‘Müslüman'a suç kendilerine reva
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kendilerine yönelik en ufak eleştiri sonrası siyasetçi, arka bahçeleri konumundaki STK’ları, sözde aydınları ve fonlu medyasıyla her türlü yaygarayı koparan seküler yobazlar, sıra kendilerine geldiğinde büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiliyorlar.
Millete ve mukaddes değerlerimize hakaret etmeyi alışkanlık haline getiren azgın azınlık her seferinde büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiliyor. Önem atfettikleri değerlere yönelik en ufak eleştiride siyasetçisi, arka bahçeleri konumundaki STK’ları ve fonlu medyasıyla her türlü yaygarayı koparan ve verilen tutuklama kararlarını alkışlarla karşılayan seküler yobazlar, sıra kendilerine geldiğinde “hakaretten adam mı tutuklanır” diyerek büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiliyor.
Kendine öyle 'Müslüman'a böyle
Kendilerine yönelik eleştirileri suç, milletin manevi ve mukaddes değerlerine hakaret edilmesini ise hak gören malum kesimin kirli zihniyetini gözler önüne seren örneklerden bazıları şöyle:
İmam Hatiplere hakaret eden şarkıcı bozuntusu Gülşen’in tutuklanmasına itiraz ederek ‘derhal serbest bırakın” diyen malum güruh, Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ettiği gerekçesiyle hapse atılan 6 çocuk babası Gazeteci Fatih Tezcan için deyim yerindeyse zil takıp oynadı.
Terör tutuklusu eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş hakkında paylaşım yapan ‘Vedat Muti7’ adlı şahsın tutuklanmasını sevinçle karşılayan fosil zihniyet,
Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan provokatör Sedef Kabaş üzerinden, ‘gazeteciler susturuluyor’ yaygarası kopardı.
Sosyal medya hesabı üzerinden Alevilere küfreden Yakup Tilki adlı şahsın gözaltına alınmasından memnuniyet duyan seküler yobazlar, İsmailağa Cemaati şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu Efendi Hazretleri’nin cenaze törenini “laikliğe aykırı” olduğu gerekçesiyle yargıya taşıdı.
Bu nasıl bir ikiyüzlülük
Konuyla ilgili Akit’e konuşan Önce İnsan Derneği Genel Başkanı Nuray Canan Songür, şunları dile getirdi: “Malum kesim her konuda kendilerini ayrıcalıklı gördüğü için böyle imtiyaz elde etmeye çalışıyor. Bunların kendilerince bir hukuk anlayışları var. Örneğin, altı çocuk babası Gazeteci Fatih Tezcan, Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ettiği gerekçesiyle cezaevinde. Buna mukabil hiç kimsenin sesi çıkmıyor. En başta Kemal Kılıçdaroğlu’na bakın. Kullandığı ifadeler daha hafif olduğu halde Fatih Tezcan’ı mahkemeye verip hapse atılmasına sebep olduğu yetmezmiş gibi, dün yargı kararlarına saygı göstermeyerek hem ‘Gülşen’i serbest bırakın’ diye bas bas bağırıyor. Hem de resmen kendisine intisap etmiş kesimi ayaklanmaya davet ediyor. Bu nasıl iki yüzlülük, bu nasıl çifte standart anlamlandırmak mümkün değil.”
Bu filmi 28 Şubat'ta gördük
28 Şubat sürecinde olduğu gibi seküler kesime yönelik bir adalet tesis etmeye çalışıldığını kaydeden Songür, şöyle devam etti: “Toplumun bir kesimini aşağılama hakkı elde etmek istiyorlar. Hâlâ o haksız saltanatlarını devam ettirmek istiyorlar. Kendileri özgürce her türlü sapıklığı yapmayı ve ifade etmeyi kendilerinde hak görüyorlar. Bir kişi aleyhine kamuoyu oluşturup onu hapse attırana kadar uğraşanlar, kendilerine yakın kişiler için avukat kesiliyorlar. Sonra da bu kişiler kalkıp helalleşme nutukları atıyorlar. Nerede hoşgörü, nerede helalleşme? Bunların helalleşme dediği, aynı post modern darbe 28 şubat döneminde olduğu gibi, ‘Biz sizi ezelim, aşağılayalım, her türlü kötü muameleyi size reva görelim sizde sessiz kalın’ şeklinden ibaret. ”
Hukuku politize ediyorlar
HAKDER Genel Başkanı Avukat Bülent Demir ise, şu değerlendirmede bulundu: “Sarkıcı Gülşen’in veya diğer şahısların yapmış oldukları suç, zaten Tük Ceza Kanununa göre halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve cumhurbaşkanına hakaret kapsamına giriyor. Buna göre tutuklanmaları, kanunun ilgili maddeleri gereğince gayet yerinde bir işlem. Ancak bunu politize eden ve muhalefetin lehine, iktidarın aleyhine devşirmeye çalışanlar, milli iradeye saygısı olmayan, Türk milletinin milli ve manevi değerlerine saygısı olmayan ve bir kesimi aşağılamak isteyen bir kitle. Bunların yapmış oldukları hukuka uygun olmayan çıkışları asla tasvip etmiyoruz. Dolayısıyla kendi zihniyetlerini ön plana çıkarmak yerine, bu yanlış tutumlarından vazgeçmeye davet ediyoruz. Muhalefetin ve paydaşlarının kendi menfaatleri için adalet ve hukuku alet etmesini şiddetle kınıyorum.”