Laik mahallenin yazarı söyledikleriyle çelişti
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Her fırsatta Türkiye'yi kötülemeyi görev edinen Laik mahallenin yazarı Zülfü Livaneli, Ayşe Arman ile yaptığı söyleşide kendisiyle çelişti. Önce Türkiye'yi yaşanılmaz bir ülke olarak tanımlarken, ardından Bodrum'da nasıl yaşadığını anlattı.
CHP'ye yakınlığıyla bilinen ve daha önce Almanya'da terör örgütü PKK'ya açık desteğin verildiği 'ihanet toplantısında' yer alan Zülfü Livaneli; bir yandan Türkiye'de totaliter rejimin olduğunu söylerken diğer yandan da aynı iktidarın yönettiği ülkede, çiçekler böcekler içerisindeki huzurlu yaşantısını anlattı.
Ayşe Arman'a röportaj veren Zülfü Livaneli, yaptığı açıklamalarla kendisiyle çelişti.
Livaneli: Totaliter rejimde yaşıyoruz
Türkiye'de baskıcı bir rejimin olduğunu söyleyerek iktidarı suçlayan Livaneli şöyle konuştu:
"...Siyasi gücü, ele geçirenlerin yapacakları kötülüklere engel olacak hiçbir mekanizma yok. Batı demokrasileri gibi “güçler ayrılığı” ve bu güçlerin birbirini denetlemesi yok bizde. Bu yüzden de demokratik değil, totaliter bir rejimde yaşıyoruz. Gücü eline geçiren asıyor kesiyor, kafasına eseni yapıyor. Yani emir demiri kesiyor. Ta ki iktidardan düşene kadar. Ama bu arada denizlerimiz, akarsularımız can çekişiyor, kadınlarımız, çocuklarımız ölüyor, dağlarımız yaralanıyor."
Ülkenin totaliter rejimle yönetildiğini söyleyerek, hükümeti 'baskıcı' olmakla suçlayan Livaneli, söyleşinin devamında kendisiyle çelişti. Livaneli, baskıyla yönetildiğini iddia ettiği aynı ülkede; çiçekler, böcekler içerisindeki huzurlu, lüks yaşantısını anlattı.
Bodrum'daki lüks hayatını anlattı
Bodrum'da hayatını; asırlık zeytinliklerle, mandalina ağaçlarıyla, geceleri öten baykuşla, sincaplarla geçirdiğini söyleyen Livaneli, huzurla yaşadığı hayatını şu sözlerle anlattı:
"...Bodrum deyince, insanlar şehir merkezini, çılgın eğlenceleri, vs gözünün önüne getiriyor. Oysa durum öyle değil. Sessiz bir bahçede, asırlık zeytinlerle, mandalina ağaçlarıyla, geceleri öten baykuşla, sincaplarla geçiriyorum hayatımı. Arka bahçemizdeki komşu her çeşit hayvanı besliyor, devesi bile var. Köy hayatı."
