• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İmamoğlu’nu başkanlığa hazırlayan uluslararası ağı ortaya koydu! “Er geç ona oy verenler de anlayacak, umarım geç olmaz!”

Gazeteci Emre Erciş, CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu başkanlığa hazırlayan uluslararası ağı ortaya koydu. İmamoğlu’nun “küresel satranç oyun tahtasında terfi ettirilen bir piyon” olduğunu savunan Erciş, CHP’li ismin 20 yıllık yol arkadaşı ve onu başkan yapan Yavuz Saltık ve Koç ailesiyle ilişkisini de gözler önüne serdi.

Yeniakit Publisher
2019-07-05 10:34:00 - 2019-07-05 10:43:14
İmamoğlu’nu başkanlığa hazırlayan uluslararası ağı ortaya koydu! “Er geç ona oy verenler de anlayacak, umarım geç olmaz!”

 yeniakit.com.tr  Gazeteci Emre Erciş, CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu başkanlığa hazırlayan uluslararası bağlantıları deşifre etti. Türkiye düşmanı kurumlar ve isimlerin Türkiye’deki bağlantıları ve Koç ailesinin ilişkisini tek tek, tane tane ortaya koyan Erciş, dikkat çeken bilgiler paylaştı. Birçok belge de paylaşan Erciş, İmamoğlu’nun “küresel satranç oyun tahtasında terfi ettirilen bir piyon” olduğunu savundu. Aynı zamanda Ekrem İmamoğlu ve Koç ailesinin yakınlığının sadece Beylikdüzü’ndeki arkeolojik kazılar ve vakıflar üzerinden olmadığı, İmamoğlu'nun Koç ilişkisi, “Tanrım Beni Başkan Yarat” kitabının yazarı ve İmamoğlu'nun 20 yıllık yol arkadaşı Yavuz Saltık'a, ARI Hareketine, WINEP'e kadar uzandığı da ortaya çıktı.

Bilgileri Twitter hesabından yayınlayan Erciş’in analizinin önemli bölümleri şu şekilde:

Ortada, oldukça girift bir ilişki ağı, birbirleriyle tarihsel kökleri olan küresel bir network söz konusu. Ekrem İmamoğlu ise bu pandeonun sadece bir basamağında yer alan ve Türk devletinin de oyuncusu olduğu küresel satranç oyun tahtasında, terfi eden/ettirilen bir piyon.

Puzzle o kadar dağınık halde ki; parçaları birleştirmek isteyen herkes bakış açısına göre hakikatin sadece bir yüzünü dile getirebiliyor. İmamoğlu için kimisi “FETÖ’cü” diyor ki; bana göre değil. Kimisi “proje”, kimisi de “muhalefet liderini buldu ve halktan teveccüh gördü” diyor.

Aylardır ben de İmamoğlu ve ilişkilerinin röntgenini çekmeye çalışıyor, belgelediğim ilişkileri üzerinden bir öngörüde bulunuyorum. Nitekim gerek 31 Mart öncesi gerekse 23 Haziran sürecinde yanılmadım ve tespitlerim doğru çıktı.

Doğru çıkan tespitlerim beni daha fazla araştırmaya iterken, İmamoğlu’nun küresel ilişkilerinin zannedilenden çok daha derin olduğuna kanaat getirmemi ve İmamoğlu’nun ulusal bir tehdit olduğu yönündeki teorimi güçlendirdi.

Geçtiğimiz günlerde İmamoğlu tarafından İBB Özel Kalem Müdürü olarak atanan Yavuz Saltık ve ilişkileri hakkında detaylı bir paylaşım yapmıştım.

Yavuz Saltık üzerinden biraz daha devam edelim. Saltık’ın şuan piyasada olan ve ilk baskısı 2009’da yapılan “Tanrım Beni Başkan Yarat” isimli bir kitabı mevcut. Kitap, “Başkan adayları için seçim kazandıracak tavsiyeler” üst başlığıyla algı ve kitle yönetimi taktikleri içeriyor.

Bir belediye başkanı seçime kendisini nasıl hazırlar, başkanın arabası ne marka olmalı, başkan seçildikten sonra belediye personeline nasıl davranmalı” gibi sorulara cevap veren Saltık, başkana özel bu kişisel gelişim kitabının çalışmalarına 2004’te başlıyor.

