygulamasını engellemesi de kafalardaki soru işaretini artırıyor. Daha önce de Facebook ve Twitter gibi uygulamaların kişisel verileri istihbarat birimleri başta olmak üzere birçok kurumla paylaştığı kamuoyunun gündemine yansımıştı. Uzmanlar, dijital mecralar konusunda halkı uyarırken yerli ve milli yazılımları önemine dikkat çekiyor.

İfade özgürlüğü istismarı

Bilişim Uzmanı Mustafa Özbay, “Sosyal medya platformları küresel sömürü örgütlerinin kontrolüne girerek, ‘sosyal medya darbecisi’ ve ‘sosyal medya diktatörü’ konumuna evirilmişlerdir. ABD seçimleri bu evirilmenin en önemli örneklerinden biridir. Bundan sonraki süreçlerde özellikle Türkiye ve stratejik ortakları bağlamında bu tür operasyonları çok daha sıklıklarda göreceğiz diye düşünüyorum” dedi. Sosyal medya diktatörlüğüyle karşı karşıya olduğumuzu kaydeden Özbay, “Sosyal Medya Diktatörlüğüne’ evirilme söz konusu. Twitter, Instagram ve WhatsApp Facebook’a ait. Arka plana baktığımızda ise başta Twitter olmak üzere diğer birçok sosyal medya platformu sermayedarlarının aynı veya ilişkili gruplarla bağlantılı olması çok daha düşündürücü olsa gerek” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye yönelik kasıt var

Sosyal medya mecralarının Türkiye’ye yönelik kasıtlı uygulamalarının olduğunu kaydeden Özbay, “Özellikle son yıllarda sosyal medya paylaşımlarının görüntülenmesinde son derece sinsi bir algoritmanın geliştirildiğini düşünmekteyim. Türkiye bağlamında örneklendirdiğimizde ülkenin birlik ve bütünlüğü, vatanseverlik gibi konularda paylaşımlar yapan kişilerin paylaşımlarını diğer kullanıcıların görme oranı son derece düşükken, ülke aleyhinde paylaşımlar yapanların görüntülenme oranının son derece yüksek olması çok masumane nedenlerle açıklanamaz” şeklinde konuştu.

Amaçlarının dışına çıktılar

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Cıngı, “Bugün gelinen noktada sosyal medya mecraları dijital bir diktatörlüğe dönüşmüş durumdalar. İfade özgürlüğü diye çıktıkları yolda sadece belirli kesimlere bu hakkı tanıyorlar. İstemedikleri içerikleri engellemeleri ve ‘ben yaptım oldu’ şeklinde davranmaları diktatörlüktür” dedi. Sosyal medya platformlarını kuruluş amacının dışına çıktığını kaydeden Cıngı, “Kendi kuruluş manifestolarındaki ilkelere aykırı hakaret ediyorlar. Düşünce ve ifade özgürlüğü diyerek bu noktaya geldiler Oysa bugün çok farklı hareket ediyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Kendi mecramızı kurmalıyız

Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun, “Bugün kişisel verilerimiz el değiştiriyor. Emperyalistlerin hizmetine giriyor. Düşünce özgürlüğü diyenler, sadece kendi taraftarlarına ya da destekledikleri kesimlere bu hakkı tanıyor. Kaotik ortamlarla karşılaşmamak için yerli ve milli yazılımlar şart” ifadelerini kullandı. Sosyal medya platformlarının kaosa hizmet etmeye başladığına dikkat çeken Altun, “Bugün dijital mecralar küresel bir bunalım haline geldi. Çürümüş ve kokuşmuş zihniyetlerin egemen olduğu bir mecra konumunda. Kimlere hizmet ettiklerini ise artık saklama gereği bile duymuyorlar. Bu mecraların manipülasyonuna uğramamak için kendi platformlarımızı kurmalıyız” dedi.
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mikail okuroğlu

Bizler elimizdeki gücün hakkın kıymetini bilirsek biiznillah k.....larının üstüne otururlar.
  • Yanıtla

saflık

Sözleşme olmayınca bilgilerimize erişemiyorlar sanki. Zaten her şeyimizi biliyorlar. Kendinizi fasulye gibi nimetten zannetmeyin. Efendilik edip sözleşme sunmuşlar işte. Şükredin.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23