Erbakan’ın yardımcısı Tansu Çiller fırtınalı dönemi anlattı: Darbecileri Demirel sahiplendi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Eski Başbakanlardan Prof. Dr. Tansu Çiller, 28 Şubat darbesinin baş sorumlusunun dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olduğunu söyledi.
28 Şubat’a giden süreci değerlendiren dönemin Başbakan Yardımcısı Çiller, 1995’in sonlarına doğru ekonomik sıkıntıların, terörün tırmandığını hatırlatarak, “kartel” olarak nitelendirdiği medya ile Gümrük Birliği’nden rahatsız olan iş dünyasının kendisine karşı bir klik oluşturduğunu söyledi.
Tek dertleri 'Refah gelmesin' idi
Çiller, bütün bunların yanında Refah Partisinin İstanbul dahil birçok belediyeyi almış olmasından bir rahatsızlık oluştuğunu vurgulayarak, şunları anlattı: “Refah Partisi’nin gelmesi istenmiyordu. Bunun için adeta bir strateji oluşturuldu. Dendi ki, ‘Anavatan ile Doğru Yol bir koalisyon kursun, hangisi daha yüksek oy alırsa başbakan o partiden olsun ki Refah Partisi ile koalisyon olmasın. Bu Türkiye’nin lehinedir ve bizim desteklediğimiz budur.’ Bunun üzerine çalışıldı.”
Demirel'den ‘Asker ayakta’ mesajı
Refah Partisi ile koalisyon kurulmadan tehditler aldığını belirten Çiller, şunları dile getirdi: “Demirel tarafından bana ve Erbakan’a ‘Asker ayakta’ şeklinde mesajlar iletilmeye başlandı. Hatta bu tehditler öyle boyutlara geldi ki evlatlarım, ailem hedefteydi. ‘Ne yapacaksanız bana yapın, ipim cebimde’ dedim. Demirel’e, ‘Sincan’dan tanklar geçiyor, eğer bu hükümete bir uyarı ise bunun yasal bir dayanağı yoktur ve bir işlem yapılmak zorundadır’ dedim. Bana ‘Komuta zincirini bir daha bozdurmam’ dedi. Erbakan’a gittim. ‘Bunu teftişe götürelim, yasal bir dayanağı yok’ dedim. O ise bana, ‘Bunu abartmadan geçirelim, askerler bizi severler, ülkeye de iyi hizmetlerimiz oluyor. Bu hizmetler sekteye uğramasın’ diye cevap verdi. Ancak bazı şeylere ‘dur’ demek gerekir.”
Mesut Yılmaz apoletleri gösterdi
Erbakan’ın istifasının ardından hükümeti kurma görevinin kendisine değil de Mesut Yılmaz’a verilmesini “Çankaya darbesi’ olarak nitelendiren Çiller, “Yılmaz bize geldi ve ‘Ben başbakan olmayabilirim, sen olabilirsin’ dedi. ‘Kim istiyor bizim koalisyonumuzu?’ diye sorduğumda, omuzlarını gösterdi yani apoletliler demek istedi” dedi.
AK Parti darbeleri bitirdi
28 Şubat’ın ülkeye pahalıya malolduğunu belirten Çiller sözlerini şöyle tamamladı: “Oysa Refahyol hükümeti devam etseydi bu bir hizmet kervanı olacaktı. Uyum içinde çalışıyorduk. Bütün bunları Türkiye bir darbe ile kaçırmıştır. 28 Şubat’ın ardından batan bankalar, Türkiye’yi büyük krize soktu. Bu krizin maliyeti 291 milyar dolar. Millet ne yaptı? AK Parti iktidarına şans verdi ve onlar da darbeleri, vesayet dönemini bitirdi.”