Dijital faşizm insanlık için tehdit
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İnsanları dijital mecralarda dikkatli olmaya çağıran Doç. Dr. Kırık, “Günümüzün gizli servisleri ve büyük veri şirketleri, geçmişte totaliter devletleri yönetmek için gerekenden çok daha fazla veriye sahip. Dünyanın bütün verileri artık tek bir noktada. Bu durum dijital faşizmin oluşmasına sebep oluyor” dedi.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık ile her geçen gün tehlikeli bir boyuta gelen dijital faşizmi, Müslümanların dijital uygarlık karşısındaki tutumlarını sosyal medyada intiharlara sebep olan linç kültürünü dijital oyunlardaki İslam düşmanlığını ve sosyal medya düzenlenmesini konuştuk...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bireyi bir isim veya numaradan ibaret gören dijitalleşmenin sonu faşizme çıkar” dedi. Nedir dijital faşizm ve nasıl mücadele edilebilir?
Gizli servislere gün doğdu
Günümüzün gizli servisleri ve büyük veri şirketleri, geçmişte totaliter devletleri yönetmek için gerekenden çok daha fazla veriye sahip. Böyle bir gücün bu noktada kötüye kullanılmaması olası değildir. Dünyanın bütün verileri artık tek bir noktada toplanmıştır. İşte bu durum dijital faşizmin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Zira sosyal medya şirketleri gözünde hepimiz birey olmaktan ziyade dijital bir veri durumundayız. İşte bireyleri bu zihniyete mahkûm eden davranış dijital faşizmdir. Sürekli aynı ideolojinin sunulması ve bunun zamanla normalleştirilmesi sosyal medya aracılığıyla meydana getirilmektedir. Böylece hakim düşüncenin karşısına farklı düşüncelerin çıkmasının önüne geçilmiş olunur ve tek tip düşünce, sanal dünyada baskın hale getirilir.
Dijital faşizm ile mücadele yollarını şu şekilde sıralayabilmek mümkündür:
- Devletlerin özellikle Türkiye’nin güçlü siber altyapılar oluşturması, yerli ve milli teknolojiyi geliştirmesi
- Disiplinlerarası ekipler tarafından çoklu bakış açıları dikkate alınarak dijital ortamda bilimsel kullanımın benimsenmesi
- İnsan hakları ve insan onuru dikkate alınarak sosyal medyada etik kullanım,
- Şeffaflığın güdülmesi
- Siber güvenlik alanında yatırımların artması
- Kişisel verileri paylaşırken hassas ve dikkatli davranılması
- Dijital okuryazarlığın yaygınlaştırılması
- Dijital diplomasiye önem verilmesi ve ülkesel faaliyetlerin mutlaka kitlelere anlatılması
Ergenler tehlike altında
Dijital Uygarlık bizden neleri götürecek direnmek mümkün mü?
Dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde benimsenmesi, nasıl iletişim kurduğumuz, ilişki kurduğumuz, öğrendiğimiz, çalıştığımız ve boş zamanlarımızı nasıl harcadığımızı büyük ölçüde etkiliyor. Dijital teknolojiden en çok zarar görme riski altında olduğu düşünülen grup ergenlerdir. Gençlerin internette geçirdikleri sürede net bir artış oldu ve hâlâ gelişen beyinleri onları özellikle savunmasız hale getirebilir. Ayrıca, bağlantılar kurmayı ve bir kimlik oluşturmayı öğrendiklerinden, sosyal sinyallere karşı son derece hassastırlar. Teknolojik değişime direnmek bizi sistem dışına iteceğinden direnmek mümkün değildir.
Yazılar bile yanlış yazılıyor
Dijital çağda iyi bir Müslüman olabilmek için neler yapmalı?
Bu soruya dirayetli bir insan olabilmek şeklinde cevap verebilmek de mümkündür. Zira dijital dünyada öncelikle insan olabilmek ve haklara saygılı olabilmek çok önemlidir. Burada etik ilkeler devreye girmektedir. Öncelikle birbirimize saygılı olmamız çok önemlidir. Kaba bir dil, tümü büyük harf ve ünlem kullanmamaya dikkat etmeliyiz. Yazılı metnin yanlış okunması ve yanlış anlaşılması kolaydır. Bu nedenle yazım kurallarına da dikkat etmeliyiz. Uygunsuz materyalleri yayınlamamalı veya paylaşmamalıyız. İnternet etiğinin ilkeleri, sosyal medya kullanımımızda bizi daha bilinçli kılmayı hedefler, böylece gerçekte kim olduğumuzu temsil eden bir profil oluşturabiliriz. Sosyal medyada söylediğiniz her şey bir kez yayınlandıktan sonra onu asla geri alamazsınız, bu nedenle çevrimiçi olarak paylaştıklarınızı seçmeniz çok önemlidir.
Gereksiz bildirimleri kapatın
Salgının da etkisiyle tamamen dijitale gömüldük! Dengeyi nasıl sağlamalıyız?
Çoğu kişi sosyal medyaya dikkatsizce giriş yapar, bu nedenle bildirimleri kapatarak önünüze küçük bir engel koyun. Telefonunuzu her elinize aldığınızda bir sosyal medya simgesi veya uyarı görmezseniz, orada zaman geçirme olasılığınız azalır. Çoğu telefon ve tablet, belirli uygulamalarda geçirdiğiniz zamanı görmenize olanak tanır. Sosyal medyada harcadığınız zaman için bir sınır belirleyin ve buna bağlı kalın veya sınırınıza ulaştıktan sonra sosyal medyayı engelleyen bir uygulama kullanın. Bir hobi veya yeni bir aktivite, sosyal medyaya giriş yapma isteğinizi azaltmaya yardımcı olabilir. Akıllı telefon orucu ve dijital detoks da son derece önemlidir.
