Fitch, Standard & Poor’s (S&P) ve Citi gibi manipülatörlerin algı operasyonları devam ediyor. Ekonomistler, doların yüzde 2 gerilemesinin hemen ardından ülkemiz aleyhine açıklamalarda bulunan bu kurumların kuru dalgalandırarak faizleri arttırma derdinde olduğu kanısında.
Doların yüzde 2 gerileyip 4,50 TL seviyesine inmesini takiben devreye giren Fitch, Standart & Poor’s (S&P) ve Citi gibi reyting kurumlarının Türkiye’yi riskli bir ülke olarak yorumlamaları ekonomistlerin tepkisini çekti. Ekonomistler bu kurumların dolara rekorlar kırdırmayı, faizleri arttırmayı amaçladığı görüşünde birleşti.
AMAÇLARI BORÇLANDIRMAK
İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, Fitch ve S&P’nin Türkiye’yi faiz kıskacına almayı amaçladıklarını söyledi. Alkin, “1970’lerden ilerlemekte olan ekonomilerin markaja alınması hedefleniyor. Bu çerçevede ilk olarak belli başlı fonlara ve reyting kurumlarına övgü dolu raporlar kaleme aldırılıyor ve ülkeler yabancı para birimleri ile borçlanmaya teşvik ediliyor. Ardından aynı fonlar ve reyting kurumları tarafından bu ülkelerin riskler taşıdığı iddia ediliyor. Şu anda Türkiye böyle bir durum ile karşı karşıya. Fitch ve S&P dâhil pek çok kurum ülkemizi faiz ve kur ile vurmayı planlıyor” dedi. Alkin, manipülatörlerin Türkiye’nin itibarını sarsmak için ellerinden geleni yaptıklarını kaydederek, “Bunların esas gayeleri ülkemizi yüksek faizle borçlandırmak” ifadesini kullandı.
KÂRDAN ZARAR EDENLER VAR
Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü Şeref Oğuz da Fitch, S&P ve City’nin doların fiyatını arttırarak hem ekonomiye hem siyasete yön vermeyi planladığını vurguladı. Bu kurumların faizleri arttırarak ülkeyi sıkıntıya sokma derdinde olduğunu anlatan Oğuz, şöyle devam etti: “Türkiye borcuna sadık bir ülke. Bunu yabancı fonlar da, kreditörler de iyi biliyorlar. Bu nedenle borcun taksidini ödeyecek ama anaparayı eritemeyecek bir Türkiye’yi görmeyi hedefliyorlar. Tabii şu anda yabancılar gibi yerli manipülatörler de devrede. Kârdan zarar eden, şirketini ülke dışına taşıyanlar veya satanlar, imkân bulduğunda dolar alıp köşeye yığan tipler var. Türkiye’nin sermayesi ile doğup büyüyen şirketler neden fırtınalı dönemde başka bir ülkeye gider ki.”
EKONOMİ YÖNETİMİ PROAKTİF OLMALI
Dolarda devam eden oynamalara karşı ekonomi yönetimi önlem almaya davet ediliyor. Ekonomistler bu anlamda şu tavsiyelerde bulunuyor:
Kerem Alkin: “Ekonomi yönetimi proaktif olmalı, makroekonomik temellerin gücünü vurgulamalı, yapısal reformlara ağırlık verip, enflasyon ile mücadeleye odaklanmalı. Ekonomi yönetimi alanda olmalı, açıklamaları ile reel sektörü, finans kurumlarını rahatlatmalı.”
Şeref Oğuz: “Merkez Bankası doların artışına karşı tepki vermekte gecikti. Doların ilk fırladığı dönemde gereken müdahaleler yapılmalıydı. Ekonomi yönetimi de şu aşamada etkin olmalı, açıklamaları ile ferahlatmalı.”
BÜYÜME DEVAM EDECEK
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ekonominin sıkıntıya girmesi için reyting kurumları tarafından Türkiye’nin notlarının sübjektif bir yaklaşımla kırıldığından dert yanarak, “O notları ne verirlerse versinler, Türkiye’nin ekonomisi büyümeye devam edecektir” dedi.
DİSİPLİNDEN ÖDÜN YOK
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Dolar ve Euro tarafında oynamalara karşı ilgili kurumların gereken önlemleri alacağını savundu. Zeybekci, “Her ne olursa olsun mali disiplinden ve enflasyonla mücadeleden ödün verilmeyecek” şeklinde konuştu.
İŞLEM YAPMAYIN
Dolar ile altın fiyatlarının artışının ardından yatırımcılar da ne yapacağını şaşırdı. Ekonomi yorumcusu İslam Memiş’ten yatırımcılara “Şu anda ne alım ne de satım yapın. Aksi takdirde kumar oynamış, kendinize yazık etmiş olursunuz. Mutlaka ve mutlaka durum normale döndüğünde, dolar 4,40 lira, altın 182 liraya seviyelerine çekildiğinde alım satım yapın” uyarısı geldi.
