• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

HDP'li Sırrı Süreyya Önder CHP etkinliğinde Türk milletine hakaret etti: ‘Ermeni, Kürt düşmanı tecavüzcü, erkek egemen'

Yeniakit Publisher
2023-03-21 11:01:00 -
Yeni Akit'i Google'da takip et, hiçbir gelişmeyi kaçırma.
HDP'li Sırrı Süreyya Önder CHP etkinliğinde Türk milletine hakaret etti: ‘Ermeni, Kürt düşmanı tecavüzcü, erkek egemen'

Meclis’te PKK’nın uzantısı partilerden üç dönem milletvekili olan Sırrı Süreyya Önder, İktisat Kongresi’nin 100. yılında Atatürk, Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef aldı. Sınırları kaldırmayı, otoriteyi ve hiyerarşiyi reddetmeyi savundu.


İkinci Yüzyıl İzmir İktisat Kongresi’nin 6’ncı gününde tema “sadakat” idi. Sunucu, yine felsefi bir benzetme yaparak, salona girişteki koridorda iki yana dizilmiş aynaların sebebini açıkladı! Dedi ki, kendimizle yüzleşmek, kendimizi hatırlatmak için bizleri sadakate davet ediyorlar. Sadakati, Kongre’nin 6’ncı gününde, PKK siyasi kolu HDP ve önceki adıyla BDP’nin 3 dönem milletvekilliği yapmış Sırrı Süreyya Önder anlatacak. Programda Önder’i, eski HDP milletvekili diye değil, senarist-yönetmen diye tanıtmışlardı, ancak sunucu onu sahneye davet ederken siyasi kimliğini saydı: “Öğrencilik yıllarından bu yana inandıklarını söylemekten vazgeçmeyen, bu uğurda çok şeyi göze almış deneyimli bir siyasetçi. İddialı köşe yazarı. 24. 25. 26. Dönem önce Barış ve Demokrasi Partisi, sonra HDP milletvekilimiz… Sadakat beklentisi ve gerçeği anlatmak üzere geliyor.”

ERMENİLERİ KESİP BİÇMİŞİZ!

Sırrı Süreyya Önder, protokol bilemediğini, herkese omuz hizasından bakmayı tercih ettiğini söyledi, bu nedenle tek tek misafirleri hiyerarşik sıraya sokma zahmetine girişmedi, konuşmasına başladı. Önder, acı çeken Ermeni halkı diye lafa girdi ve dedi ki, “Ermeniler kıyıma, yıkıma, tehcire uğradıkları o tarihe kadar sadık millet olarak anılıyor. Onlar sıdk ile hizmet ettikleri zaman iyiydi, onlar sadakati bıraktılar başlarına geleni hak ettiler. Otorite sadakate ne kadar muhtaç! Hemen ardından biz onların efendileri olmuş oluyoruz, onlar da bizim sadık hizmetkarlarımız!”

Sonra sıra Türk kültürüne atıp tutmaya geldi. Sanatta, Karaoğlan, Tarkan hikayelerinde ne biçim bir zalim ve tecavüzcü, erkek egemen, ama illa ki Ermeni ve Rum kadınları gözüne kestiren bir millet olduğumuza dem vurdu: “Edebiyat ve sinemada krala, ailesine, atına, itine sadakat çok anlatılır. Ama genellikle işlenen biçimi, aşk ve ilişkiler üzerinedir. Sadece kadına giydirilmeye çalışılan bir deli gömlektir. Erkek sorumlu tutulmaz. Karaoğlan serisi, halen dönmekte olan tarih filmlerine bakın erkek gider Bizans, Rum, bilcümle gayri müslimin kadınlarıyla tecavüze varan her türlü şeyi yapar, bu onun erkekliğinin nişanesine dönüşür. Bir de köy filmleri… Hiç yabana atmayın. Kadın zorba ağanın, kahpe Bizans'ın tecavüzüne uğrar, o şartlarda bile orospu damgası yer ve filmin sonunu göremez. Filmin sonunda onlar yaşamazlar. Öyle olmayan bir film Türkiye’de final yapamaz! Tıpkı gerçek hayattaki kadın cinayetleri gibi.”

