Fiyatlar sabitlendi ‘zillet’in maskesi düştü
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kovid salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle bütün dünyada yaşanan küresel krizi görmezden gelerek, enflasyon ve etiket fiyatları üzerinden iktidarı hedef alan çevreler, zincir marketlerin art arda yaptığı ‘sabit fiyat’ ve ‘indirim’ açıklamaları sonrası dut yemiş bülbüle döndü. Vatandaşın ekonomik darlığa düşmesini siyasi rant malzemesi olarak kullanan zillet yandaşları ve fondaş medyası, indirimlere “Gıda dünyada zaten ucuzluyor” diye kılıf uydurmaya kalktı.
Salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası bütün dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik krizi görmezden gelerek, enflasyon oranları ve etiket fiyatları üzerinden iktidarı hedef alan ve milletin açlığa mahkum edildiğini öne süren zillet paydaşları ile fonlu medyası, işler tersine dönmeye başlayınca başını kuma gömdü. Aralarında BİM, ŞOK, Migros, CarrefourSA, Happy Center, A101 ile Tarım Kredi Kooperatif Marketleri ve 81 ilde 500 market ve 5 bin 500 şubesi olan Türkiye Parekendeciler Federasyonu’nun fiyatları sabitlemesi, sözde vatandaşın safındaymış gibi görünen ve iktidar umudunu enflasyona oranı ile etiket fiyatlarına bağlayan zillet bileşenlerini rahatsız etti.
Algıları ellerinde patladı
Özel okullar ile sigara ve alkole yapılan zammı bahane ederek “kaşıkla verip kepçeyle alıyorlar” şeklinde algı yürüten fondaş Sözcü, marketlerin başlattığı sabit fiyat kampanyası karşısında dut yemiş bülbüle dönerken, Cumhuriyet gazetesi yapılan indirimlere, “Gıda dünyada ucuzluyor” şeklinde kılıf uydurmaya çalıştı. Davutoğlu’nun fonladığı öne sürülen Karar gazetesi ise “Seçim ekonomisi zincirleri de sabitledi” başlığıyla hazırladığı masa başı haberinde, marketlerin aldığı indirim kararının iktidarın baskısı sonucu gerçekleştiği şeklinde kirli bir algı operasyonuna soyundu.
Fiyatlar arttığında göbek atan, indiğinde ise ağzını bıçak açmayan cenahın aymaz tavrını Akit’e değerlendiren Ekonomist Dr. İsmail Çapak, şunları dile getirdi:
Her konuda ikiyüzlüler
“Muhalefetin hangi konuda ikiyüzlü davranmadığı oluyor ki? 1 trilyon dolarlık gaz bulunuyor, ona ‘yalan’ diyorlar, ‘yok’ diyorlar. Bunlar nasıl bir insan, nasıl bir muhalefet, nasıl bir Türk anlamış değilim. Enflasyon düşse bile üzülen onlar oluyor. Marketler bir ay fiyatları sabitlemiş, bazı ürünleri indirmiş. Bunlar üzülüyorlar. Çünkü bunlar gerçekten ne milliyetçi olabilirler ne de siyasetçi olabilirler” dedi. Bunları artık ben eleştirmekten yoruldum diyen Çapak şöyle devam etti: “Eleştirmekten yoruldum ama eleştirmeye devam edeceğim. Gerçekten bunların aklı mı çalışmıyor? Bir türlü iyiye ‘iyi’ demiyorlar, İktidar ülke için iyi bir şey yaptığı zaman sevinmiyorlar, üzlüyorlar. İndirimler yapılmış, maliye bakanı firmalarla görüşmüş bunun karşısında bile sessizliğe bürünüyorlar. Biz bunlara söz yetiştirmekten yorulduk. İnşallah seçimlerde bunlar bir yere gelemezler.”
İstanbul Ziraat Odası Şube Başkanı Ömer Demir ise, şunları söyledi: “Biz uzun zamandan beri ‘böyle bir operasyon var’ diyorduk. ‘Tencere darbesi’ yapılmaya çalışıldığına dikkat çekiyorduk. Bunu gıdayla yapmaya çalıştılar. Biz bunu hamdolsun öngördük, anlattık. Fiyatları defalarca gündeme getirdik. Hamdolsun memleketteki diğer hedefleri gibi bunu da hayata geçiremediler. An itibariyle fiyat sabitleme kampanyasını değerlendirirsek, yapılan iş makul bir iş. Güzel bir iş. Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı, üreticinin yem fiyatları da nisan sonuna kadar sabitlendi. Şimdi bununla beraber marketlerde bu sese kulak verdi. Fiyatların sabitlenmesiyle birlikte bir nebze de olsa düşüşler yaşandı. Bu bizi mutlu etti. Doğru yapılan işi desteklemek, eksik olanı ifade etmek lazım.
Rahatsız olmak makul değil
Bundan rahatsız olan arkadaşların, ben makul ve doğru anlayışta olan arkadaşlar olmadığını düşünüyorum. Bunun iktidarı ve muhalefeti olmaz, siyaseti olmaz. Bu ülkeyi seviyorsanız yapılan hayırlı işleri görmezden gelmemelisiniz. Ben inanıyorum, marketler bunu bir ay yerine daha da uzatacaklar.Vatandaş dün bir kilo olarak aldığı ürünü bugün iki kilo alabilecek. Kim bu işe katkı sağlamışsa bunlara teşekkür etmek bizim vatani görevlerimizden biridir. Ama bir kesim memlekette kaos çıksın, millet gıdaya ulaşamasın, gıdanın tüketimi - üretimi zorlaşsın diye çaba harcıyor. Bunlar yanlış. Dolayısıyla, burada siyaset yapılmaması lazım. İnsanların en az kazançlı olanı bile gıdaya erişimde zorluk çekmemesi gerekir. Tahıl koridorunu açtığımız bir dönemde dünya bizi konuşurken, biz bu kısır döngülerle vakit kaybetmemeliyiz.”