2004 yılında kısa adı AGL olan, “Anadolu’nun Genç Liderleri Derneği” kuruluyor. Ocak 2009’da “Toplum ve Demokrasi Derneği” adını alan AGL’nin kurucusu, Ekonomistler Platformu ve ARI Hareketi’nin de kurucuları arasında yer alan Tuna Bekleviç.

2004’te kurulan AGL, 2023 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yıldönümünü hedef alarak, ülke genelinde yetiştirilen binlerce gencin, Türkiye siyasetine hazırlanıp 2023 yılında ülke yönetimine katılım sağlamalarını amaçladı.

Ocak 2009’da adını “Toplum ve Demokrasi” olarak değiştiren dernek, “Demokrasi Kuşağı Yaz Okulu Projesi” adı altında çalışmalarına devam etti.Türkiye genelinde 2023 yılını hedef alan proje kapsamında gençlere düzenli olarak eğitimler verildi ve vakfın ideolojisi enjekte edildi.

FETÖ’nün Abant Platformu daimi katılımcıları arasında yer alan Mehmet Altan, Murat Belge, Eser Karakaş, Ferhat Kentel, Şahin Alpay, Leyla Alaton gibi isimlerin yanında Tuna Bekleviç ve İmamoğlu’nu 20 yıldır yalnız bırakmayan Özel Kalemi Yavuz Saltık da eğitmenler arasında yerini aldı.

İmamoğlu’nun 20 yıllık dostu ve özel kalem müdürü olan Yavuz Saltık ile Tuna Bekleviç’in faaliyet yürüttüğü “Toplum ve Demokrasi Vakfı”nın en önemli sponsorları, ABD Senatosu, Dışişleri Bakanlığı ve CIA tarafından kurulan NED ve alt kolları CIPE ile IRI oldu

Yavuz Saltık’ın ARI Hareketi’nden itibaren mesai arkadaşı olan Tuna Bekleviç’in bu vakıflar dışında en önemli istasyonu, BTÖ’nün Avrupa’daki en önemli think-tankı olan “Centre for Turkey Studies/Türkiye Araştırma Merkezi (CEFTUS)” 

Tuna Bekleviç'in de faaliyet yürüttüğü CEFTUS'un hikayesi BTÖ'nün Suriye uzantısı olan YPG üyesi Mehmet Aksoy'a uzanıyor. Aksoy, 1985 yılında Malatya'da dünyaya geldi. Aksoy ailesi, 1988'de Malatya'dan İngiltere'ye göç ettiğinde Mehmet henüz 3 yaşındaydı. 

2004'te Londra'nın kuzeyinde bulunan, “Kurdish Community Centre/Kürt Topluluk Merkezi”nde gerçekleşen, “Kürt Gençlik Merkezi Planlama Toplantısı”nda 7.9.2017'den itibaren HDP'nin ABD temsilcisi olan Giran Ozcan ile tanışan Aksoy, BTÖ içinde faaliyet yürütmeye başladı.

Aksoy ve Özcan dostluğuna Mark Campbell da katıldı ve 2014'te “Kurdish Question” isimli haber portalını kurdular. Aksoy, "Kurucu ve baş yönetici”, Özcan, “Haber Editörü”, Campbell, “Sosyal Medya Editörü” olarak "http://kurdishquestion.com” haber portalının künyesinde yerini aldı.

2014'te kurulan “http://kurdishquestion.com” yazar kadrosunda da oldukça ilginç isimleri bir araya getirdi. Hasan Cemal, Zana Azadi, Songül Karabulut, Amed Dicle, Duran Kalkan, Michael Rubin, “http://kurdishquestion.com” haber sitesinin ilk dönem yazar kadrosunda yer alan isimler oldu.

Bu isimlerin yanında Abdullah Öcalan, Cemil Bayık, Mustafa Karasu, Ergun Babahan, Yavuz Baydar, Fehim Taştekin, Clare Maxwell, “http://kurdishquestion.com” haber sitesinin yazar kadrosuna dahil oldu. Kadronun genişlemesiyle birlikte “http://theregion.org” haber portalını yayına soktu.

Mehmet Aksoy, 2017'nin başında DAEŞ ile savaşmak için BTÖ'nün Suriye kolu YPG'ye katıldı. Kendisi gibi BTÖ üyesi olan ve 1990 yılında yapılan bir operasyon sırasında öldürülen amcasının “Fras Dag” kod ismini alan Aksoy, 26 Eylül 2017'de Rakka'da DAEŞ tarafından öldürüldü.

