Bilim insanları, deprem tespiti için kullanılan fiber optik kabloların insan konuşmalarını da algılayabildiğini ortaya koydu. Avrupa Yerbilimleri Birliği toplantısında sunulan araştırmaya göre, özel bir fiber optik tekniği ve yapay zeka desteğiyle yakın çevredeki konuşmalar gerçek zamanlı olarak yazıya dökülebiliyor.
Bilim insanları, deprem tespiti için kullanılan fiber optik kabloların insan konuşmalarını da algılayabildiğini ortaya koydu. Avrupa Yerbilimleri Birliği toplantısında sunulan araştırmaya göre, özel bir fiber optik tekniği ve yapay zeka desteğiyle yakın çevredeki konuşmalar gerçek zamanlı olarak yazıya dökülebiliyor.
Edinburgh Üniversitesi’nden jeofizikçi Jack Lee Smith liderliğindeki araştırma ekibi, “dağıtılmış akustik algılama” (DAS) adı verilen yöntemi inceledi. Bu sistemde fiber optik kablolara gönderilen lazer darbeleri sayesinde titreşimler tespit ediliyor. Teknoloji normalde deprem, volkan hareketleri ve yer titreşimlerini ölçmek için kullanılıyor.
Ancak araştırmacılar, aynı sistemin insan seslerinin oluşturduğu titreşimleri de algılayabildiğini belirledi. Yapılan testlerde kablo yakınındaki konuşmaların kaydedildiği, verilerin ise ücretsiz yapay zeka aracı Whisper kullanılarak gerçek zamanlı şekilde metne dönüştürüldüğü ifade edildi.
Araştırmaya göre yöntem özellikle yüzeyde açıkta bulunan sarmal fiber optik kablolarda etkili oldu. Kablonun yalnızca 20 santimetre toprağın altına gömülmesi durumunda ise konuşmaların anlaşılmasının zorlaştığı kaydedildi.
Uzmanlar, şehirler ve okyanuslar boyunca uzanan kullanılmayan fiber optik hatların da DAS sistemiyle izlenebileceğine dikkat çekiyor. Bu durumun, yalnızca mahremiyet değil aynı zamanda askeri ve güvenlik açısından da yeni riskler doğurabileceği belirtiliyor.
Hamburg Üniversitesi’nden sismolog Céline Hadziioannou, DAS verilerinin hassas bilgiler içerebileceğine dair endişelerin uzun süredir gündemde olduğunu söyledi. GFZ Helmholtz Jeobilimleri Merkezi’nden Frederik Tilmann ise deniz altı fiber optik kabloların denizaltı ve gemi hareketlerini de tespit edebileceğini ifade etti.
Araştırmacılar, konuşma frekanslarını filtreleyerek bilimsel verileri koruyan yeni yöntemlerin geliştirilebileceğini savunuyor. Buna rağmen uzmanlar, fiber optik teknolojilerinin gelecekte mahremiyet tartışmalarının merkezine yerleşebileceği uyarısında bulunuyor.