Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ‘kâğıt üçkâğıtçılığı davası’nda Aydın Doğan’ın, kızı ve iki üst düzey yöneticisinin beraat kararını bozdu. Davanın zaman aşımına uğramayan bölümleri için usuli eksiklik giderilip tekrar yargılama yapılacak. Aydın Doğan ve kızı hakkında 8 yıl 9 ay hapis cezası istenmişti.
HABER MERKEZİ - Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, kızı ve iki üst düzey yöneticisinin; yurtdışında kurdukları tabela (off-shore) şirketler üzerinden küçük yatırımcıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle yargılandıkları dava; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın haklılığını ortaya çıkardı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu; Aydın Doğan hakkında verilen beraat kararını bozdu. Davanın zaman aşımına uğramayan bölümleri için yeniden iddianame düzenlenecek. Bu durumda süreç sil baştan başlayacak.
ERDOĞAN, DAVAYI ADALET BAKANI’NA SORMUŞTU
Erdoğan, Başbakan olduğu dönemde; dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i aramış ve Ergin’e, konunun uzmanı ve müdahili olan Sermaye Piyasası Kurulu’nun, suçun varlığı konusunda tam kanaat sahibi olduğunu, yargıya etki edilmezse, mahkûmiyet kararı çıkması gerektiğinin söylendiğini hatırlatarak, ‘kâğıt üçkâğıtçılığı davası’nda neler olduğunu sormuştu.
DAVA, USULÜNE UYGUN AÇILMADI
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Aydın Doğan ve kızı Hanzade Doğan Boyner’in de aralarında bulunduğu 4 sanığın “Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet”ten yargılandığı “kâğıt üçkâğıtçılığı davası” usulüne uygun açılmadığına karar verdi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda 23’e karşı 24 üyenin oyu ile alınan kararda, uyuşmazlık konusu olarak öncelikle sanıklar hakkında usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığı irdelendi. Kurulun 24 üyesi, “davanın usulüne uygun açılmadığı”na hükmetti. Ceza Genel Kurulu’nun kararının yazımı tamamlandıktan sonra dosya yerel mahkemeye gönderilecek ve kamu davası düşecek. Davanın yeniden açılmasına gerek görülürse süreç sil baştan.
SAZ: ÖRTÜLÜ İŞLEM VAR, MAHKEME KARARI HATALI
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yardımcısı İrfan Saz’ın; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderdiği mütalaasında; Doğan Holding yöneticilerinin örtülü işlemlerde bulunduğu, Doğan Holding yöneticilerinin beraatına hükmeden İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Abuzer Kaya’nın kararının hatalı olduğu yönünde görüş bildirmişti.
İrfan Saz mütalaasında; Doğan Holding yöneticilerini suçlamış ve “Firmaların gereksiz yere aracı kılınarak üretici/satıcı birim fiyatlarından daha yüksek bedellerle gazete kâğıdı ve baskı malzemesi ithal edilmesi neticesinde halka açık anonim ortaklıklar olan Hürriyet ve Milliyet`in kârının/mal varlığını azalttıkları dosya kapsamı ile anlaşılmasına rağmen, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile beraat hükmü kurulmuştur” denilmişti.
Saz; İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulmasını istemişti.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Aydın Doğan, kızı Hanzade Vasfiye Doğan Boyner, İmre Barmanbek ve Ali Rıza Temuroğlu hakkında, kâğıt ve baskı malzemesi temin eden şirketlere haksız kazanç sağlandığı gerekçesiyle “Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet” suçundan İstanbul 7. Asliye Ceza mahkemesinde dava açılmıştı. Mahkeme, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Aydın Doğan’ın da aralarında bulunduğu 4 sanığın beraatine karar vermişti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 7. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozmuştu. Yerel mahkemenin kararında direnmesi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gelmişti.
8 YIL, 9 AY HAPİS CEZASI İSTENMİŞTİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, soruşturmanın, SPK’nın, Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ile Doğan Gazetecilik A.Ş. yöneticileri hakkında, gazete kâğıdı ve baskı malzemelerinin ithalatı işlemlerine fiili olarak katkısı bulunmayan Doğan ailesinin yurtdışında kurulu şirketleri üzerinden karşılamak suretiyle “görevi kötüye kullanma” suçunu işledikleri iddiasıyla Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruyla başladığı anlatılmıştı. İddianamede, Aydın Doğan, Vasfiye Hanzade Doğan Boyner, İmre Barmanbek ve Ali Rıza Temuroğlu’nun, 2 yıl, 8 ay ile 8 yıl, 9 ay arasında hapis cezası öngören 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 47/A-6 ve TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca yargılanması istenmişti.