Uzaktan eğitim yeni değil
Dijital eğitimden verim alınabiliyor mu akademisyen görüşlerinizi alabilir miyiz?
Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını birçok sektörde olduğu gibi eğitimde de dönüm noktası oldu. Salgın öncesinde bazı kurumlar aktif olarak uzaktan eğitimi kullanıyordu ancak salgın sonrası eğitim ve öğretim sürecinde kaçınılmaz değişiklikler meydana geldi. Bu değişiklik Kovid-19’un sadece öğrencileri değil, eğitim sürecine dahil olan öğretmenleri, yöneticileri, velileri de etkileyerek eğitimde bir kilometre taşı haline gelmesine neden oldu.
Eğitimde coğrafi kısıtlamaları ortadan kaldıran uzaktan eğitim modeli, bulunduğunuz konumdan bağımsız olarak çeşitli alanlarda uzmanlar tarafından verilen eğitimlere katılma imkanı sunmaktadır. Farklı ülkelerdeki binlerce öğrencinin aynı içeriğe erişimini sağlayan uzaktan eğitim ile özellikle sokağa çıkma yasağı ve karantina gibi sıra dışı durumlarda eğitimin devam etmesini sağlayabiliriz.
Coğrafi kısıtlamalar nedeniyle dezavantajlı durumda olan öğrencilerin eşit koşullarda eğitim almaları mümkündür. Öğrenciler, uzman eğitmenler ve öğretmenler tarafından verilen eğitime, lokasyondan bağımsız olarak kolayca erişebilir ve transatlantik bilgi transferinden faydalanabilir.
Koronavirüs salgını ile kökten yeniden şekillenen eğitim dünyası, teknolojik imkânlara sahip her birey için ender bir fırsat. Ayrıca yüz yüze eğitimden farklı olarak öz farkındalığı yüksek bireyler, dijital platformlar aracılığıyla en uygun öğrenme yöntemini keşfedebilir ve öğrenme seviyelerini kolayca yükseltebilir.
Siber saldırılara karşı ülkemiz hangi tedbirleri alıyor?
Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM), siber saldırı ve zafiyetlere karşı tamamen yerli ve milli imkanlarla 16 milyon IP’yi anlık olarak tarayıp ülke güvenliğine büyük katkı sunmaktadır. Türkiye’nin internet altyapısına yönelik siber tehditlerin savuşturulduğu USOM’da yaklaşık 150 kişilik uzman ekip, 7 gün 24 saat görev başında ülkeye hizmet vermektedir. Burada Türkiye’ye yönelik siber saldırılar bertaraf ediliyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) da yapmış olduğu eğitim ve hazırladığı raporlarla bilincin oluşmasına katkıda bulunmaktadır.
Sosyal medyada linç
Sosyal medya dilinin linç kültürünü artırması konusunda neler söylemek istersiniz?
Herkese konuşma hakkı veren ve herkesin kendi konumunu ifade etmesini sağlayan sosyal medya, pozitif şiddeti ön plana çıkarmıştır. Bu şiddet, iletişimi aşırı seviyelere taşıdı, güç ve otorite kavramlarını daha geniş kitlelere yaydı. Yeni iletişim araçlarıyla anonimlik oluşturulması, linç gibi şiddet eylemlerinin sınırlayıcı unsuru olan sağduyuyu ortadan kaldırmıştır.
Elbette, şiddetin dozunu artıran sadece sorumluluk eksikliği, diyaloğun ortadan kalkması ve yüz yüze hesap verebilirlik ve kimlik eksikliği değildir. Sosyal medya ortamında lincin büyüklüğünü ve şiddetini artıran bir diğer faktör ise platformun yapısıyla ilgilidir. Bu ortamlar sürekli değişken bir yapıya sahiptir. Bu akış bize, hızla ve kalıcı bir devlet kaygısı olmadan geride kalacak çok esnek bir yapı sağlıyor. Her şeyin bu kadar hızlı gitmesi, hatta sonradan tepkilerimizi silme ihtimali bile bizi sorumluluktan kurtarıyor ve şiddetin önünü açıyor.
Sosyal medya düzenlemelerini yeterli buluyor musunuz?
31 Temmuz 2020 tarih 7253 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da önemli düzenlemeler yapıldı. Sosyal ağ sağlayıcılara Türkiye’de temsilcilik açma zorunluluğu getiren sosyal medya yasası yürürlüğe girdi. Türkiye’nin bu noktada gerekli adımları attığını söyleyebilmek mümkün.
Kişisel verilerinizi koruyun
Kişisel verilerin korunması için sanal nelere dikkat etmeli?
- Taklitçilere karşı dikkatli olun.
- Kişisel bilgileri güvenle imha edin.
- Verilerinizi şifreleyin.
- Şifreleri gizli tutun.
- Sosyal ağ sitelerinde özelinizi fazla paylaşmayın.
- Antivirüs yazılımı kullanın ve güncel tutun.
- Kimlik avı e-postalarından kaçının.
- Wi-Fi konusunda kamuya açık ağlardan hesaplarınıza giriş yapmayın.