Aksoy'un ölümüyle “kurdishquestion” ve “the region” haber siteleri, bir kolu ABD'nin en önemli think-tanklarından “Middle East Institute/Orta Doğu Enstitüsü (MEI)”ne diğer kolu ise “Centre for Turkey Studies/Türkiye Araştırma Merkezi (CEFTUS)”ne uzanan Giran Ozcan'a kaldı.

MEI, 1946'da George Camp Keiser ve eski ABD Dışişleri Bakanı Christian Herter tarafından kuruldu. MEI'nün şuanki başkanı Richard A. Clarke. Reagan yönetiminde, İstihbarat Sekreter Yardımcılığı, Bush yönetiminde, Askeri İşlerden Sorumlu Devlet Sekreter Yardımcılığı yaptı.

Pentagon, Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi gibi ABD hükümetinin ulusal güvenlik kurumlarında uzun yıllar görev alan Richard Alan Clarke, CIA'nın Irak işgalinde binlerce Müslümanı katleden operasyon timi “Blackwater”ın da kurucularından.

Clarke, “Abu Dhabi Wikileaks” belgelerine göre Suriye'de YPG saflarında savaşan ve FETÖ Medya İmamı Yavuz Baydar'ın Genel Yayın Yönetmeni olduğu Ahval News” haber sitesinin finansörü BAE Silahlı Kuvvetleri Başkomutan Yardımcısı Muhammed bin Zayed el-Nahyan ile de ilişkili.

Abu Dhabi Wikileaks” belgelerine göre, BAE Silahlı Kuvvetleri Başkomutan Yardımcısı Muhammed bin Zayed el-Nahyan, “BAE/Blackwater Ordusu” projesinin hayata geçirilmesi için Clarke'ın da aralarında yer aldığı “Blackwater” şirketine milyonlarca dolar fon sağlayan bir isim.

Giran Ozcan dışında MEI'nün Türkiye masasında Gönül Tol, Amberin Zaman, Kemal Kirişçi, Ömer Taşpınar, FETÖ'nün en önemli akademisyenlerinden Ahmet Kuru, CHP eski Bursa Milletveki ve FETÖ'nün Cami-Cem Evi projesi görevlisi Aykan Erdemir gibi isimlerle faaliyet yürütüyor.

Giran Özcan'ın İngiltere'deki adresi "Centre for Turkey Studies/Türkiye Araştırma Merkezi (CEFTUS)”.

CEFTUS, Arap Baharıyla birlikte, İngiliz “Liberal Demokratlar Partisi” lideri ve dönemin Başbakan yardımcısı Nicholas William Peter 'Nick' Clegg öncülüğünde Nisan 2011'de kuruldu.

İbrahim Doğuş, “CEFTUS”un kurucusu. Doğuş, İngiltere'nin ilk Kürtçe dergisi “Telgraf”ın da kurucusu. GYY ve baş editörlüğünü Alaettin Sinayiç'in yaptığı “Telgraf” dergisi “kurdishquestion” ve “the region” ile partner. Sinayiç, bu yayın organlarının da yönetimi ve yazar kadrosunda.

Giran Ozcan'ın “CEFTUS” ile ilişkisi, Mehmet Aksoy gibi yakın dostu olan İbrahim Doğuş'a uzanıyor. Ozcan, “CEFTUS”un danışma kurulunda da görev alıyor. Ozcan dışında “CEFTUS”un danışma kurulunda yer alan isimler, sıralı twitlerimi takip edenlerin yakından tanıdığı isimler.

Emrullah Uslu, Yasemin Çongar, Cengiz Çandar, Graham Fuller, Michael Rubin, Henri Barkey, Mark Parris gibi isimlerle birlikte WINEP çatısı altında Türkiye masasında faaliyet yürüten ABD eski Ankara Büyükelçisi, ABD Suriye Özel Temsilciliği görevi yürüten James F. Jeffrey.

Jeffrey ile birlikte WINEP'te uzman olarak görev yapan Soner Çagaptay, Georgetown Üniversitesi'ndeki “The Institute of Turkish Studies/Türkçe Enstitüsü”nün kurucusu Prof.Sabri Sayarı'nın “The Institute of Turkish Studies/Türk Araştırma Enstitüsü” icra direktörü Sinan Ciddi,

Mustafa Sarıgül'ün Şişli Belediye Başkanı olduğu dönemde danışmanlığını yapan Zeynep Banu Dalaman, “the region” yazarlarından Deniz Çiftçi gibi isimler, BTÖ'nün İngiltere yapılanmasında faaliyet yürüten en önemli Think-Tank'ı olan “CEFTUS”un danışma kurulunda yer alan isimler.

