Kurbanın sadece etine, kemiğine takılı kalmayın!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yüce Allah, Kur'an'da semboller üzerinden insana kıyamete kadar baki olan ince mesajlar verir. Semboller, zihinde bir mana çağrıştırmak için muharrik tarafından ortaya konulan güçlü figürlerdir. Sembollere takılmak, arkasında saklanan manayı görmemeyi engeller.
Kurban, Allah adına boğazlanan hayvanlar ve kesme ameliyesi olduğu kadar yapılan davranışların tamamı da nihayetinde Allah adına sunulmuş birer kurbandır.
“Hz.İbrahim’in İsmail’i Kurban etmeye azmetmesi ve Allah katından gönderilen kurban” tasviri, birçok kabile, millet ve mezhebin inanç bütünlüğü içerisinde “ürün ve hayatın bereketlenmesi, mevsim karşılama, belalar ve kuraklıktan kurtulma, şeytana karşı tedbir, mahiyetini bilemedikleri tabiat olaylarına karşı savunma…” gibi gerekçelerle "kurban edilen insan uygulamasına" son vermedir.
Allah’ın iradesine uygun olarak sunulan kurban elbette kabul edilecek, aksi reddedilecektir.
Hayatımızın her anında kurbanlar sunuyoruz aslında…
Kabul edilen veya kabul edilmeyen kurbanlar!..
Birileri de Firavun gibi zalim idareciliklerini; Nemrut gibi bencil-cimri zenginliklerini; Abdullah b.Sebe gibi ikiyüzlülüklerini; Bel’am gibi kadın ve mevki hırsıyla yazar-çizerliğini; Müseyleme gibi kurtarıcı rolüne girip ortalığı fitneye boğan cemaatini, kokuşmuş ideoloji ve sistemini; vurgunculuğunu, hırsızlığını, yalancılığını, iffetsizliğini… sundu. Bu sunulan kurbanlar da kabul görmedi Allah indinde ve insan vicdanında…
Hani toplumdaki çarpıklara, hukuksuzluklara karşı çıkan en azından karışmasa da karşı çıktığını duruşuyla fark ettiren ve sonuçta başı belaya giren insanlara “Sen de hiç rahat durmuyorsun. Bak! Başın beladan kurtulmuyor. Sana ne milletten, haktan hukuktan. Kimse yanında yer aldı mı?...” diyenlere bir mesaj var bu ayetlerde.
Siz (kurbanı kabul edilenler) ister toplumdaki hukuksuzluklara “eliniz ve dilinizle müdahale edin” isterseniz “kalbinizle buğz etmek şeklinde nötr durun”; kurbanı kabul edilmeyenler öyle veya böyle size sataşacak, iftira atacak, küfredecek, dövecek hatta canınıza dahi kastedecek.
Bu durumda duruşunuzu bozmayın! Kötülüğe kötülükle değil kurbanı kabul edilen kardeş tavrıyla cevap verin.
Ve kurbanı kabul edilmeyen kardeşin saldırısı sonrası karga olayı da ibretliktir. İnsan Allah’ın yardımı olmadıkça kendi günahlarını bile örtmekten ne kadar acizdir. Tereyağdan kıl çeker gibi sıyrılmak, suya götürüp susuz getirmek, sağ cebe koyup sol cepten çıkarmakta meğer Allah’ın rahmetinin birer tecellisi imiş.
Özellikle siyasi olarak gerilen atmosfer ve terör olaylarının arttığı şu günlerde Müslümanların “kurbanı kabul edilen kardeş” olarak kendilerine saldıranlara karşılık vermesi kısa vadede zarar gibi görünse de uzun vadede faydalarınadır.
Sabır, sabır, sabır…
Hayat ve sunulan kurbanlar!...
Her an ve her yerde…
Unutmayın! Birileri kurban bekliyor sizden…
Doğru yere adanmış İsmailler bir yere gitmeyecek ve size aynen iade edilecek…
Yanlış yere adadığınız İsmailleri bir daha görmemek var. Ona göre tepkilerinizi gözden geçirin…
Seyit Mehmet Deniz
