28 Şubat döneminde 5 liseli gencin akıl almaz bir cezaya çarptırıldığı İstanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin başkanı Şerafettin İste’den itiraf gibi terörle mücadele yorumu. İste, yıllar sonra bir hukuk dergisine verdiği röportajda, “Kabul etmek gerekir ki, demokrasi ve hukukun ilkelerine bağlı kalınmadığı durumlarda terörle mücadele çok kolaydır. Ancak o zaman, kurunun yanında yaş da yanar. Terörle uzaktan yakından alakası olmayan kişilerin, terör suçlusu diye cezalandırılması her zaman mümkündür” dedi.
MURAT ALAN / İSTANBUL - 28 Şubat döneminde MGV’li 5 lise öğrencisinin 33 yıl hapisle cezalandırıldığı, kapatılan 2 Nolu DGM’nin başkanı Şerafettin İste’den yıllar sonra itiraf gibi açıklama. Ayasofya ve Başörtüsüne Özgürlük eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle fişlenip cezalandırılan gençlerle ilgili skandal yargılamayı yapan mahkemenin başkanı Şerafettin İste, yıllar sonra bir hukuk dergisine verdiği röportajda “Kabul etmek gerekir ki, demokrasi ve hukukun ilkelerine bağlı kalınmadığı durumlarda terörle mücadele çok kolaydır. Ancak o zaman, kurunun yanında yaş da yanar. Terörle uzaktan yakından alakası olmayan kişilerin, terör suçlusu diye cezalandırılması her zaman mümkündür” ifadelerini kullanıyor. İste, verdiği mülakatta adeta irtica paranoyasıyla başlatılan cadı avında cezalandırılan mazlumları itiraf ediyor.
YASALARA BAĞLI KALINMAZ İSE TERÖRLE MÜCADELE KOLAYLAŞIR
Kapatılan İstanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanlığını yapan Şerafettin İste, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne seçildikten sonra verdiği bir röportajda adeta 28 Şubat döneminde cadı avını izah ediyor. Kazancı Hukuk Dergisine verdiği röportajda İste, yasalara bağlı kalınmadığında terörle mücadelenin kolaylaştığı, ancak bu gibi durumlarda terörle uzaktan yakından ilişkisi olmayan insanların da cezalandırılabileceğine işaret ediyor.
“Genel olarak terör ve Türkiye’de terör yargılaması” başlıklı röportajda İste şöyle konuşuyor: Terör suçlusu, doğası itibariyle hukuk tanımaz. Çoğu zaman insanlıktan nasibini almayan eylemler ortaya koyabilir. Ancak demokrasiyle yönetilen devletler, terör suçu ve suçlusuyla yine önceden belirlenmiş yasalar çerçevesinde mücadele etmek zorundadırlar.
Kabul etmek gerekir ki, demokrasi ve hukukun ilkelerine bağlı kalınmadığı durumlarda terörle mücadele çok daha kolaydır. Ancak o zaman, kurunun yanında yaş da yanar. Terörle uzaktan yakından alakası olmayan kişilerin, terör suçlusu diye cezalandırılması her zaman mümkündür. Terörün tarihi çok eskilere dayanır. Bilinen en eski terör örgütü Alamut Kalesi’ne konuşlanmış olan “Haşhaşin” örgütüdür. Örgütün lideri Hassan Sabbah, Selçuklu veziri Nizam ül Mülk’ü bir suikast sonucu öldürtmüştür.”
ÖNCE İDAM SONRA 33 SENE CEZA
Akit TV’nin Araştırmacı Gazetecilik Programı ArkaPlan, “28 Şubatın asıl mağduru biziz” diye ajitasyon yapan FETÖ’cülerin, brifingli yargı mensuplarıyla birlikte, kapatılan Beşiktaş Adliyesi’nde henüz lise dönemindeki gençlerin hayatını kararttığını ortaya çıkarmıştı. Programda, yaşları 17 ile 20 arasında değişen Cihat Özbolat, Bünyamin Eser, Mustafa Ayyıldız, Halil Kantarcı, Aydın Alkan isimli gençlerin örgüt kurdukları iddiasıyla 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandığı, somut hiçbir delil bulunmamasına rağmen, 33 ila 27 sene arasında değişen hapisle cezalandırıldığı belirtilmişti. 22 yıldır tutuklu olan gençlerden Cihat Özbolat’ın ağabeyi Mehmet Özbolat ise, kardeşinin yargılandığı davada Fetullah Gülen hakkındaki tutuklama kararını kaldıran eski Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başkanı Şerafettin İste, rüşvet aldıkları gerekçesiyle meslekten atılan Erkan Canak, Zafer Başkurt, mütefekkir Salih Mirazbeyoğlu’na idam veren Metin Çetinbaş ve firari Paralelci savcı Zekeriya Öz’ün görev aldığını vurgulamıştı.
