• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ELİ GÜÇLENEN TÜRKİYE DAHA DA BÜYÜYECEK

2000’li yıllardan önce Türkiye’nin ciddiye alınmadığını söyleyen Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, “Şimdi elimiz güçlü. Başkanlık sistemi ile daha da güçlenir. Siyasi istikrar devam ederse sektör de büyümesini sürdürür” dedi.

Yeniakit Publisher
2014-09-05 15:31:00 - 2014-09-05 16:04:29
ELİ GÜÇLENEN TÜRKİYE DAHA DA BÜYÜYECEK

RÖPORTAJ: MEHMET ÖZMEN - Merinos Halı’nın bağlı olduğu Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını gazetemize değerlendiren Erdemoğlu, “Halkın böyle bir seçim hakkının olmasını son derece önemli buluyorum. Fakat bunun ötesinde bizim Türkiye siyaseti için Özal döneminden beri savunduğumuz bir şey var; Türkiye’ye gelmesini istediğimiz başkanlık sistemidir. Bizim bu noktada üstünde durduğumuz şey kişiler değil, sistemdir. Bu noktada halkımız kimi başkan seçerse saygı duyulmalıdır. Türkiye derhal başkanlık sistemine geçmeli. Bu ülkemizin lehinedir” dedi.

TÜRKİYE HALIDA DÜNYA LİDERİ

2013-2014 yılı halıcılık sektöründe en güçlü pazar adına gözlemleriniz nelerdir?

Türkiye halı sektöründe dünya lideri konumunda. Yani dünyada üretilen makine halısının % 40’ı Türkiye’de ve Gaziantep’te üretiliyor. Bunun öncü firması da Merinos’tur. 1993 yılında Almanya’da fuara gitmiştim. Biz eski makinelerle üretim yapan küçük bir üreticiyken fuarda gördüm ki çok ciddi bir dünya pazarı var. O zaman halı bizim kültürümüzken neden ihracatta bu kadar geriyiz diye düşündüm. Ve ilk aşamada Gaziantep’te 16 firma ile bir araya gelerek ihracat firması kurduk. Birliktelik uzun sürmeyince ayrı ayrı bu çalışmanın öncüsü olmaya karar verdik ve ilk olarak teknolojik yatırımlara 1996 yılında başladık. Gaziantep’teki tüm halıcılıkla uğraşan tüm esnafa dünyadaki çalışma tarzını anlattık. Bu çalışmalar hızla ilerledi ve şu an dünyadaki halı sektöründe payımız % 40 şeklinder. O dönemlerde Türkiye’nin ihracatı 50 milyon dolar yok iken bugün 2 milyar doları dahi geçmiş durumdayız. Gaziantep’te % 50’nin üzerinde halı üreticimiz var. Tamamında Merinos’un yetiştirdiği teknik kadrolar, arge grubu ve ihracat grubu çalışmaktadır. Firmamız değil, ülkemiz kazansın düşüncesi ile çalışmaktayız. .

TÜRK HALISINI TERCİH EDİYORLAR

Dünyada Türk halısının tercih edilme sebepleri nelerdir?

Dünyada bu sektörlerde sizin yapmanız gereken; fiyattır, kalitedir ve her pazara uygun arge yapmanızdır. Çünkü her sektörde olduğu gibi halı sektöründe de Amerikan pazarı çok farklı bir tarza sahiptir. Yine aynı şekilde Avrupa, Ortadoğu, Türkiye pazarları da farklı tarzlara sahiptir. Bu noktada bu farklılıkları iyi tespit eder ve ona göre üretim yaparsanız, başarılı olursunuz.

75 ÜLKEYE İHRACAT

Dünyanın kaç ülkesinde varsınız?

Şu anda biz 75 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ve ihracat yaptığımız ülkelerde en iyi konumdayız. Dünyada üretilen makine halısının da % 3’ünü de biz üretiyoruz.

CAMİ YAPTIRILIYOR

Bir cami yaptırdığınız biliniyor. Ayrıntısı nedir?

 Babamız hayır işlerine başladığı zaman ilk yaptırdığı şey camidir. Kendi adına bir cami yaptırmıştır. Son dönemlerde de annemiz kendi adına bir cami yaptırmamız yönünde telkinlerde bulunuyor. Biz de önümüzdeki dönemde bunu gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

İSTİKRARLI HÜKÜMETLE BAŞARI KAZANILDI

Son cumhurbaşkanı seçimini, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Halkın böyle bir seçim hakkının olmasını son derece önemli buluyorum. Fakat bunun ötesinde bizim Türkiye siyaseti için Özal döneminden beri savunduğumuz bir şey var; Türkiye’ye gelmesini istediğimiz başkanlık sistemidir. Bizim bu noktada üstünde durduğumuz şey kişiler değil, sistemdir. Bu noktada halkımız kimi başkan seçerse saygı duyulmalıdır. Cumhuriyet tarihimizde başarılı dönemlere baktığımız zaman 4 dönem vardır; Atatürk dönemi, Menderes dönemi, Özal dönemi ve Tayyip Erdoğan dönemi. Bu dört dönemde siyasi yapı olarak birbirlerinde farklıdır. Fakat ortak bir nokta vardır ki; hepsi tek başına iktidar olduğu zaman başarılı olmuşlardır. Türkiye’ye baktığımız zaman tek başına iktidar olan ve istikrar sağlayan hükümetlerle başarı kazanmıştır. Bu durumunda ileride koalisyon sistemleri ile bozulmasını istemiyorsak, acil olarak başkanlık sistemine geçmemiz gerekir.

