• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor

ABD/İsrail-İran çatışması başta olmak üzere tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle bu alanda hukuki desteğin önemi de giderek artıyor.

Türkiye deniz taşımacılığında dünya sıralamasında ilk 10’a yükselirken, ABD/İsrail-İran çatışması başta olmak üzere tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle bu alanda hukuki desteğin önemi de giderek artıyor. Avukat Seda Yılmaz, her ne kadar bölgesel çatışma, doğal afet, salgın gibi durumlar mücbir sebep kabul edilse de armatörden lojistik firmasına kadar zararın karşılanması için tüm paydaşlara düşen sorumluluklar olduğuna dikkati çekti.


İHRACATIN YÜZDE 56,3’Ü DENİZ YOLUYLA TAŞINIYOR

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamasına göre bin groston ve üzeri Türk sahipli deniz ticaret filosu, 53,1 milyon detveyt kapasitesiyle dünyada 10. sıraya yükseldi. TÜİK verilerine göre geçen yıl, deniz yoluyla taşınan ihracat yükü ise yüzde 5,2 artarak 153 milyar 816 milyon doları buldu. İhracatın yüzde 56,3’ü deniz yoluyla taşınırken, çatışmalar, kazalar ve diğer riskler nedeniyle bu alanda hukuki desteğe ihtiyaç da büyüyor.

Türkiye’nin denizcilikteki atılımını değerlendiren Avukat Seda Yılmaz, “Filomuzun büyümesi, dünyaya açılmayı da beraberinde getiriyor ancak denizcilik, kazançlı olduğu kadar riskli de bir alan.” dedi.


KAZALAR VE GÜVENLİK RİSKLERİ ARTIYOR

Yılmaz, gemi yangınları, kazalar, korsan saldırıları ve savaş risklerinin milyarlarca dolarlık kayıplara yol açtığını belirterek, “En son yayımlanan uluslararası istatistiklere göre küresel deniz kazaları, 2024’te yüzde 10 artarak 3.310’a ulaştı. 2025 yılında ise korsan saldırılar yüzde 18’lik artışla 137’ye çıktı.” bilgilerini paylaştı.  


“SAVAŞ RİSKLERİ DOĞRU YÖNETİLMELİ”

ABD/İsrail-İran çatışması ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Yılmaz, "Orta Doğu'daki sıcak çatışma bölgelerinde seyreden gemilerin sigorta poliçelerindeki özel şartlar ve 'savaş riskleri' klozlarının doğru yönetilmesi, çok önem kazandı. Çatışma dönemlerinde, bölgeden geçecek tankerler için sağlanan teminatlar kapsam dışı bırakılabiliyor veya ek prim karşılığında yeniden düzenlenebiliyor. Hasar ve kazalarda sorumluluk paylaşımı, mücbir sebep değerlendirmesi, sigorta tazminatları ve dava süreçleri, uluslararası hukuk desteğini ve öngörülebilir sözleşmelerin gereğini zorunlu kılıyor.” diye konuştu.


“HASAR DURUMLARINDA HER DAKİKANIN ÖNEMİ VAR”

Yılmaz, hasar ve kazalarda hızlı müdahalenin şart olduğunun altını çizdi. Hasarın tespiti için gemi veya limanda hazırlanacak rapor ve bildirimlerin vakit kaybetmeden yapılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Tüm tarafların, risklere önceden ne kadar hazır oldukları da sorumluluğun hafiflemesi açısından belirleyici olabiliyor. Mücbir sebep durumunda zararı önleme tedbirlerinin ve alternatif planların devreye girmesi büyük önem taşıyor.” ifadelerini de kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Leyl....

Simdi HÜrmüz Bogazinda ki yigunlukdsn dolayi navlun firmalar ina sigorta sirketleri bir zayiyat oldugunda kayiplarini kar$ilamiyor, yani sigorta sirketleri hesaplababilir riskleri kar$olamaz lar. Savas oldugu belli suan itibariyla mal tasiyan $ileplerden biri vurulur veya tasudiklari LNG gibi yakit ve petrol Akdeniz'de sizinti yaparsaniz be firman8n, be de cevrenin zarari kar$ilanir. Kisaca hesaplababilir risk, risk kabul edilmez. Tabii bu arada Gas fiyatlarina ne olur, petrol, akaryakit fiyatlarina bu sava$ mizanseni de ne olur, artik onu enflasyon rakamlarina paralel rakip edecegiz. Ne diyelim Rabbim bunlari zaten lanetlemi$.. Akaryakit'a tam demek hersey tam demek.. Tabii dibinizde bir Sebze tarlaniz, tavuklariniz, kuzu, keci veya meyve bahceleriniz yoksa..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23