CEFTUS “Danışma Kurulu”nun başına ilk olarak Soner Çağaptay, ardından da ABD eski Ankara Büyükelçisi James F. Jeffrey getirildi. Çağaptay ve Jeffrey, sadece “CEFTUS” çatısı altında buluşmuyor. Bu ikilinin bir diğer adresi WINEP.

Jeffrey, 1977'de “ABD Dışişleri Hizmeti”ne katıldı ve Bulgaristan'ın Başkenti Sofya'ya atandı. Mayıs 1981'e kadar Sofya'da çalışan Jeffrey'in bir sonraki görev yeri Türkiye oldu. 1987 yılına kadar Adana ve Ankara'da “ABD Siyasi-Askeri Görevlisi” olarak çalıştı.

Bu yıllarda Jeffrey ile birlikte Türkiye'de ABD'nin çıkarları adına faaliyet yürüten ve Türkiye'nin gelecek 30 yılına yön verecek olan operasyonların baş aktörleriden birisi olan Robert Patrick John Finn, Jeffrey'in en önemli mesai arkadaşlarından birisiydi.

ABD'nin 36. Başkanı Lyndon B. Johnson, 23 Ekim 1968'de CIA tarafından ilk kez Vietnam'da uygulanan ve 20 Binden fazla insanın yaşamını yitirmesine, on binlerce insanın göç etmesine neden olan “Anka Kuşu” operasyonunu yöneten Robert Komer'i Ankara'ya Büyükelçi olarak atadı.

Komer, 1947'de CIA'ya katıldıktan sonra Türkiye'yi “arkeolog” kimliği altında dolaşmış, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde espiyonaj/casusluk faaliyetleri gerçekleştirmişti. Türkiye, Komer'i 6 Ocak 1969'da makam aracının yakıldığı o meşhur ODTÜ olayında tanıdı.

Ankara'ya Büyükelçi olarak atandığında yanında R.P.John Finn'i de getirdi. Finn, ilk olarak Tokat'ın Turhal ilçesine gelerek Turhal Lisesinde sömestr tatiline kadar İngilizce öğretmenliği yaptı. Ardından,Gazi Eğitim Enstitüsüne geçti ve buradan da asistan olarak ODTÜ'ye girdi.

ODTÜ'de 1 yıl çalışan Finn, ABD'ye döndü ve New York Üniversitesi NES (Yakın Doğu Çalışmaları) bölümüne girdi. Bir süre buradaki çalışmalara katılan Finn, buradan Princeton Üniversitesi'nin NES bölümüne geçerek 1976 yılına kadar asistan olarak görev yaptı.

Perinceton Üniversitesi'nde tanışıp evlenen Robert Finn ve Helena Kane, Kasım 1978'de İstanbul'a gönderildi. Robert, İstanbul ABD Başkonsolosluğu'nda Helena, önce Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi, 12 Eylül darbesinin ardından konsoloslukta memur olarak çalıştı.

Robert ve Helena, Spain'in Büyükelçilik döneminde,Haziran 1981'e kadar İzmir'de 3 ay ardından da İstanbul Başkonsolosluğunda 3 ay görev yaptı. Spain'in yerine Robert S. Hupe'nin Büyükelçi olmasıyla Robert önce “Büyükelçilik Siyasi Memuru” ardından “Büyükelçilik Asistanı” oldu.

Helena ise, aynı yıl Büyükelçiliğin “Kültürel İlişkiler” bölümünün başına getirildi.1 yıl Ankara'da görev yaptı.1984'te Pakistan Lahor'a “Kültür Programı Sorumlusu” olarak atandı ve 1989'a kadar çalıştı. Sırasıyla Washington, Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs bürosunda görev aldı.

Bu tarihlerde Robert ise, Nisan 1991'de Diyarbakır, “Çekiç Güç” karargahında, Mart 1992-1995 arasında Azerbaycan-Bakü Büyükelçiliğinde ve 1996'da da Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra Hırvatistan'ın ayrılmasıyla birlikte Zagreb'de görev yaptı.

Robert'in Diyarbakır, Bakü, Zagreb'de görev yaptığı dönemlerde Helena, Frankfurt’da görevliydi. 1995'te Viyana ABD Büyükelçiliği'nde ABD Dışişleri Orta Doğu Danışmanı Alan Makovsky ile birlikte Türkiye'ye yapılan operasyonların mutfağı WINEP'de Türkiye Araştırma Programını kurdu.

