Çeşit çeşit renk, desen, koku ve modelleriyle mumlar, yorgun bir günün sonunda, titrek ışığıyla “dinlendirici” olmaya başladı. Fakat “bunlar bizi zehirliyor!” yakınmaları da Avrupa’da aldı yürüdü..
Bir zamanlar ilkel aydınlatmanın sembolü idiler. Yoksulluk vardı elbette. Yatırlara yakılır, ilim ehli tarafından “yapmayın böyle yanlışlar, dinimizde yeri yok..” diye yakanlar uyarılırdı. Önce lamba geldi, ardından “lüküs” mum aranmaz oldu. Elektrik ile birlikte sadece elektrik kesintilerinde, lazım olabilir diye bir kenar köşede saklanır oldular. Fakat şimdilerde sigara dumanından kurtulmaya, stresi azaltıp rahatlamaya vesile olduğu düşünülüyor ve bir de dekor olsun diye kullanılıyor.
KANSEROJEN Mİ?
Öte yandan denetimsiz üretimle satılan bazı mumlarda zehirli kanserojen maddeler olduğu belirtiliyor. İtalya’da evler, taşıtlar ve çeşitli mekanlarda kullanılan deodorant, kokulu mum, sprey, jel ve tütsülerin insan sağlığı açısından zararlı ve kanserojen maddeler içerdiği belirtilerek savcılığa başvuruldu.