Üstelik hem yetişkinlerimizin hem çocuklarımızın ağız ve diş sağlığı da çok kötü...
ABD’de çok merkezli yapılan bir araştırma ile diş eti iltihaplarının erken doğum için risk faktörü olduğunun anlaşıldı. Ağız içi ve vajinal enfeksiyonlardaki bakterilerin benzer grupta olup olmadığını araştırırken uzmanlar “acaba ağız içinde de bağışıklık sistemi enfeksiyona karşı vajinadakine benzer tepki mi veriyor, bunu araştırıyoruz” diyordu.
Diş eti iltihapları ile erken doğum arasında dolaylı bir ilişki olduğunu vurgulayan uzmanlar buna karşın vajinal enfeksiyonlarla erken doğum arasında kesin doğrudan ilişki bulunduğunu söylüyor. Ağız çevresindeki iltihaplanma yüzünden, bağışıklık sisteminin mikroorganizmalara tepki vererek sitokin salgısını (bağışıklık hücrelerince salgılanan proteinler) artırdığını, böylece metalloproteinaz ve prostaglandin enzimlerinin de artarak erken doğuma sebep olabildiği ifade ediliyor.
Vajinal enfeksiyonlarda ise sitokin salgılanımının rahme çok yakın bölgelerde oluşması yüzünden doğrudan erken doğuma yol açtığını belirtiliyor.
Hamilelikte enfeksiyona bağlı bu tür erken doğumlar ise bebekte tahribat yapıyor ve nörolojik (beyin vesinir sitemine bağlı) rahatsızlıklara yol açıyor. Konunun bu sebeple ciddiye alınması gerektiğini belirtilerek, gebelik dönemindeki diş eti iltihaplarının hemen tedavi edilmesi gerektiğine vurgu yapılıyor.
Türk Dişhekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Taner Tücel, ise dişteki iltihabın kalbi de böbreği de etkilediğini söylüyor. Tücel, "Diş hastalıkları, sistemik birçok hastalığın tetikleyicisi veya habercisidir.'' diyor.
Geçtiğimiz yaz basına yansıyan değerlendirmelerinde Prof. Dr. Taner Tücel, diş iltihabının vücuda etkisinin büyük olduğuna dikkat çeken Tücel, dünyada çocuklar için kabul edilen çürük değerinin 1, Türkiye'de ise 6 olduğunu vurguladı.
Tücel şöyle devam etti: "İstanbul Deklarasyonu'nda ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edildi ve dünyaya ilan edildi. Diş hekimleri sadece ağız ve diş hastalıklarında değil; bundan böyle genel sağlıkla ilgili konularda, bazı hastalıkların erken teşhisinde de sorumlu olacak. Unutulmamalı ki kötü ağız sağlığı; diyabetten kalp hastalıklarına, kansere kadar birçok sistemik hastalığa neden olabiliyor. Bizdeki ağız sağlığı haritasına bakıldığında tablo vahim. Dünyada kabul edilen değerlere göre 12 yaş çocuklarında en çok 1 çürük veya diş hastalığı olması öngörülüyor. Oysa bizde bu rakam 6.2. Dişini çekersen geçer gider demekle olmuyor. Dişindeki iltihap kalbine de vurur, böbreklerine de; eklemlerine de yerleşebilir. Anne adaylarında erken doğuma neden olabilir.'