Esneme işlemi uyku, midenin dolu olmasından, bedenin ağırlaşmasından bazen de can sıkıntısından nefesin uzunca alıp verme halidir. Bu durum genellikle dalgınlığı ve gafleti andıran bir durumdur. Şeytanın da en çok fırsat kolladığı zaman dilimlerden biridir.
Esnemek uyku, midenin dolu olmasından, bedenin ağırlaşmasından bazen de can sıkıntısından nefesin uzunca alıp verme halidir. Bu durum genellikle dalgınlığı ve gafleti andıran bir durumdur. Şeytanın da en çok fırsat kolladığı zaman dilimlerden biridir.
Normal şartlarda esnemek iradi olan bir davranış biçimi değildir. İradi olmayan yani insanın elinde olmayan davranışlardan da insan mesul değildir. Fakat iradi olmayan birtakım esnemenin de sebebi yine irademize bağlı olarak yaptığımız bazı yanlışlıklar yatar. Bunların başında çok yemek yemek, gaflet vb sebepler yatar. Bu nedenle esnemek hoş karşılanmamıştır. Bunun için, esneme ihtiyacı duyan kişi mümkün olduğu kadar buna mani olsun.
Esneme ile ilgili hadislerde peygamber efendimiz (sav): “Allahü teâlâ esnemeyi sevmez.” [Buhari], “Esnerken ağzınızı kapatın.”[Müslim], “Esnemek şeytandandır.” [Buhari]
Her esneme şeytandan değildir. Yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde de sinirsel esnemeler olur.
Namazda ve namaz dışında, ağzını açarak esnemek mekruhtur. Dudağı ısırarak mani olmaya çalışmalıdır. Böyle yapamayan, namazda kıyamdayken sağ elin; diğer rükünlerde ve namaz dışında ise sol elin arkasıyla ağzını kapatmalıdır.
Esneme belirtileri ortaya çıktığında; abdest almak, hareket ederek kan dolaşımının hızlandırmak, elini yüzünü yıkamak, yorgunsa dinlenerek bu gaflet halinden kurtulmaya çalışması gerekir. Bütün bunlara rağmen esneme geçmez ise, esneme halinde ağzın el veya başka bir şeyle kapatılması İslâmi edep gereğidir.