Latin Amerika ziyareti kapsamındaki ilk durağı olan Kolombiya’da temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki heyetle ziyaretin ikinci durağı olan Küba’ya geçti. Erdoğan Küba temaslarının ardından Meksika’ya geçerek, Latin Amerika turunu tamamlayacak.
HASAN KARAKAYA / HAVANA - Latin Amerika ziyareti kapsamındaki ilk durağı olan Kolombiya’da temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki heyetle ziyaretin ikinci durağı olan Küba’ya geçti. Erdoğan Küba temaslarının ardından Meksika’ya geçerek Latin Amerika turunu tamamlayacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Küba’ya hareketinden önce Kolombiya’da Bogota Externado Üniversitesi ile Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen “1915 Osmanlı İmparatorluğu’nun En Uzun Yılı” başlıklı sempozyumda konuştu. Bugün dünya siyasetini doğru yorumlamak istiyorsak, 1’nci dünya savaşını iyi analiz etmek zorunda olduğumuzu söyleyen Erdoğan, “1’nci dünya savaşı sonrası bu bölge kanla, gözyaşı ile anılmaya başlandı. 1948’de İsrail kuruldu ama o sınırlarda kalmadı. İsrail bugün hâlâ sınırları genişletip, Filistin topraklarını işgal etme gayretindedir. Biz Türkiye olarak buna itiraz ettiğimizde, bunu dünyada farklı yerlere çekmeye çalışıyorlar. İsrail 1967 öncesi sınırlarına çekilmelidir. İsrail zulmü devam ettikçe Ortadoğu ve insanlığın vicdanında kanama hiçbir zaman durmayacaktır.”
ORTADOĞU BİR KRİZ BÖLGESİ OLARAK TASARLANMIŞTIR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu’dan hemen her gün terör haberleri geldiğini belirterek, “Peki neden böyle? Kolombiya da terör belası ile iç içe. 300 bin insan terörle mücadelede hayatını kaybetti. 1’nci dünya savaşı sonrası oluşan düzenin iyi farkına varılması lazım. Ortadoğu, 1. dünya savaşı sonrası bir kriz bölgesi olarak tasarlanmıştır. Sınırlara bakın, bir cetvel ile çizilmiş gibi ayrılmıştır” dedi. Halklar arasında da yapay sınırlar oluşturulduğunu söyleyen Erdoğan, “Bugün İsrail ve Filistin’in bulunduğu topraklar, 1’nci dünya savaşı öncesi Osmanlı’daydı. Osmanlı bu bölgeyi iyi idare ediyordu, herkes özgürce yaşıyordu. Bugün birçok ülkenin sahip olduğu sınırlar 1’nci dünya savayı sonrasında şekillenmiştir. Filistin meselesi, bugün can alıcı noktalarda bulunan Irak, Suriye, Yemen, Kafkasya, Balkanlar’daki sorunlar 1’nci dünya savaşının sonucunda ortaya çıkmış, 100 yıldır devam eden sorunlardır. Türkiye, yani 100 yıl önceki ismi ile Osmanlı Devleti 1’nci Dünya savaşının merkezindeki ülkelerden biriydi” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN HİÇBİR ÜLKENİN SINIRLARI VE İÇ İŞLERİNDE GÖZÜ YOKTUR
Sisi’nin Mısır’da halkının oyuyla seçilen Mursi’ye karşı darbe yaparak onu Cumhurbaşkanlığından indirip hapse attığını ve naylon iddianamelerle onun hakkında idam kararı verdirdiğini de söyleyen Erdoğan, “Biz bu dünyada darbecilerin değil, sandıktaki iradenin yanında olmaya mecburuz. Türkiye’nin hiçbir ülkenin sınırları, toprağı ve iç işlerinde gözü yoktur. Biz bölgemizde kardeşlik, dostluk ve adalet istiyoruz. Bugünlerde Türkiye hakkında çıkan haberlere herkesin dikkatle yaklaşması gerekiyor. Bizim adalet çağrılarımızdan rahatsız olanlar, medya yolu ile bizi karalamaya çalışıyorlar” diye konuştu.
Erdoğan, “Şu anda Türkiye’de 2 milyon sığınmacı var. 1 milyon 700 bini Suriye’den, 300 bini Irak’tandır. Avrupa 130 bin sığınmacı aldı. Mesele burada. Uçaklarla, bombalamalarla siz gelip Suriye ve Irak sorunlarını halledemezsiniz” şeklinde konuştu.
BİZ BU 5 ÜLKEYE MAHKÛM MUYUZ?
‘Dünya 5’ten büyüktür’ şeklindeki açıklamasını yenileyen Erdoğan, “ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere var. Biz bu 5 ülkeye mahkûm muyuz. Bu ülkeler arasında Müslümanlardan bir ülke yok. Müslüman da, Hıristiyan da, Musevi olan da olsun. Gelin bunu 15, 20 ülke yapalım, bunlar da kararda etkili olsun. Dünya bu 5 ülkenin ağzına bakıyor. Böyle bir dünyayı özgür bir dünya olarak tanımlayamazsınız” dedi. Erdoğan, Avrupa’nın insan hakları konusunda geriye giderken, Türkiye’nin umut verdiğini de belirterek, “Türkiye istikrarla büyüyen, 1’e 5 büyümesini artıran, standartlarını geliştiren demokrasisi ile 21. yüzyıl barışının teminatı olan ülkelerden biridir. 2003’te Türkiye’nin milli geliri 230 milyar dolardı, bu bugün 830 milyar dolara geldi” ifadelerini kullandı.
ERMENİSTAN VE ÜÇÜNCÜ ÜLKELER VARSA ARŞİVLERİNİ AÇSINLAR
Tarihe 1915 olayları olarak geçen hadiselerin egemen güçler tarafından yazılan olaylar olarak görüldüğünü ifade eden Erdoğan, “100 yıl boyunca Türklerin Ermenilere, Ermenilerin Türklere yaptıkları objektif olarak yazılamamıştır. Eğer Ermeni diasporası samimi ise, biz bütün arşivlerimizi açıyoruz. Ermenistan ve üçüncü ülkeler de varsa onlar da açsınlar. Tarihçiler, görevliler çalışsınlar sonra gelsin sunsunlar” dedi. Erdoğan, 1915 olayları ile ilgili olarak Ermeni diasporasının olumsuz kampanya yürüttüğünü de söyleyerek, “Biz, samimiyetle bu dönemin doğru şekilde anlatılmasının peşinde olduk. Ermenistan’a el uzatan biz olduk. Yeni bir sayfa açmanın gayretinde olduk ama ne yazık ki bizim elimiz havada kaldı. 100’ncü yıldönümünde gelin bunu siyasetin alanından çıkaralım ve bunu bilim alanına sunalım. 24 Nisan’da Çanakkale’de olmaları için davet gönderdik ama barışın önünü kapattılar” diye konuştu.
Erdoğan, HAVANA’DA TEMASLARINA BAŞLADI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Küba’nın başkenti Havana’da temaslarına başladı. Erdoğan, Küba bağımsızlık mücadelesinin öncüsü, şair ve yazar Jose Marti’nin anıtını ziyaret etti.
ERDOĞAN, CASTRO İLE GÖRÜŞTÜ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Havana’da, Küba Devlet Başkanı Raul Castro tarafından törenle karşılandı. Devlet Başkanlığı Sarayındaki tören iki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başladı. Erdoğan ve Castro’nun başkanlık ettiği heyetler arası görüşmelerin ardından öğle yemeği yenildi.