Alan Makovsky ve Helena Kane Finn tarafından kurulan, “Türkiye Araştırma Porgramı” kısa sürede Türkiye'nin Cumhurbaşkanı, TSK komutanları ve Bakanları ile bağlarını güçlendirdi. WINEP'in Türkiye içindeki ilişki ağı genişledikçe, projeye önemli isimler de dahil olmaya başladı.

1997-2000 yılları arasında ABD Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan, FETÖ lideri Gülen'in ABD'de Green Card alması için referans mektubu yazan ve deyim yerindeyse Türkiye'ye Kemal Derviş'i kakalayan Mark Robert Parris dahil edildi.

Parris, kısa süre sonra WINEP'in Türkiye'deki ilk partneri ARI Derneği'nin “Turkish Policy Quarterly” dergisinin “Danışma Kuruluna” girdi. Morton Abramowitz, Kemal Derviş, Üstün Ergüder, Kemal Köprülü, O. Faruk Loğoğlu gibi isimlerle birlikte uzun yıllar birlikte çalıştı.

Parris'in ardından Michael Rubin, Graham Fuller, Henri Barkey, Eric Edelman, gazeteci kimliği altında MOSSAD ile çalışan David Makovsky'nin referansıyla da Soner Çağaptay, WINEP'in kadrosuna dahil edildi.

Çagaptay'ın Türkiye Araştırma Programı'na dahil olmasının ardından faaliyetlere hız verildi. Emrullah Uslu, Emre Gönensay, Ömer Taşpınar, Cengiz Çandar, Kemal Derviş, Yasemin Çongar, Zeyno Baran, Aslı Aydıntaşbaş, Gönül Tol, Amberin Zaman gibi isimler WINEP'e alındı.

15 Temmuz gecesi İstanbul Büyükada Splendid Palas Otel'de 10'u yabancı 6'sı Türk 16 kişinin 17 Temmuz'a kadar rezervasyon yaptırdıkları tespit edildi. Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu isimlerin oteli terk ettikleri belirlenmiş, soruşturma açılmıştı.

Peki Büyükada'da gerçekleşen bu toplantıyı önemli kılan ayrıntı neydi? İşte bu sorunun cevabı, karı koca WINEP çatısı altında faaliyet yürüten Henri Barkey ve Ellen Laipson çiftinde saklı. Tıpkı, Robert Patrick John Finn ve Helena Kane Finn çiftinde olduğu gibi!

Henri Barkey, Musevi bir Türk vatandaşı. Vatani görevini tamamlayan Barkey, bir süre DTP'de (Devlet Planlama Teşkilatı) Hikmet Çetin ile birlikte çalıştıktan sonra İngiltere'de City College'inde okudu. Buradaki eğitiminin ardından Pennsylvania Lehigh Üniversitesine geçti.

Amerikalı birisiyle evlenerek Green Card aldı. Kısa süre sonra boşandı. Türkiye'de insan hakları, Kürt sorunu gibi konuları araştırmak için Pennsylvania,Washington ve Türkiye arasında gezilere başladı. Bu sırada ABD Kongre Bürosu Türkiye araştırma uzmanı Ellen Laipson ile tanıştı.

Laipson, Birleşmiş Milletler ABD Temsilcisi ve NED Y.K. üyesi Madeleine Albright'in asistanlığını yaptığı dönemde CIA'e alındı. NSAB'de (Ulusal Güvenlik Eğitim Kurulu) görev aldı ve NSC'de (Ulusal Güvenlik Komitesi) Başkan vekili oldu. Laipson ve Barkey, 1993 yılında evlendi.

Barkey, evlendikten 1 ay sonra ABD Savunma Bakanlığı'na Türkiye hakkında rapor yazmaya başladı. Laipson ve Graham Fuller referansıyla WINEP'e alındı. Fuller ile birlikte “Türkiye'nin Kürt Meselesi” kitabını yazdı ve Fuller ile birlikte “Kürdistan Panelleri”ni organize etti.

Kürdistan” hayali kuran ABD'nin çıkarları için faaliyet yürüten Barkey'in mükafatı gecikmedi. Önce “Milli Güvenlik Dairesi İstihbarat ve Araştırma Bürosu”nda “Siyasal Planlama” elemanı oldu, ardından da Türkiye'ye atanacak diplomatlarla ilgili büronun başına geçirildi.

