Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli ile yaptığı koalisyon görüşmesi sonrası basın açıklamasında bulundu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, koalisyon görüşmelerinin ilk turu kapsamında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya geldi.
Davutoğlu'na görüşme sonrası, AYM'nin dershane kararı da soruldu.
Davutoğlu, mahkemenin açıkladığı kararla ilgili daha gerekçeli ve detaylandırılmış bir çerçevenin kendilerine ve kamuoyuna ulaşmadığını belirtti. Bunun ulaşmasının ardından değerlendirmelerini yapacaklarını, herhangi bir hukuki boşluk oluşmaması için atılması gereken adımların ne olduğunu tespit edeceklerini bildiren Davutoğlu, bu konuda Milli Eğitim Bakanı ile görüştüğünü, Adalet Bakanlığı ve ilgili birimlerin konuyu değerlendireceğini anlattı.
Başbakan Davutoğlu, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının yayınlanması sonrasında, alınacak tedbirler hususunda kimsenin tereddüdünün olmaması gerektiğinin altını çizerek, bu anlamda boşluk olmaması için gayret göstereceklerini ifade etti.
Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Türkiye'de eğitim politikalarını belirleme hakkı, yetkisi ve sorumluluğu siyasi iradeye aittir. Yani gerek yasal çerçeve gerek güçler ayrılığı esasına göre dış politika, ekonomi politikaları, sosyal devlet politikalarını yönetmek nasıl halkın seçtiği hükümetlerin uhdesinde ise eğitim politikalarını belirleme halkı da yetkisi ve sorumluluğu da halkın seçtiği hükümetlerdedir. Bir hukuku ihlal veya insan hakları ile ilgili bir şey varsa Anayasa Mahkemesine başvurulur. Anayasa Mahkemesinin yetkisi, hukuki yetkisi böyle bir şeyi değerlendirme konusu yapmaktır."
Eğitim politikalarının ne olacağına karar verecek makamın yürütme erki olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, sözleri şöyle sürdürdü:
"Yürütme erkinin de bu konudaki tutumu örgün ve yaygın eğitimin güçlendirilerek dershanelere olan ihtiyacın azaltılması, mümkünse kalmaması yönündedir. Çünkü dershaneler üzerinden hem vatandaşlarımız hem de eğitim mantığı itibarıyla, test mantığı içerisinde dahi karşı karşıya kalınan birçok sorun ve örgün eğitim üzerindeki negatif etkisi yanında bazı amaçlar için kullanılmak bağlamında da olumsuz tesirleri göz önünde bulundurularak bu kararlar alındı. Eğitim politikalarının nihai belirleyicisi siyasi iradedir, yürütme erkidir. Mahkemenin gerekçeli kararını gördükten sonra bu konuda ne tür tedbirler alınması gerektiğini ve eğitimi politikalarımızın temel ilkeleriyle belirlediğimiz temel ilkeleri arasında vurguladığım husus Milli Eğitimin örgün işleyişinin temel alınması konusunda da bu ilkeler etrafında tekrar alınır."
Davutoğlu, Türkiye'de son günlerde, 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo, toplumsal yumuşama ve belli ölçülerde siyasi görüşmeler üzerinden bir hükümet ortaklığı kurma çalışmaları yürürken bu tür kararların, bazı açıklamaların gündeme gelmesinin de düşündürücü olduğunu dile getirdi.
Davutoğlu, "Hükümet yapısı ortaya çıktığında, yeniden kurulduğunda bunlar hep gündeme gelebilir. Ama bugünlerde bu tür kararlardan hareketle kimse tekrar Türkiye'de yürütme erkinin sorumluluğunu taşıdığı konularda farklı tavırlar alınabileceği gibi bir vehme kapılmamalıdır. Hukuk saygımız var, Anayasa Mahkemesinin kararının gerekçesini göreceğiz, izahını göreceğiz ama bu konulardaki kararlı tutumumuzda da bir değişiklik olmadığını söylemek isterim" ifadesini kullandı.