Dâvûd-İ Kayserî’nin Vefatı (Alim)
Aslen Sâve’li bir aileye mensup olan Dâvûd-ı Kayserî, Moğol istilasından kaçan ailesinin Kayseri’ye gelmesinin ardından burada doğmuştur. Ailesinin ilim geleneğine mensup bir aile olmasından ötürü Dâvûd-ı Kayserî, erken yaşlarda Kayserî’deki medreselerde tahsil hayatına başlamıştır.
Mısır’a gitmeden önce Kayseri ve Konya’da Kur’ân, sarf, nahiv, âdâbü’l-bahs ve mantık gibi temel dersleri almıştır. Konya’daki üstadlarından Sirâceddin Urmevî, Sadreddin Konevî,vasıtasıyla İbnü’l-Arabî’nin tasavvufî öğretisinden haberdardır. Ayrıca Urmevî’nin Mısır’da tahsil görmüş olması Kayserî’nin de eğitimine Mısır’da devam etmesinin sebebi olarak zikredilir. 1275’ten sonraki bir tarihte Mısır’a gittiği anlaşılan Davûd-ı Kayserî’nin bu ilmî seyahati hakkında araştırmacılar, onun yüksek tahsilde bulunmak amacıyla Mısır’a gittiğini belirtmektedirler. Eserlerinde Arap diline olan yetkinliği bariz bir biçimde görülen Kayserî’nin Mısır’da uzun bir müddet kaldığı tahmin edilmektedir. Kayserî’nin ilmî hayatı açısından Mısır’la ilgili önemli bir diğer husus ise ileride kasidelerine şerh yazacağı İbnü’l-Fârız’ın etkisindeki tasavvufî çevre ile tanışmış olmasıdır.
1287’de Mısır’dan ayrılan Kayserî’nin 1314’te Niksar’a gidene kadar Kayseri ya da Konya’da müderrislik yaptığı tahmin edilmektedir. 1314’te Niksar Nizamiye/Yağıbasan Medresesi’nde Merâğa Matematik-Astronomi Okulu mensuplarından İbn Sertak’tan matematik-astronomi ilmini tahsil ettiği, Kayserî’nin burada istinsah ettiği iki eserden anlaşılmaktadır.
Buradan muhtemelen hocası İbn Sertâk’ın da teşvikiyle Tebrize’e giden Kayserî, 1331 yılında aldığı manevî bir işaretle Fusûs Şerhini kaleme almıştır. Ayrıca Kayserî’nin Tebriz’de kaldığı süre zarfında hocası Abdürrezzâk el-Kâşânî vasıtasıyla Sühreverdîlik ile tanıştığı, hatta bu tarikat usûlünce seyrüsülûkunu tamamladığı da söylenenler arasındadır.
1331’de İznik fethedilince Orhan Gazi buraya Osmanlı’nın ilk medresesini inşa ettirmiştir. 1335 yılında bu medreseye müderris olarak tayin edilmiştir. Dâvûd-ı Kayserî İznik’te 1350 yılında vefat etmiş ve ders verdiği medresenin karşısına Çınardibi denilen yere defnedilmiştir. (https://islamdusunceatlasi.org)