NEVRUZ YASAĞI VE TCK

Nihayet İzmir İktisat Kongresi hakkında iki çift laf etmeye sıra geldi. Sırrı Süreyya Önder, "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözüyle Atatürk’ün aslında barış falan istemediğini ifade etti: “Misaki Milli’ye razı olunmuş, bunun karşılığında Atatürk bir barış mesajı vermemiş aslında. Sizin o coğrafyadaki hesapla ilgili değiliz. Biz Osmanlı’dan elimizde kalan bakiyeyle yetineceğiz’ demiş ve 100 yıllık bir avans almıştır. Biz de o lafla ülkeyi buraya getirmişiz. Başlangıçtaki ‘biz’ kavramı giderek ‘tek’e indirgenmiş. Biz dışında kalanların düşmanlaştırılması gerekir.” Bu tarihi tahlilden sonra bir gün önce HDP’nin Nevruz kutlamalarında konuşmacı olduğuna değindi ve TC yasalarının işleyişini ibretlik bir benzetme ile şöyle anlattı: “Ötekileştirilen bir kesimin değer verdiği, Orta Doğu halklarının kutsal saydığı bir bayramda konuşmacıyım. Ama Türkiye’de kısa bir resmi tarihi var, önce zinhar yasaktı. Önce Kürt yasaktı. Dağda yürürken kart kurt! Sonra Nevruz diye bir bayramları yoktu. Efsanedeki Demirci Kava yoktu, Asur Kralı yoktu. Nevruz olabilir dediler sonra. 91 ve 92 yılında 31 kişi hedef gösterilmeden açılan ateş sonucu katledildiler. Sonra Nevruz’u kutlayabilirsiniz ama ‘w’ olmadan dediler. İzmir’de 7-8 kişi bu yüzden ceza aldı. Türklük tarihine geçecektir. V ile w arasındaki farktan dolayı hapis cezası almak bize nasip oldu. Burada Kürt’e reva görülen midye işçiliği! Midye çıkartmaktı. Çocuklar midye çıkartıyorlardı, ama zamanla kendileri için yaşama talepleri baskın geldi. Ötekileştirmeye, yok sayılmaya karşı sevimli sevimsiz pek çok şey yaşandı. Bugüne geldik. Gündoğdu Meydanı’nda barışa olan özlemimizi, birlikteliğe, kardeşliğe, özgürlüğe olan özlemimizi dile getirdik.”

SINIRLARI KALDIRALIM

Önder, konuşmasının sonunda Tunç Soyer’in iktisat kongresinin ruhuna uygun önermeyi ilan etti: “Sadakat sınırlara ihtiyaç duyar. Sınırlar çizer. Madem ki, çizilebilen bir şey, o halde silinebilen bir şey olarak da çizilebilen bir şey olarak görebiliriz sınırları. İzmir Belediyesi’nin bu çok nitelikli adımını, kendi vadisini oluşturmak ve o vadiden akmak ve bunun yönlendiriciliğinin bütün ülkeye yayılması ve giderek bütün bölgesel bir hüviyet kazanması… Çünkü düşman ihtiyacı içerde bitti mi, hemen en yakın komşularımıza sarmakla biliniriz. Burada İzmir halkına ve onun Belediye Başkanına çok iş düşüyor. Sayın Tunç Soyer ve arkadaşlarının etkisi ve gücü görünenin çok ötesinde bir başlangıç yaptığını düşünüyorum.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

emir

ne kadar fosso boş beleş biri.görüyor musunuz neler zırvalıyor.ermeni zulmünden haberi yok.fransızlarla ruslarla bir olup bizi osmanlıyı arkadan hançerleyen kimler acaba.

Doğruya Doğru

Bu Anarşist Gezi olaylarını ABD nin talimatıyla başlatmıştı tanı bunları halkım oyunu ona göre ver son kalemizi düşürme.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23