Türkiye’nin sözde müttefiki Almanya, vakıflar aracılığıyla Türkiye ve iktidar karşıtlarını ödüllendirmeye devam ediyor.
MUHAMMET KUTLU ANKARA
Son olarak Almanya merkezli Immanuel Kant Vakfı tarafından verilen “Dünya Vatandaşlığı Ödülü”ne, “yolsuzluk, usulsüzlük, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, irtikap, kişisel verileri yasadışı yollardan ele geçirme, casusluk” gibi suçlamalardan tutuklu Ekrem İmamoğlu ile eşi Dilek İmamoğlu layık görüldü.
ÖDÜLÜ VEREN DE UÇKURCU
“Dünya Vatandaşlığı Ödülü”nü, İmamoğlu çifti adına, CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, “uçkur” ve “yolsuzluk” iddiaları yüzünden görevden ayrılmak zorunda kalan eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un elinden aldı. Vakıf, ödülün verilme gerekçesi olarak İmamoğlu çiftinin “demokrasi ve hukukun üstünlüğü için gösterdiği çabalara, yolsuzluk ve siyasi baskıya karşı verdiği mücadeleye” vurgu yaparak adeta insanların aklıyla dalga geçti. Konuya ilişkin Akit’e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, şunları söyledi: “I. Dünya Savaşı’nda Almanya uğruna koskoca cihan imparatorluğumuz gitti. Almanya’da farklı vakıflar sürekli Türkiye düşmanlığı yaptılar. Türkiye’de kimler ihanet içindeyse oraya sığındılar. PKK’sından FETÖ’süne kadar. Türkiye aleyhinde faaliyet yürütüyorlar. Özellikle son 20 yılda sürdürdüğü düşmanca politikalarla kendi geleceğine darbe vuruyor. Türkiye bölgenin güvenli kalesi ama Almanya bunu idrak edemiyor. Mahkemeler kararlarını verdikten sonra mahcup olacaklar. Devlet hafızası bunları not eder. Alman vatandaşlarının Türkiye’ye karşı muhabbeti var. Ama haçlı zihniyeti taşıyan derin yapılar ilişkilere zarar veriyor. Türkiye’ye kim düşmanlık yaparsa kaybedecektir.”
SUÇU, SUÇLUYU ÖVÜYORLAR
Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu da şunları dile getirdi: “Bu ödül Türkiye’nin yargı bağımsızlığına ve iç siyasetine ‘yumuşak güç’ müdahalesidir. Kendi ülkesinde etik skandallarla koltuğunu bırakmış isimlerin, Türkiye’de ağır suçlamalarla yargılanan sanıklar aracılığıyla hukuk dersi vermeye kalkışması tam bir akıl tutulmasıdır. Can Dündar’dan Deniz Yücel’e uzanan bu ödül trafiği; Berlin’in müttefiklik hukukunu değil, Türkiye’nin milli çıkarlarına kasteden isimleri sahte kahramanlaştırma ajandasını tescillemektedir. Ödül, Türk milletinin vicdanında bir onur nişanesi değil; suç dosyalarını aklama çabasının ve dış müdahalenin somut bir belgesidir.”
DÜŞMANLARIMIZ BAŞTACI
Gazeteci Yazar Yusuf Alabarda ise, şu ifadeleri kullandı: “Alman Vakfı, ‘Dünya Vatandaşlığı Ödülü’nü İmamoğlu çiftine vermiş. Peki bugüne kadar kimler ödül almış? Can Dündar’a; Leipzig Medya Özgürlüğü Ödülü, Siebenpfeiffer Ödülü, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından Bellevue Sarayı’nda ağırlama. Özgür Gündem davası sonrası ceza alan Aslı Erdoğan’a; Erich Maria Remarque Barış Ödülü, Bruno Kreisky İnsan Hakları Ödülü. 2017’de tutuklu olduğu dönemde Deniz Yücel’e; M100 Medya Ödülü. Almanya’da yaşayan ve Türkiye’nin Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkardığı yazar Doğan Akhanlı’ya; Goethe Madalyası. Liste uzar gider... Hepsinin ortak özelliği Türkiye düşmanı ve hain olmaları.”