• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kişilik özellikleri depresyon riskini nasıl tetikler?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Kişilik özellikleri depresyon riskini nasıl tetikler?

Yapılan araştırmalara göre, Histrionik, Paranoid ve Narsisistik gibi belirli kişilik özellikleri, kişinin çevreyle uyumunu bozarak depresyon riskini önemli ölçüde artırmaktadır.

Depresyon, genellikle ergenlikten otuzlu yaşlara kadar uzanan geniş bir dönemde ortaya çıkan ruh sağlığı sorunlarından biridir. Depresyonun ortaya çıkışını artıran risk faktörlerinin başında, kişinin tabiatı olarak da tanımlanan ve değişime dirençli olan kişilik özellikleri gelmektedir. Eğer bu özellikler kişinin hayatının her alanında sabit kalıyor ve çevreyle olan uyumunu ciddi ölçüde bozuyorsa, bu durum bir kişilik bozukluğu olarak ele alınabilir. Bu tür yapısal sorunlar, kişinin stresli yaşam olaylarıyla baş etme yeteneğini zayıflatarak aralıklı depresif dönemlerin yaşanmasına zemin hazırlar.

Bu kişilerde genellikle gergin ve tutarsız ilişkiler, benlik algısında dalgalanmalar, öfke patlamaları, kendine zarar verme eğilimi ve sürekli bir boşluk hissi gözlemlenebilir. Hayatındaki bu gelgitlerle baş edemeyen birey, zamanla hem çevresini hem de içten içe kendini suçlar ve değersizleştirir. Bu yıkıcı duygular, kişinin kronik mutsuzluk ve ilgi kaybı yaşamasına neden olarak depresyonu tetikler.

İlgi Odağı Olma Arzusu ve Güven Kaybı

Histrionik kişilik bozukluğuna sahip bireyler, sürekli ilgi odağı olmadıkları durumlarda huzursuzluk hisseder veya değerlerinin anlaşılmadığını düşünürler. Duygusal iniş çıkışları oldukça hızlıdır ve dışarıdan rol yapıyor gibi algılanabilirler. Çabuk sıkılmaları nedeniyle yeni ilişkilere hevesle başlasalar da, ilgileri hızla azalabilir. İlgi odağı olamadıkları veya takdir görmedikleri dönemlerde kendilerini mutsuz ve değersiz hissetmeleri, onları depresif süreçlere karşı savunmasız hale getirir.

Öte yandan, şüpheci (Paranoid) özellikler taşıyan kişiler, yeterli kanıt olmaksızın sürekli başkalarının kendilerini kullanmaya çalıştığına veya zarar verebileceğine inanırlar. Bu yersiz korkular, kişilerin kimseye güvenememesine, söz ve davranışlardan kolayca etkilenmesine ve içten içe öfke biriktirmesine yol açar. Kişiler arası ilişkilerdeki bu sürekli gerilim baş edilemez bir hal aldığında, karamsarlık, mutsuzluk ve hayata karşı ilgi kaybı gelişir ve bu durum da sıklıkla depresyonla sonuçlanır.

Narsisistik Kişilik ve Eleştiri Duyarlılığı

Özsevici (Narsisistik) kişiler, kendilerinin çok önemli olduğuna dair abartılı bir algıya sahiptirler ve başarılarıyla övünmeyi severler. Genellikle başkalarından üstünlüklerinin onaylanmasını ve övgü beklerler. Empati kurmakta zorlanırlar ve başkalarının sorunlarına karşı ilgisiz kalabilirler. Dışarıdan gösterdiklerinin aksine, benlik saygıları kolayca zedelenebilir durumdadır, bu yüzden eleştiriye karşı aşırı duyarlılık gösterirler. Örneğin, iş yerinde bekledikleri terfiyi alamadıklarında veya bir eleştirmen tarafından yetersiz bulunduklarında, kendilerini utanç içinde, rezil olmuş veya boşlukta hissedebilirler. Bu süregiden eleştiriler karşısında yaşadıkları utanç ve değersizlik duyguları, uzun süreli depresif dönemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23