• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kurban, Allah’a kulluğun zirvesi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Kurban, Allah’a kulluğun zirvesi

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala İslam dünyası, İbrahimî bir adanışın ve İsmailî bir teslimiyetin tecellisi olan bu müstesna vakte kavuşmanın heyecanını yaşıyor. Müslümanların bu kutlu zamanı manevi hazırlıkla geçirmesinin önemine işaret eden Dr. Fatih Kut, kurban ibadetinin Allah’a kulluğun zirvesi olduğunu ifade ederek, “Kurban helal kazançla alınmalı, ibadet riya ve gösterişten uzak yapılmalı, ihtiyaç sahipleri unutulmamalıdır” diye konuştu.

Sebahattin Ayan  İstanbul

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala İslam dünyası, İbrahimî bir adanışın ve İsmailî bir teslimiyetin tecellisi olan bu müstesna vakte kavuşmanın heyecanını yaşıyor. Allah’a kulluğun en anlamlı göstergelerinden biri olan kurban ibadeti, paylaşma şuurunun zirveye ulaştığı; sadece maddi yönüyle değil, mana âleminde oluşturduğu derin farkındalıkla da dinimizin nice hikmetlerini içinde barındırıyor. Her Müslümanın üzerine farklı sorumlulukların yüklendiği, zengin ile fakir arasındaki mesafelerin ortadan kalktığı ve manevi iklimin ışığının gönülleri kuşattığı bu kutlu zaman diliminde, kardeşlik ve dayanışma duyguları daha da güçleniyor; toplumun farklı kesimleri arasında gönül köprüleri kuruluyor. Müslümanların Allah’a biraz daha yakınlaştığı vacip ibadetlerden kurbanın önemini Akit’e anlatan ilahiyatçılar, “Kurbanın et değil sadakat, teslimiyet ve merhamet mevsimi olduğunu vurgularken, Müslüman coğrafyasının kenetleneceği ve ümmet olmanın şuurunun dirileceği bir bayram temennisinde bulundular.


 

Kurban için manevi hazırlık yapılması gerektiğini kaydeden Dr. Fatih Kut, “Kurban Bayramı, İslam’da sadece bir ibadet zamanı değil; teslimiyetin, paylaşmanın, kardeşliğin ve Allah’a yakınlaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği mübarek günlerden biridir. Müslümanlar bu kutlu zamanı hem manevi hazırlıkla hem de güzel ahlakla karşılamalıdır. Bayrama hazırlanırken öncelikle kalbin hazırlanması gerekir. Mümin; kırgınlıkları gidermeye, kul hakkından sakınmaya, tövbe etmeye ve ibadetlerini artırmaya gayret etmelidir. Çünkü Kurban Bayramı’nın özü takvadır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Allah’a ulaşan yalnızca sizin takvanızdır.” (Hac Suresi, 37. Ayet) Bu nedenle bayramı sadece geleneksel bir ritüel olarak değil, Allah’a teslimiyetin bir göstergesi olarak görmek gerekir. Bayrama manevi olarak hazırlanmanın temelinde şu hususlar yer alır: Samimi bir tövbe etmek, Namaz, dua ve Kur’an tilavetini artırmak, İmkân ölçüsünde oruç ve sadakayla nefsi terbiye etmek, Anne-baba, akraba ve komşularla ilişkileri güzelleştirmek, İhtiyaç sahiplerini gözetmek, Bayramın ruhuna uygun bir tevazu ve şükür hali içinde olmak. Özellikle arefe günü dua ve ibadetle değerlendirilmelidir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, müminlerin birbirine merhamet ve muhabbetle yaklaşmasını tavsiye etmiş; bayram günlerini sevinç, paylaşım ve kardeşlik günleri olarak değerlendirmiştir” dedi.


 

Kurban ibadetinin ruhuna uygun hareket edilmesini tavsiye eden Kut, “Kurban ibadetinde asıl amaç gösteriş değil, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Bu nedenle şu hususlara dikkat edilmelidir: Kurban, helal kazançla alınmalıdır. İbadet riya ve gösterişten uzak yapılmalıdır. Kurbanlık hayvana eziyet edilmemeli, merhametle davranılmalıdır. Kesim işlemi dini kurallara ve hijyen şartlarına uygun şekilde yapılmalıdır. Kurban eti paylaşılırken yoksullar öncelenmeli, ihtiyaç sahipleri unutulmamalıdır. İsraftan kaçınılmalıdır. Kurban, sadece et dağıtmak değil; bencilliği, cimriliği ve dünyevî tutkuları Allah yolunda feda etmeyi temsil eder. Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail arasında yaşanan teslimiyet örneği, kurban ibadetinin temel ruhunu oluşturur. Kurban Bayramı, toplumdaki sosyal bağları güçlendiren önemli bir fırsattır. Bu ruhun topluma yansıması için: Fakir, yetim, yaşlı ve yalnız insanlar ziyaret edilmeli, Akraba bağları kuvvetlendirilmeli, Komşularla paylaşım artırılmalı, Dargınlık ve küskünlükler sona erdirilmeli, Çocuklar sevindirilmeli, Yardımlaşma duygusu toplumun her kesimine yayılmalıdır. Bayramlar, bireysel mutluluğun değil toplumsal huzurun da vesilesidir. Müslüman, kendi sofrası kadar başkasının sofrasını da düşünmelidir. Gerçek bayram; açın doyduğu, yetimin sevindiği, kırgınların barıştığı ve kardeşliğin güçlendiği zamandır. İslam’a göre Kurban Bayramı; Allah’a yakınlaşmanın, paylaşmanın ve insanlığa merhametle yaklaşmanın en güzel vesilelerinden biridir” şeklinde konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23