Kadınlarda erkeklik hormonu nasıl azaltılır?

Testosteron genellikle "erkek" hormonu olarak görülse de kadınlarda da bulunur (fakat çok daha az miktarda). Bazı kadınlarda ise olması gerektiğinden daha fazla testosteron hormonu üretilir. Bu durum, genelde polikistik over sendromu olarak bilinen hastalığa yol açar. Kadınlarda çok fazla testosteron üretilmesi, yumurtlayamamadan dolayı kısırlığa yol açabilir. Aynı zamanda sivilce, seste kalınlaşma ve yüzde tüylenme gibi bazı can sıkıcı belirtilere de yol açabilir. Peki, kadınlarda erkeklik hormonu nasıl azaltılır? İşte kadınlarda fazla olan testosteron hormonunu azaltmanın yolları...

09 Ekim 2019 Çarşamba 23:52
Kadınlarda erkeklik hormonu nasıl azaltılır?

Testosteron genellikle "erkek" hormonu olarak görülse de kadınlarda da bulunur (fakat çok daha az miktarda). Bazı kadınlarda ise olması gerektiğinden daha fazla testosteron hormonu üretilir. Bu durum, genelde polikistik over sendromu olarak bilinen hastalığa yol açar. Kadınlarda çok fazla testosteron üretilmesi, yumurtlayamamadan dolayı kısırlığa yol açabilir. Aynı zamanda sivilce, seste kalınlaşma ve yüzde tüylenme gibi bazı can sıkıcı belirtilere de yol açabilir. Peki, kadınlarda erkeklik hormonu nasıl azaltılır? İşte kadınlarda fazla olan testosteron hormonunu azaltmanın yolları...

Testosteron hormonu nedir?

Testosteron, esas olarak testislerde üretilen, aynı zamanda yumurtalıklarda ve adrenal kortekste erkek ikincil cinsel özelliklerin gelişimini uyaran bir hormondur.

Testosteron, erkeklik hormonu olarak bilinse de az miktarda kadınların vücudunda da üretimi gerçekleşmektedir. Neredeyse tüm fiziksel aktivitelerde fonksiyonları vardır. Kas, güç ve enerjiyi destekler. Bu hormon olmadan, herhangi bir süre veya yoğunluk seviyesi için spor salonunda çalışamaz veya işlevi yerine getiremezsiniz.

Düşük testosteron seviyeleri; düşük libido, huysuzluk, kas kütlesi kaybı ve istenmeyen kilo alımı ile yakından ilişkilidir. Doğal testosteron seviyesi, 30’lu yaşlarda azalmaya geçtiğinde birçok erkek, vücuttaki testosteron seviyelerini tekrardan eski haline getirebilmek için; hap, yamalar ya da enjeksiyonlar gibi çeşitli yollara başvururlar.

Kadınlarda erkeklik hormonu nasıl azaltılır?

Hormonlarınla ilgili bir "bozukluk" olduğunu hissediyorsan doktorundan randevu al. Kan testlerinde hormon dengesizliği tespit edilebilir. Aşırı östrojenin tipik belirtileri sıcak basması ve duygu patlamasıdır. Ama aşırı testosteronla ilişkili belirtiler kolayca göze çarpmayabilir ve bunların ortaya çıkması daha çok zaman alabilir. Genetik ve bilinmeyen çevresel faktörler, bazı salgı bezlerini (yumurtalıklar, hipofiz ve böbrek üstü bezleri) tetikleyerek bunların işlevini bozabilir, bu da aşırı testosteron üretilmesine yol açar.[2]
Polikistik Over Sendromu (POS) genelde kadınlarda aşırı testosteron üretilmesi sonucu oluşur. Ergenlikten sonraki herhangi bir yaşta oluşabilir.

POS, testosteron yumurtalıkların içindeki foliküllerden yumurtaların salınmasını önlediği için oluşur. Foliküller açılamadığı için yumurtalar ve sıvı, yumurtalıklar içinde birikerek sayısız kist oluşturur.

Âdet olamama ve POS’un yanı sıra aşırı testosteron üretiminin diğer belirtileri arasında hirsutizm (aşırı kıllanma), artan saldırganlık ve libido, artan kas kütlesi, klitorisin büyümesi, sivilce oluşumu, ses kalınlaşması ve cildin kararması veya kalınlaşması sayılabilir.

Diyabet kontrol altına alınmalı

Tip 2 diyabet, insülinin etkilerine karşı azalan hücresel duyarlılık olarak nitelendirilir.[4] Tip 2 diyabet genelde obeziteyle tetiklenir ve aşırı insülin üretimine yol açar yani yumurtalıkların daha fazla testosteron üretmesine sebep olabilir. Dolayısıyla bunların oluşması için yeterli vakit varsa kadınlarda obezite, tip 2 diyabet (insülin direnci), yüksek testosteron üretimi ve POS genelde birlikte oluşur. Doktor sende diyabet olup olmadığını veya diyabet oluşma riski altında olup olmadığını görmek için insülin ve kan şekeri seviyesini test edebilir.

