• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

El Kaide'nin iki numaralı adamı el-Masri öldürüldü

El Kaide'nin iki numarası Abu Muhsin el-Masri, Afgan güvenlik güçleri tarafından öldürüldü.

Yeniakit Publisher
2020-10-25 13:12:00 -
El Kaide'nin iki numaralı adamı el-Masri öldürüldü

Afganistan Ulusal Güvenlik Müdürlüğü (NDS), güvenlik güçlerinin El Kaide'nin üst düzey liderlerinden Abu Muhsin el-Masri'yi öldürdüğünü duyuruldu.

NDS, El Kaide'nin ikinci komutanı olduğu belirtilen el-Masri'nin Gazni vilayetinde yapılan özel bir operasyon sırasında öldürüldüğünü açıkladı.

El-Masri, El Kaide'ye ABD'de maddi destek ve kaynak sağlamak ile ABD vatandaşlarını öldürmek için komplo kurmakla suçlanıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandaş

Gebermiş bu şer güçler müslüman ülkelerin başına bela
  • Yanıtla

turgut ertav

MAİDE SURESİ,48.AYET TEFSİRİ HAKKINDA: ''Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.'' (Maide Suresi, 48. ayet). BU AYETİN TEFSİRİ: Bu âyeti kerime, Kur'an-ı Kerim'in nasıl muazzam bir ilâhî kitap olduğunu, ve muhtelif şeriatların, ümmetlerin vaktiyle meydana getirilmiş olduğundaki hikmeti ve Hz. M ıı ham m e d'in peygamberliğinden sonra Kuran hükümleri dairesinde hükmedilmesi gerektiğini beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: Ey Yüce Resulüm!.. Eski ümmetlere Tevrat, İncil gibi kitapları verdik (Ve sana) Kur'an-ı Kerim'den ibaret olan (kitabı da hak olarak) hakikate tercüman, tam bir doğruluk ve hikmetle vasıflanmış bir halde izzet semâmızdan (indirdik) sana inzal buyurduk (kendisinden evvelki) semavî her (kitabı) diğer Peygamberlere verilmiş olan kitapların kapsamını (tasdik edici) onlardaki kıssaların, vaad ve tehdidin hakikata uygun, zamanlarındaki insanların irşat ve aydınlatılmasına yönelik bulunduğunu açıklayan (ve üzerine bir koruyucu) onların birer ilâhî kitap olduğuna şahit, onların yürürlükten kaldırılmış hükümlerini koruyucu ve savunucu, kaldırılmış hükümlerine de işaret edici (olmak üzere) o hak ve hakikati bildiren kitabı da sana ihsan buyurduk. (Artık) sana müracaat eden ehli kitap ve diğerlerinin (arlarında Allah Teâlâ'nın) sana (indirmiş olduğu) o apaçık kitabın hükümleri (ile hükmet) çünki o apaçık kitap, diğer ilâhî kitaplardaki yürürlükten kaldırılmamış olan bütün şer'î hükümleri ve hikmet gereği olan bir nice diğer dinî meseleleri içine almış bulunmaktadır, (ve sana gelen haktan) Ahkamı Kur'aniyeden ayrılıp da (onların) o müracaat edecek olanların (havalarına) gayri meşru arzularına (tâbi olma) öyle bir hareket, Allah'ın hükmüne muhalefettir, büyük sorumluluğu gerektirir. (Ve eğer Allah Teâlâ dilese idi elbette sizleri bir ümmet kılmış olurdu) Bütün asırlarca hepinizi bir din, bir şeriat üzere birleştirir, o şeriatı hükmünün kaldırılmasından ve değişiklikten uzak kılardı, (fakat) Öyle kılmadı, vakit vakit Peygamberler gönderdi, sizleri evvelce başka şeriatlere tâbi tuttu (size vermiş olduğu şeylerde) bulunduğunuzdan önceki asırların durumlarına uygun, muhtelif şer'î hükümlerde (sizi imtihan etmek için) hakkınızda bir imtihan muamelesi gibi bir muamelede bulunmak hikmetine binaen sizi bir ümmet aynı şeriata tâbi kılmadı. Binaenaleyh şimdi de hepinizi bir dine, bir parlak şeriate tâbi tutmuştur, şimdi hikmet bunu gerektirmektedir, buna muhalefet, hakkınızda elem verici azapları gerektirir, (artık) Ey insanlar! Sizin için iki âlemde de (hayırlı işlere koşunuz) Kur'an-ı Kerim'de beyan olunan doğru inançlar ile, iyi ameller ile vasıf lanmaya gayret ediniz fırsatı kaçırmayınız. (Nihayet toptan dönümünüz Allah Teâlâ'yadır) Hepiniz bu dünyayı bırakıp âhiret âlemine gidecek, orada amellerinize göre muameleye tâbi olacaksınızdır. (Binaenaleyh) Dünyada iken (nelerde ihtilâf etmiş olduğunuzu o) Yüce Yaratıcı âhiret âleminde (size haber verecektir) o ihtilâfınıza lâyık cezaya sizi kavuşturacaktır. O halde bu akibeti düşününüz, daha imkân elde var iken kaybedileni telâfi etmeye çalışınız, hepimiz birden İslâm dininin saadet sahasında toplanarak aradaki boş ihtilâflara son veriniz. Bütün insanlığın selâmeti, hakiki saadeti ancak bu sayede temin edilmiş olur. Kaynak:Ömer NASUHİ BİLMEN MEALLERİ VE TEFSİRİ .
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23