Kasetin mi var, neyin var Hamsici kardeş!
HSYK Başkanvekili ve 3. Daire Başkanı Ahmet Hamsici, yine “kişisel değerlendirmelerim” diyerek bir açıklama yapmış.
Oysa biz, “kisisel değerlendirme” yapmasını değil, HSYK 3. Daire Başkanı olarak, “suç işleyen hakim ve savcılar hakkında soruşturma başlatması”nı bekliyorduk..
“Hakim dinleten” hakim ve savcılar hakkında disiplin ve ceza soruşturması açtırmasını bekliyorduk..
Açıklamasına bakarsanız..
Hamsici Bey, “hakimleri koruyor”muş gibi görünüyor..
Ama o kadar cesurane işlenen suçlar var ki..
O kadar pervasızca yapılan şantajlar, ahlaksızlar var ki..
Hamsici “Hakimleri koruyorum” derken..
Suçüstü oluyor..
“Hakimleri” değil.. “Hakimleri dinleyerek şantaj yapmaya kalkışan paralel yapı”yı savunduğunu açık ediyor..
Yorumu bırakalım..
Somuta gelelim..
Diyor ki Hamsici Bey: “Hâkim ve savcılara yönelik operasyonların yapılacağı yönünde sıkça haberler yapılmakta, hatta bir kısım hâkim ve savcıların isimleri de zikredilerek gözaltına alınacağı ve tutuklanacağı yönünde planlı ve organize bir şekilde kamuoyu oluşturularak hâkim ve savcılar korkutulmaya, bu yolla yargının baskı altına alınmaya çalışıldığı görülmektedir.”
Masum hakim ve savcılara bu yapılıyorsa..
Hamsici’yi ayakta alkışlarım..
Ama, “masum hakim ve savcılara şantaj yapan” hakim-savcılar korunmak isteniyorsa..
O zaman da..
Hamsici’ye açık açık söyleriz: “Paralel misin, nesin?”
Soru ağır mı?
Hamsici Bey’in devamındaki sözlerini de okuyup, ondan sonra sorunun “ağırlığı”nı değerlendirelim..
Diyor ki Hamsici Bey: “Hâkim ve savcıların kişisel ve görevinden kaynaklanan suçlarının nasıl soruşturulacağı ve kovuşturulacağı hiçbir şüphe ve tereddüde yer vermeyecek şekilde, açık ve net olarak düzenlenmiştir. Buna göre, bir hâkim ve savcı hakkında disiplin ve ceza soruşturması başlatılabilmesi için HSYK ilgili dairesinden izin alınması şarttır. Bu izin alınmadan yapılacak her türlü işlem Anayasa ve yasalara aykırılık teşkil edeceğinden ilgililerin hukuki ve cezai sorumluluğu doğacaktır.”
Hamsici Bey’in, bu sözlerine harfiyyen katılıyorum..
Katılıyorum ve soruyorum: “Senin şimdi savunmaya kalktığın hakim ve savcılar, hangi hakla, hangi yetki ile, onlarca hakim ve savcı hakkında HSYK 3. Daire kararı olmadan dinleme kararları çıkartıp, ceza soruşturmaları başlattılar?”
Öyle ya..
Paralelci hakim ve savcılar hakkında soruşturma açılması için, HSYK 3. Daire’nin kararı gerekli ise..
Paralelci hakim ve savcılar, herhangi bir hakim veya savcıyı dinlemeye kalktıklarında da.. Hakimler hakkında Ergenekon terör örgütü soruşturması açmaya kalktıklarında da..
Aynı hatırlatmayı yapman gerekirdi, Hamsici Bey..
“O dinlemelerden haberim yoktu” diyebilir, Hamsici Bey..
O zaman hatırlatalım: “Şimdi haberin oldu işte.. Ne duruyorsun? Ona buna laf yetiştireceğine, ‘Hakimler hakkında, sahte isimlerle dinleme kararları alan savcı ve hakimler açısından hemen soruşturmayı açtık..’ desene..”
Paralel savcılar, sahte isimlerle hakimler hakkında dinleme kararı istesin..
“Ohhh oh.. Ne güzel.. Bize malzeme çıkartıyorlar. Acayip şantaj malzemesi oluşuyor” diye, paralelci grup ellerini ovuştursun..
HSYK 3. Daire Başkanı, olayları maç seyreder gibi seyretsin..
Sonra..
Paralelle dirsek temaslı hakim efendi, meslektaşı hakimi, terör örgütü üyesi suçlaması ile, HSYK izni olmadan soruştursun.. Telefonlarını dinletsin..
Yine paralelciler ellerini ovuştursunlar. Yine Hamsici, olayları seyretmekle yetinsin..
Ne zamanki..
Şantajcılara malzeme toplatmak için, illegal dinletme kararı aldıran savcı ve hakimin derdest edilme ihtimali doğarsa..
Hamsici Bey hemen ortaya çıksın..
“Ciii. Ben burdayım.. Bu konuda biz yetkiliyiz. Aksi uygulama, Anayasa’ya aykırıdır” desin..
Aksi uygulama Anayasa’ya aykırı ise..
Yapılması gereken gözaltıları, buyur sen yaptır. Soruşturmayı, buyur sen açtır.. Hakimleri dinleyen paralel hakimleri, buyur sen soruştur..
Paralel hakim savcılar suç işlerken.. Önemli davalara bakan hakimler, paralelciler tarafından şantajla korkutulurken, tehdit edilirken sesini çıkartma..
Şantajcıların gözaltına alınma ihtimali belirince, “Anayasa..” diye söze başlayıp, maval oku!
Sen kimin avukatısın, Hamsici Bey?
Paralelcilerin mi?
Hukukun mu?
İstanbul Vergi Mahkemesi Başkanı Hasan Erdem dinletilirken neredeydin?. Diğer hakimler dinletilirken, şantaja maruz kalırken neredeydin?
Zekeriya Öz, Başbakan’a tehditler savururken.. İşadamının parası ile Dubai’de tatil yapıp, ardından da o işadamını gözaltına aldırırken neredeydin?
Söyle Hamsici Bey, söyle: “Sen, sadece paralel hakimlerin mi koruyucususun? Niye, ‘hakim dinleten hakim’i koruyorsun da.. Dinlenen/şantaja maruz kalan hakimlerin haklarını korumuyorsun?”
Nedir sorun?
Bu paralelciler, seni de mi dinletti? Sana da mı, şantaj yapıyorlar?