Lavrov’dan ABD’ye ağır suçlama: "Enerji hegemonyası için dünyayı ateşe atıyorlar"
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, küresel enerji piyasalarında yaşanan gerilime dair zehir zemberek açıklamalarda bulundu. ABD’nin enerji kaynakları üzerinde tam hakimiyet kurmak adına uluslararası hukuku ve anlaşmaları hiçe saydığını belirten Lavrov, Washington’un "sömürge dönemi yöntemlerine" geri döndüğünü savundu.
Rus devlet televizyonuna konuşan Lavrov, Washington yönetiminin uluslararası alanda tanınan diplomatik teamülleri bir kenara ittiğini vurguladı. ABD’nin Latin Amerika’dan Orta Doğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada izlediği politikaları eleştiren Lavrov, "Uluslararası hukukun geçerliliğinin kalmadığı, sadece güçlünün sözünün geçtiği bir dünyaya doğru sürükleniyoruz" uyarısında bulundu.
"Hukuk bitti, şahsi çıkarlar dönemi başladı"
Lavrov, ABD’nin kendi iradesini tüm dünyaya dayattığını belirterek şu iddialarda bulundu:
- Kirli yöntemler: Washington'un çıkarlarını korumak adına darbe, kaçırma ve suikast gibi yollara başvurmaktan çekinmediği,
- Siyasi baskı: Kendi enerji doktrinini kabul ettirmek için ülkelerin iç işlerine müdahale ettiği ifade edildi.
"Tüm operasyonların arkasında petrol var"
Lavrov, son dönemde yaşanan küresel krizlerin merkezinde enerji kaynaklarının kontrolü olduğunu savundu. ABD-İSRAİL ekseninin İran’a yönelik saldırı girişimleri ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu hedef alan operasyonların temel sebebinin petrol rezervleri olduğunu dile getirdi.
Avrupa’ya "Nord Stream" ve "Gaz" baskısı ABD’nin Avrupa üzerindeki etkisini de sert bir dille eleştiren Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rus gazından koparılma sürecine dikkat çekti:
- Nord Stream Hattı: Avrupa’nın kendi enerji güvenliğini sağlayan bu hattan vazgeçmeye zorlandığı,
- Macaristan ve Slovakya Örneği: Rus gazı alımına devam etmek isteyen bu ülkelerin, birlik içinde baskı altına alınarak engellenmeye çalışıldığı belirtildi.
"Yeni sömürgecilik ve kibirli politika"
ABD’nin yaklaşımını "modern sömürgecilik" olarak nitelendiren Lavrov, Avrupa’nın da bu süreçte sergilediği tutumu "kibirli ve diğerlerini küçümseyen" bir politika olarak tanımladı. Ukrayna’daki savaşın çözüm arayışlarında bile ABD’nin önceliğinin insani durum değil, ekonomik kazançlar olduğunu savunan Rus Bakan, Moskova’nın karşılıklı çıkara dayalı her türlü projeye açık olduğunu ancak Rusya’nın haklarının göz ardı edilmesini kabul etmeyeceklerini yineledi.


