Mobilyalar tozu belli eder, tozu alınmalı. Vitrin hele hiçbir anlamı olmayan anlamsız bir sürü kırılır bardak çanak...
Nerede o eski evlerimiz.. Büyükannelerin evleri.. İki sedir, yazın ortadan kalkan bir kilim, yatak-yorgan yüklükte.. Ohhhh mis gibi.
Silmek yok! Koltuk çekmek yok, vitrin yok, sehpa yok, parke yerler yok, vitrin örtüsü yok, dolap içi silmek, örtü yıkamak yok.. Yok yok.. dememize bakmayın aslında elzem olan ve hayatınızı idame ettirmeniz gereken her şey var da “lüzümsuzlar” yok...
Biz bu eşyaları bize hizmet etsin diye mi alıyoruz, yoksa biz mi onlara hizmet ediyoruz?... Neden? Bir de bu eşyalar alınırken harcanan vakit ve nakit var ya, onlar işin başka boyutu... Mobilyaların rengi uyumlu olmalı.. Moderni var, klasiği var.. Efendim sehpa alınacak. Klasik mobilyaya ve rengine uygun alınmalı.. Yok öyle hemen almak; gez dur! Rengi tuttur, fiyatını araştır, bir sürü para ver, vakit harca!.. Ne yapıyoruz, ev eşyası alıyoruz.. Neden? Oturmak için! Sonuçta bize hizmet edecek malzeme bunlar.. Bir de onların taksitlerini ödemeye uğraşıyoruz...
Eskisi gibi evlerimiz iki sedir bir kilim olsa ne güzel olur değil mi? Olmaazz.. “Eşe dosta nasıl hava atacazz.. Hem ne derler sonra!”