ARTIK BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLMELİ

Başkanlık sistemini bu kadar önemsemenizin sebebi nedir?

Başkanlık sistemine geçmeliyiz çünkü bu durumun ülkemizin her yönüyle lehinedir. Şöyle bir tespitim var; Ekvator’da Kuzey bölgelerine gittikçe insanlar daha çok kural tanıyan, uyumlu tipte karşımıza çıkar. Fakat Kuzey’den Ekvatora doğru geldikçe insanlar daha çok asi ve kendi dediğini doğru kabul eden tipte karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin Ekvator kuşağında bulunduğu yere baktığınız zaman bulunduğu yer itibariyle herkesin kendi isteğinin olmasını istediği bir bölge. Bir atasözünde denildiği gibi horozu çok olanın sabahı erken olur. Bir Amerika, Fransa gibi değil. Böyle olduğu zamanlarda yani Türkiye’de koalisyonların olduğu dönemlerde Türkiye başarılı olamamıştır. Tek başına iktidar olan hükümetlerin döneminde ekonomik, sosyal ve kültürel başarıya ulaşmıştır. Türkiye’de koalisyonların olmasını, parçalı görüntülerin olmasını istemiyorsak sistemin başkanlık sistemi olması şarttır.

TÜRKİYE’Yİ CİDDİYE ALMIYORLARDI

Yurtdışında insanlar Türkiye’yi nasıl görüyor?

2000’li yıllardan önce Türkiye’yi ciddiye almıyorlardı. Fakat son zamanlarda gittiğimiz zaman görüyoruz ki Türkiye’yi önemseyen bir yapıdalar. Özal, dönemindeki işadamlarını dünyayı görmeleri ve dünya ile ticaret yapmaları için yurtdışına yönlendiriyordu. O zamanlarda başlayan bu durumun son 10-12 yılda hızlanarak devam etmesi dünyanın her tarafına yayılmış bir millet olmamıza vesile oldu. İşçi gönderen bir toplumdan yurtdışına işadamı olarak yerleşen bir konuma geldik.

Zaman zaman ekonomik kriz yaşanıyor. Türkiye etkilenmeyen ülkeler arasında. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?

Yönetimin güçlüğüne ve istikrarı ile alakalı bir durum. Eğer siz ev ödevlerinizi iyi yaparsanız, doğru yönetim sergiler ve birlik beraberlik içinde olursanız, dışarısı size nüfuz edemez. Eğer siz sıkıntılarınız, topluma saçılmak istenen nifak tohumlarını birlik beraberliğinizle çözerseniz bu durumlardan etkilenmezsiniz.

ÇÖZÜM ÜRETEN TARAFTAYIZ

Sizce Türk halıcığında sorunlar var mı, varsa nelerdir?

Biz firma olarak şikâyetçi bir firma değiliz. Dönem dönem olumsuzlukların da yaşanabileceğini biliyoruz. Biz bu noktada problemler olduğu zaman çözüm üreten tarafta olmayı tercih ediyoruz.

TAMAMEN YANLIŞ BİR ANLAŞILMA

Çalışanlarınızın namaz kılmasına izin verilmediği yönünde haberler yayınlandı. Ne söyleyeceksiniz?

Bu tamamen yanlış anlaşılmalar. Biz Anadolu insanıyız. Kültürümüze, değerlerimize ve inançlarımıza saygılı bir grubuz. Yani bırakın izin verip vermeme durumunu, Cuma namazlarında servis sistemi koyup, çalışanlarını camiye götüren tek şirketiz ya da ender firmalardan biriyiz. Bunun yanında vakit namazlarını kılabilmeleri için de yer anlamında bir kolaylık söz konusudur.

2000’LERDE BÜYÜK BİR SIÇRAMA OLDU

Türkiye’deki ihracatlarda en büyük sıçrama hangi yıllarda sağlandı?

2000’li yıllarda oldu diyebiliriz. Fakat bunun bir altyapısı var. Ben 1993 yılında dünyanın birçok yerini gezerek, dünyadaki pazarları ve ne istenildiğini anlamaya çalıştım ve bu doğrultuda üretimler yaptık. Gaziantep’in bütün firmalarıyla bir ekip gibi çalıştık.

İhracatın artmasında ülke siyasetinin, istikrarlı siyasetin önemi var mıdır?

• Öncelikle bu tür amaçlarla çalışan firmalar kendi üzerlerine düşeni yapmak durumunda. İstikrarlı siyasetin çalışmalarımıza olumlu etkisi var. 12 yıl öncesine göre uluslararası ilişkiler kapsamında gittiğimiz ülkelerde Türkiye’nin saygınlığının artması önemli durumlardır. Çalışmalarla istikrarın paralel gitmesi gerekir. Birinin çalışıyor olması tam bir başarı sağlamaz.


Yeni Akit Gazetesi

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23