Tip 2 diyabet kilo kaybıyla, düzenli egzersizle ve beslenme biçiminde yapılan değişikliklerle (daha az işlenmiş karbonhidrat ve zararlı hidrojenize yağlar gibi) önlenebilir ve hatta geçirilebilir.

Doktor metformin (Glucophage) veya pioglitazon (Actos) gibi insülin direncini azaltan bir ilaç reçete edebilir. Bu ilaçlar, insülin ve testosteron seviyelerini normale döndürebilir yani normal âdet döngüsü düzeninin sağlanmasına yardımcı olur.

Yüksek insülin seviyesiyle birlikte yüksek testosteron seviyesi de olduğunda yüksek tansiyon (yüksek kan basıncı), kan kolesterolü dengesizliği (çok fazla "kötü" LDL kolesterol) ve kalp ve damar hastalığı oluşma riski artar.

Bir çalışmada POS olan hastaların %43’ünün metabolik sendromdan yakındığı bulunmuştur. Metabolik sendrom, diyabetle birlikte risk faktörlerinin birlikte gerçekleşmesidir. Bu risk faktörlerinden bazıları obezite, hiperglisemi ve yüksek tansiyondur.

Doğum kontrol hapları konusunda doktorunla konuş. Kronik düzeyde yüksek testosteron seviyesinden dolayı POS oluştuğunda âdet döngüsü durmuşsa (menopoz öncesi dönemdeki kadınlarda) yüksek rahim kanseri riski vardır. Böyle olunca kanser riskini azaltmak için normal âdet döngüsünü "hemen başlatmak" önemlidir. Progesteron hapları alarak veya östrojen ve progesteron içeren doğum kontrol haplarını düzenli olarak kullanarak bu, kolaylıkla başarılabilir. İlaç kullanırken âdet olmanın doğurganlığını (hamile kalabilme) düzeltmeyeceğini unutma.

Sende POS varsa doğum kontrol hapı kullanmanın faydaları belirgin olsa da doktordan libido düşmesi, ruh hâlinde değişiklikler, kilo alma, baş ağrısı, meme hassasiyeti ve mide bulantısı gibi olası olumsuz yan etkileri açıklamasını iste.

Doğum kontrol hapı kullanan kadınların yüksek testosteron ile ilgili belirtilerde meydana gelen yüzde daha az tüylenme (özellikle üst dudakta) ve sivilce gibi değişikliklerin farkına varması genelde yaklaşık altı ay sürer.

 

Beslenme

Daha fazla soya ürünü ye. Soya fasulyesi izoflavon (özellikle genistein ve glisitein) olarak bilinen fitoöstrojenik bileşikler açısından zengindir. Bu bileşikler, vücutta östrojenin etkisini taklit eder, ikincil olarak testosteronun üretimini azaltabilir.[12] Soya bazı insanlarda (bu işlem için belirli bir "dost" bakteri gerekir) kalın bağırsakta yüksek düzeyde antiandrojenik bileşik olan equol’a dönüştürülebilen, daidzein olarak bilinen bir bileşik de içerir. Equol bileşiği doğrudan testosteronun üretimini veya etkilerini azaltabilir.
Soya ürünleri türlü türlüdür ve kahvaltılık gevreklerde, ekmeklerde, tofuda, çeşitli içeceklerde, enerji barlarında ve et ikamelerinde (örneğin vejetaryen hot dog ve hamburgerler) bulunabilir.

Soya, östrojen reseptörlerine bağlanan bitki bileşenleri olan fitoöstrojendir. Bunlar insanlarda üretilen östrojenle "aynı değildir". İnsanlarda üretilen östrojen, östrojenin alfa ve beta reseptörlerine göre hareket ederken bitki östrojenleri tercihen yalnızca beta reseptörlerine göre hareket eder. Aksi yöndeki söylentilere rağmen soya tüketimi, meme veya tiroit hastalıklarıyla (östrojen alfa reseptörü sorunları) ilişkili değildir ve klinik çalışmalarda genel olarak sağlıklı olduğu gösterilmiştir.

Yine de soyayla ilgili bazı gerçek sorunlar var. Bunlardan biri GDO’lu soya fasulyesiyle, diğeri de besin işlemeyle ilgili olabilir. Yaygın olarak soyayı işlemek için kullanılan soya proteini yüksek sıcaklıkta asit hidrolizi, 3-MCPD ve 1,3-DCP gibi kansere sebep olan maddeler oluşturur. Kullandığın sosların ve soyadan üretilen soya tozlarının yüksek sıcaklıkta işlenmediğinden emin ol. (Özellikle soya sosu, oyster (istiridye) sosu, hoisin sosu ve teriyaki sosu için bu, "doğal olarak fermente edilmiş" demektir ve bu fermente işlemi saatler değil haftalar alır.)

Aşırı soya tüketimi kolajen üretimini azaltabilir çünkü kolajen, östrojen beta reseptörüyle bozulur.

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 09 Ekim 2019 Çarşamba 23:52

YORUM YAZ

    Günün Özeti

    Günün Karikatürü

    16 Ekim 2019