Türkiye Araştırma Programını başlatan ve kadrosunu tamamlayan WINEP, 2002'de ABD'de açılan ARI Hareketi Washington temsilciliğinin başkanı Yurter Özcan'ı 2006 yılında kadrosuna dahil etti. Özcan, Soner Çagaptay'ın asistanı olarak WINEP'te çalışmaya başladı.

Özcan, 2011 yılından itibaren CHP Dış İlişkiler Bölümü’nde danışman, 2012’den itibaren de CHP Yurtdışı Örgütlenmeler Danışma Kurulu üyeliği görevine getirildi. Ocak 2013′te CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından “CHP Amerika Temsilcisi olarak” atandı.

Özcan, ABD temsilcisi olarak atanmasıyla birlikte uzun süre kovanında bekleyen ARI HAREKETİ’ni tekrar kovanından çıkartarak Türkiye aleyhinde faaliyet yürüten ne kadar think-tank varsa onlarla temas kurmaya, Türkiye’den ABD’ye gelen CHP’li yöneticileri yan yana getirmeye başladı.

Özcan’ın bu lobi faaliyetinde ilk durağı WINEP uzmanları oldu.

CHP’li yöneticiler, Alan Makovsky, Soner Çagaptay, Henri Barkey, Michael Rubin, Morton Abramowitz, Kemal Kirişçi, Henri Barkey; AIPAC ve Bnai Brith gibi Musevi düşünce kuruluşlarıyla bir araya getirildi.

Özcan’ın en ilginç teması, Savunma Bakanlığı yetkilileriyle oldu. 28.12.2016'da ABD Yabancı Temsilciler Kayıt Kanunu (FARA) tarafından yayınlanan belgeye göre, 15 Temmuz darbe girişiminden 1 gün önce, CHP’li yöneticiler, ABD Savunma Bakanlığı ile bir toplantı gerçekleştirdi.

FARA kayıtlarına göre CHPnin ABDdeki lobi faaliyetlerini yürüten Alan Makovsky ve Soner Çagaptay dışında WINEP'in Türkiye masasında çalışan David Makovsky, Henri Barkey, Graham Fuller, Eric Edelman, Ellen Laipson gibi isimlerin aynı zamanda CFR üyesi olmaları önemli ayrıntı.

Çünkü, CFR'nin Türkiye'deki şubesi, kurucusu Rahmi Koç olan yönetim kurulu üyelerinin büyük çoğunluğu Encümen-i Daniş ve Büyük Kulüp üyesi Global İlişkiler Forumu (GIF).Rahmi Koç, aynı zamanda CFR Uluslararası Danışma Kurulu eski üyesi. Şuan yerine oğlu Ali Koç vekalet ediyor.

Ekrem İmamoğlu ve Koç ailesinin yakınlığı sadece Beylikdüzü'ndeki arkeolojik kazılar ve vakıflar üzerinden değil. İmamoğlu'nun Koç ilişkisi, “Tanrım Beni Başkan Yarat” kitabının yazarı ve İmamoğlu'nun 20 yıllık yol arkadaşı Yavuz Saltık'a ARI Hareketine, WINEP'e kadar uzanıyor

Sosyal medyada günlerce konuşulan İmamoğlu'na dokunan o el, danışmanı Murat Ongun'un eli değil İmamoğlu'nu İBB Başkanlığına taşıyan Yavuz Saltık'ın eliydi. İmamoğlu, Türkiye'nin Ulusal güvenlik sorunudur derken siyaseten değil işte bu ilişki networküne göre diyorum.

Er-geç oy verenlerde anlayacak. Ekrem İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde devlete yönelik gerçekleştirilen en önemli operasyonlardan birisidir. Mutlaka birgün deşifre olacak ama umarım o gün iş işten geçmiş olmaz...!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kerem

La emperyalist t..umları kendiniz yazıp kendiniz oynuyosunuz
  • Yanıtla

İbrahim Alkılıç

Yazarı tebrik ediyorum, çok güzel bir çalışma ortaya koymuş. Örümcek ağı gibi, İslam'ı yıkmaya yönelik örgütler iç içe geçmiş. Şunu kabul edelim ki adamlar cin gibi zeki. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar neticeleri hüsran olacaktır. Rabbim ümmeti Muhammed'in yar ve yardımcısı olsun inşallah. Âmin.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı