Fransız liderin, İslama ve Müslümanlara saldırmasına kendi ülkesinden de tepkiler yükseliyor. Ekonomi profesörü Piketty, “Bu, ırkçı Hinduların Müslüman azınlığı savunan herkesi terörle iş birliği ve vatana ihanetle suçladıkları stratejidir” derken, AP’nin Fransız vekili Aubry de “Laiklik, Müslümanlara nefretini kusmak için bir bahane değil” dedi.
Fransız’da Macron’un yeniden alevlendirdiği İslam ve Müslüman düşmanlığı, ülke içinden de tepkiler almaya başladı. Fransız ekonomi profesörü Thomas Piketty, ülkesindeki siyasilerin, Fransa’daki Müslümanları sindirmek için terörden nemalandığını belirtti. Piketty, Fransa Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer’in “İslamo-solculuk yapmak ve yıkımda bulunmak” ile suçladığı Fransa Öğrenciler Ulusal Birliğini (UNEF) hedef almasını Twitterdaki hesabından yaptığı paylaşımla kınadı.
“Siyasilerin çıkarları için terörü kullanmaları ahlaksızlıktır. Bu, milliyetçi Hinduların 10 yıldan bu yana Müslüman azınlığı savunan herkesi terörle iş birliği ve vatana ihanetle suçladıkları stratejidir” ifadesini kullanan Profesör Piketty, Fransa Eğitim Bakanı Blanquer, Fransa İçişleri Bakanı Gerard Darmanin ve filozof Pascal Bruckner gibilerin, bu tip söylemlerine son vermelerini istedi.
Mide bulandırıcı
Avrupa Parlamentosunun (AP) Fransız milletvekili Manon Aubry, Macron yönetiminin İslam karşıtı tutumuna ilişkin, “Laiklik, sabah, öğlen ve akşam Müslümanlara nefretini kusmak için bir bahane değil” ifadesini kullandı.
Aubry, Fransız Mediapart internet sitesindeki yazısında, Fransa’da Samuel Paty isimli öğretmenin öldürülmesinden sonra terörle mücadele konusunda devletin tüm kademelerinin altyapısının güçlendirmesine yönelik fikir yürütmek yerine, “mide bulandırıcı” tartışmaların yapılmasına tepki gösterdi.
Helal ürünlerin satışının aşırıcılığa neden olduğunu ima eden Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin ve üniversitelerin “İslamcı” profesörlerin bulunduğu yer olduğunu düşünen Fransa Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer’e cevap vermek zorunda kaldıklarını ifade eden Aubry, ülkede hükümete eleştirilerin engellendiğine dikkati çekti. Aubry, “İslam’ı İslamcılıkla bağdaştırmayı ve bir Müslüman’ın şüpheli olduğunu reddetmek ile hukuk devletinin çerçevesini hatırlatmak, bu utanç verici haftada terörist suç ortağı haline geldi. Irkçı sözler ve nefret duyan kişilerin ön yargısı medya ve sağcı siyasetçiler tarafından hiç bu kadar meşrulaştırılmamıştı” dedi.
Aubry, inanç özgürlüğünün, korunması gereken temel özgürlük olduğunu anımsattı. “Laiklik, sabah, öğlen ve akşam Müslümanlara nefretini kusmak için bir bahane değil” ifadesini kullanan Aubry, polisin hükümetin hoşlanmadığı kişilere baskı yapmaması gerektiğini belirtti. Aubry, ülkede Müslüman derneklerin kapatılmasına da tepki gösterdi. Bunun ancak aşırı sağa fayda sağladığına işaret eden Aubry, terörle hukuk kurallarından bağımsız mücadele edilemeyeceğini kaydetti.
Seçim başarısızlığını ötmek için müslümanlara saldırıyor
Fransa’da çalışmalar yapan Fransa İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF) Genel Direktörü Jawad Bachare ise Macron yönetiminin derneğe yönelttiği suçlamaları reddettiğini ve buna hukuk yoluyla yanıt vereceklerini belirterek “Her seçimde ekonomik ve sosyal başarısızlıkları örtmek için Müslümanlar hedef gösterilmemeli” diye konuştu.