Faiz ve döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar enflasyona yansıdı. TÜFE ağustosta aylık bazda yüzde 2,30, Yİ-ÜFE yüzde 6,60 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 17,90, yurtiçi üretici fiyatlarında yüzde 32,13 oldu. Ağustos’un zam şampiyonu salça olurken, fiyatı en fazla düşen ürün kuru soğan oldu.
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustosta aylık bazda yüzde 2,30, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 6,60 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustos ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 12,61, yurtiçi üretici fiyatları yüzde 18,78 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 2,30, Yİ-ÜFE yüzde 6,60 artış gösterdi. TÜFE, ağustosta geçen yılın aralık ayına göre yüzde 12,29, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,90 yükseldi. Yİ-ÜFE ise Aralık 2017’ye göre yüzde 25,32, geçen yılın ağustos ayına kıyasla da yüzde 32,13 arttı.
GİYİM VE AYAKKABIDA DÜŞTÜ
Ana harcama grupları itibarıyla ağustosta, aylık bazda en yüksek artış yüzde 5,85 ile çeşitli mal ve hizmetler grubunda görülürken, ev eşyasında yüzde 4,56, ulaştırmada yüzde 4,45, konutta yüzde 3,85 ve haberleşmede yüzde 2,63 artış kaydedildi. Ağustos’ta ana harcama grupları itibarıyla endekste yer alan gruplardan sadece giyim ve ayakkabıda yüzde 1,59 düşüş gerçekleşti.
Ağustos ayında enflasyonun 14 yılın zirvesini görmesi sonrasında kur ve faiz sorunu yeniden gündeme geldi. Dolar ile Euro’da oynaklığın devam ettiği, faizlerin yüzde 20’yi bulduğu bu ortamda hükümet önlemler alırken, ekonomistlerden de kur artışlarının bir an evvel durdurulması uyarısı geliyor.
14 PUANLIK FARK VAR
İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, yüksek kurun ve faizin enflasyonu artırdığını söyledi. Alkin, “Maliyet ve tüketici enflasyonu arasında 14 puanlık makas var. Bu makas muhakkak ve muhakkak daraltılmalı” dedi. Ekonomik aktivitenin artmasının ardından maliyet enflasyonunda yukarı yönlü oynamalar görüleceğine işaret eden Alkin, “Ne yazık ki bu durum fiyat artışlarının tüketiciye yansıtılmasına neden olacak” dedi.
Faiz oranlarının da yüzde 20’ye dayandığına dikkat çeken Alkin, şöyle devam etti: “Hiçbir ülke reel sektörü ilgilendiren, ekonomi ile yakından alakalı olan faiz oranlarının yüksek olmasından hoşlanmaz. Ama para biriminde erime görülüyorsa faizleri arttırmak kaçınılmaz oluyor. Tabii faiz enflasyon rakamları ile yakından alakalı, biri diğerini de aşağı çeker. Burada önemli olan enflasyonu doğuran, fiyat artışlarına neden olan faktörleri kontrol altına almak. Şu da unutulmamalı ki enflasyonla mücadele seri olunmalı, bir an evvel kurun sakinleştirilmesinde yarar var. “
Merkez Bankası’nın faizleri bir miktar artıracağını öngören Alkin, “Çin ve Rusya gibi büyük ülkelerin yüksek Merkez Bankası rezervleri var. Bunlar para birimleri değer yitirdiğinde rezervlerinden faydalanabiliyorlar. Ama Türkiye gibi ülkelerin imkânları daha sınırlı. İşte bu nedenle dönem dönem faiz oranlarını kademe kademe artırılıyor” ifadelerini kullandı.
TÜFE NEGATİF OLABİLİRDİ
İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Aşan ise enflasyonu kur dalgalanmalarının körüklediğini vurguladı. Aşan, “1 Ağustos’tan itibaren kur dalgalanmaları olmasa bu dönemde TÜFE negatif veya sıfıra yakın olabilirdi. Ne yazık ki böyle bir durumla karşı karşıya kaldık ve TL’nin yüzde 35 değer kaybı aylık enflasyona yüzde 2,3, yıllık enflasyona yüzde 17,95 olarak döndü” diye konuştu.
Yüksek faizin de enflasyon artışında rol oynadığını dile getiren Aşan, “Ancak bu telafi edilebilir, katlanılabilir bir etki. Esas sorun kur” ikazında bulundu.
İŞTE ÖNLEMLER
Enflasyonla mücadelenin önem taşıdığını belirten Aşan, soruna karşı atılacak adımları ise şöyle sıraladı: “Dolar ve Euro’nun artışının önüne geçilmeli. Sektörlere ve firmaların krediye erişimi kolaylaştırılmalı. Bu çerçevede ilave paketler açıklanmalı. Bütçe disiplininin devamına odaklanılmalı. Rekabet Kurumu kur artışlarının anlık olarak fiyatlara yansıması konusunda duyarlı ve dikkatli olmalı.”
DALGALANMALARA MÜDAHALE EDİLSİN
Enflasyonun yükselmesi ve tehlike çanlarının çalması karşısında ekonomistler, “Kur dalgalanmaları derhal kontrol altına alınsın” çağrısı yaptı.
