İran ambargosundan ABD-Yahudi kazanıyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, ABD’nin İran’a uyguladığı petrol ambargosundan, petrol karaborsasını yöneten Amerikan kökenli Yahudi iş adamlarının ve onların iş yaptıkları terör örgütlerinin kazanacağını söyledi.
Türkiye Enerji Strateji Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, ABD’nin İran’a uyguladığı petrol ambargosunun, İran ve İran’dan ucuza petrol alan ülkeler başta olmak üzere pek çok ülkeye zarar ettirirken, petrol kara borsasını yöneten Amerikan kökenli Yahudi iş adamlarının ve onların iş yaptıkları terör örgütlerinin kazanacağını söyledi. Akyener, sonuçta tüm taraflar zarar ederken, petrol karaborsasını kontrol eden Amerikalı Yahudi iş adamları, İran petrolünün karaborsadan ticareti üzerinden kazandıkları milyarlarca doları ABD’ye sokacakları için bu ülkenin ambargonun tek kazananı olacağını kaydetti.
İran petrolünü de Yahudi kontrolündeki karaborsaya düşürecekler!
İran ambargosunun hiç tahmin edilmeyecek sonuçlarının doğacağını belirten Oğuzhan Akyener, Akit’e şunları söyledi: “ABD ve batılı emperyalist ülkeler tarafından müdahale edilerek terörize edilen bölgelerde ‘Black oil market’ denilen petrol karaborsasına düşüyor petrol. ABD’nin karıştırdığı, müdahale ettiği bölgelerde kayıt dışı petrol artıyor. Bu kayıt dışı petrolü de dünyada Yahudi kökenli iş adamları yönetiyor. İran’ın petrol ihracatı, ambargoyla birlikte 2.8 milyon varil/gün seviyelerinden 1.2 milyon varil/güne düştü. Aradaki 1.6 milyon varillik farkın, yüzde 10’u karaborsaya gitse, yıllık 4 milyar dolarlık kısmının kârı petrol karaborsasını kontrol eden Amerikalı Yahudi iş adamlarının cebine girecek demektir.
ABD, İran’a koyduğu haksız ambargo yüzünden İran, kayıtdışı petrolünü ister istemez paravan şirketlere satmak zorunda kalıyor. İran, normalde Brent petrol fiyatından üç dolar aşağı satarken, daha fazla düşük fiyata satacak, ama yine satacak. Çin, Hindistan, Türkiye, Japonya, Güney Kore, bazı Avrupa ülkeleri bu ambargodan zarar edecek. ABD zaten İran’dan alım yapmadığı için zarar etmeyecek. Karaborsa petrol ticaretini Amerikan kökenli Yahudi iş adamları gerçekleştirdiği için parayı da ABD’ye getirecekler. ABD bu işten kârlı çıkan tek ülke olacak.”
Petrolü DAEŞ’ten PYD devraldı ama paranın aktığı yer değişmedi
“Suriye’de DAEŞ’in etkin olduğu dönemlerde Yahudi sermayeli özel ABD’li şirketlerin operatörlüğünde DAEŞ’in elinin altında bulunan ve üretimi devam ettirilebilecek olan sahaların işletilmeye devam ettiği de bilinen bir gerçektir. DAEŞ fonksiyonunu tamamlayıp, bölgeden çekildikten sonra da aynı sistem PYD ile birlikte devam ettirilmiştir” diyen TESPAM Başkanı Akyener, bunun da petrol ve enerji zengini bölgelerin nasıl planlı bir şekilde istikrarsızlaştırılarak karanlık çevrelere kaynakların aktarıldığını göstermesi açısından çarpıcı olduğunu vurguladı.
ABD’nin PYD’ye ayırdığı yıllık yardım ile PYD’nin yıllık petrol satışı aynı miktar!
“2014 yılında ülkede hakim olmaya başlayan DAEŞ sürecinde de, sonrasında DAEŞ’ten kalan boşluğu dolduran diğer terör örgütü olan PYD döneminde de elektrik-petrol üretimi ve satışları devam etmiştir. Hali hazırda bölgede etkin olan PYD Suriye’de ürettiği kayıt dışı petrolden ciddi anlamda finans elde etmiştir” vurgusunu yapan Oğuzhan Akyener şöyle devam etti: “Suriye’deki petrol sahalarının büyük bir çoğunluğu hali hazırda PYD’nin kontrol alanında kalmıştır. PYD, DAEŞ’ten kalan bu sahaları işletebilmek için ihtiyaç duyduğu insan kaynaklarının bir bölümüne zaten sahiptir. Bölgede bu anlamda terörizmin finansmanı kapsamında değerlendirilebilecek günlük 50 -80 bin varil arasında değişen bir hacimde petrol üretimi ve satışı devam etmektedir. Bölgedeki petrolün kalitesinin düşük olması ve kayıt dışı olarak satılması sebebiyle normal petrol fiyatlarından neredeyse 15 dolar / varil miktarınca daha ucuza satılmaktadır. Yani günümüz koşullarında bir yaklaşımda bulunmak gerekirse, günlük ortalama 70 000 varil üretim ve satış yapıldığı varsayılırsa; Ortalama Brent fiyatı 67 dolar / varil kabul edilirse, Cezire’de üretilen bu hacmin 52 dolar / varil üzerinden satıldığı varsayılırsa, Günlük 3,6 milyon dolarlık bir petrol geliri olduğu anlaşılabilecektir. Bu gelirin % 20’si işletme ve nakliye masraflarına, % 40’ı ilgili sahalardaki ABD’li özel şirketlere, kalan % 40’ı da PYD’ye kaldığı varsayılırsa; PYD’ye buradan kalan miktar günlük yaklaşık 1,5 milyon dolar civarındadır. Bir ayda bu miktar 45 milyon dolara ulaşmaktadır. Bu da yıllık 550 milyon dolar etmektedir ki, bu rakam ABD’nin 2019 yılında PYD için ayırdığı yardım bütçesine denk gelmektedir.”
