Sokak çağrıları ile huzuru bozup, çözüm sürecini dinamitlemeye çalışan HDP’ye bölge STK’larından ve milletvekillerinden tepki yağıyor. Kürt analara, “Zarokê xwe nebikaranin” yani ‘çocuklarınızı kullandırmayın’ çağrısı yapan STK’lar, “Bu kirli oyunu Kürt analar bozmalı” dediler.
6-7 Ekim olayları HDP’ye ders olmadı. Kobani bahanesiyle yine Kürtleri sokağa çağıran HDP, bugün tüm Türkiye’de eylem yapacak. Eylemlerde yine fakir Kürt ailelerinin çocukları yüzleri maskeli, ellerine molotof ve taş verilerek ön saflara sürülecek. Tertip edenlerin ve çocuklarının gitmediği eylemlerde olan yine yoksul Kürt ailelerinin çocuklarına olacak. Bölgeye huzur ortamı getiren çözüm sürecine yönelik bu provokatif eylemlere tepki gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Meclis Aile Komisyonu üyesi vekiller, Kürt annelere çocuklarını karanlık güçlere maşa olarak kullandırmamaları çağrısı yaptı. Eylemi organize edenlerin çocuklarının Avrupa’da, Amerika’da okudukları, bölgedeki Kürt çocuklarının cahil kalması için de okulların yakıldığına dikkat çekilen açıklamalarda, annelerden çocuklarını evde tutarak karanlık güçler ve onların maşalarının oyununu bozmaları istendi.
KOBANİ KONUSUNDA TÜRKİYE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPTI
Yeni Akit’e konuşan AK Parti Diyarbakır Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Mehmet Süleyman Hamzaoğulları, bölgede çözüm sürecinin yaşandığına dikkat çekerek, “Bölgeye bahar havası geldi ama birileri hala yol kesiyor, insanlardan haraç alıyor, şantiye basıyor, çocukları dağa kaçırıyor. Bu tür hareketler çözüm sürecine uygun değil. Çok üzücü olaylar yaşanıyor. Bu olaylardan bölge zarar görüyor. Artık bölge kepenk kapatma, kanla anılmak istemiyoruz.” dedi.
HDP ÇOCUKLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAYI BIRAKSIN
HDP’nin, artık başkalarının çocukları, kanları üzerinden siyaset yapmayı bırakması gerektiğinin altını çizen Hamzaoğulları, “Fakir aile çocuklarının öne çıkarılması, yüzlerinin kapatılması, fistan giydirilmesi, ellerine taş ve molotof verilmesi hoş değil. Aileler de çocuklarına sahip çıkıp, sokağa salmasın. Zaten son eylemlerde bazı anneler çocuklarını sokaktan aldı. Bölge halkı mütedeyyin. Bu tür olayları tasvip etmiyor.” diye konuştu.
ANNELER ÇOCUKLARINI MAŞA OLARAK KULLANDIRMASIN
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Kilis Milletvekili Fuat Karakuş da ailelerin kendi gelecekleri olan çocukları başkalarının kirli çıkarları için kullandırtmamaları gerektiğini ifade ederek, “Kürt çocuklarını kendi kirli emelleri için kullananlar hiçbir zaman Kürt annelerinin yanında olmayacaklar. Fakir ailelerin çocuklarını maşa olarak kullanmak istiyorlar. Ailelerimiz, annelerimiz uyanık olmalı, gelecekleri olan çocuklarını kirli emeller için kullandırmamalı.” dedi. Kürt annelere uyanık olmaları çağrısında bulunan ve çözüm sürecinin annelerin akan gözyaşlarını dindirmek için başlatıldığının altını çizen Karakuş, Kürt annelerden çocuklarını evlerde tutup bu oyunu bozmalarını istedi.
DAVALARI KÜRTLÜK DAVASI DEĞİL, KENDİ RANTLARI
Memur-Sen Diyarbakır Temsilcisi Yunus Memiş, hükümetin başlattığı çözüm sürecinin bölgede barış havası yaşattığına dikkat çekerek, “Bu kardeşlik ortamını örgüt içindekiler yapılar bozmak için çeşitli adımlar atıyor. Bu bölge için en büyük ihanettir. Aileler bu ihanete alet olmasın, çocuklarınıza sahip çıksınlar, çocuklarını ateşe sürüklemesinler. Birilerinin gencecik fidanlar üzerinden rant devşirmeye çalıştıklarını görsünler artık. Bunların gerçekten niyeti Kürtlük davası değil, kendi rantları. Eğer davaları Kürtlük davası olsa niçin hep Kürtlere zarar verip duruyorlar. Ailelerimizden çok uyanık olmalarını, bu tür olaylara prim vermemelerini istiyoruz. ” dedi.
HDP’LİLER KENDİ ÇOCUKLARINI ÖNE SÜRSÜN
HDP’li vekillerin çocuklarını Avrupa’nın en iyi okullarında okuttuklarını ifade eden Memiş, “Diyarbakır’da birçok aile, barakada yaşam mücadelesi verirken, HDP’lilerin çocukları en güzel yerlerde barınıyor. Olan yine gariban Kürt ailelerinin çocuklarına oluyor. Bunlar halk için mücadele etselerdi çocuklarını halkın çocuklarıyla okutur, halkın içerisinde otururlardı. Garibanın çocuğunun eğitim alacağı okulları yakmazlardı, milletin fakir kalmaması için şantiyeleri, fabrikaları yakıp yıkmazlardı. Bu onların samimi olmadıklarını, bölgeyi karıştıran taşeronların değirmenine su taşıyorlar. Bu konuda halkımız uyanık olmalı.” dedi.
‘HDP’NİN ELİNDE MASUM KANI VAR’
Yandaşlarını 1 Kasım’da sokak eylemlerine davet eden HDP’ye AK Partili vekillerden de tepki yağdı. HDP’nin 6-7 Ekim’deki olayların müsebbibi olduğunu belirten vekiller, “HDP büyük risk alıyor. HDP’nin eline masumların kanı bulaştı” dediler.
l AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Hiçbir siyasi parti, hiçbir grubu, zümreyi devlete karşı isyana ve eyleme davet etme hakkına sahip değildir.”
l AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, “Bu gösteri demokratik bir gösteri olursa insanlar, ‘eğer HDP bu şekilde insanları tutabiliyorsa, 6-7 Ekim’de niye tutmadı?’ diye düşünecektir.”
l AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, “Demirtaş 6-7 Ekim olaylarından sonra, ‘biz bunu istememiştik, kontrol edemedik’ dedi. Kitleyi kontrol edemediğinizi söylediniz ama şimdi sokağa davet ediyorsunuz. Bu çağrı çok ciddi bir risk taşıyor.”
l AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, “Olaylarda Yasin Börü ve 40 vatandaşımızın kanı aktığından dolayı, HDP’nin eline masum insanların kanı bulaşmıştır. Bunun günahını çıkartıp tövbe etmeleri gerekirken insanları sokağa dökmek; yeni katliamlara ve üzücü olaylara müsaade etmek anlamına gelir.”
STK’LARDAN SAĞDUYU ÇAĞRISI
Öte yandan, Diyarbakır’daki bazı sivil toplum kuruluşları da, HDP’nin Kobani için sokağa çıkma çağrısıyla ilgili sağduyu çağrısında bulundu. Diyarbakırlı STK’lar adına açıklama yapan DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, “6-8 Ekim olaylarının çeşitli yönlerden toplumda meydana getirdiği sonuçlar da göz önüne alınarak yarın yapılması düşünülen Kobani’ye destek yürüyüşünün demokratik sınırlar içerisinde kalmasını ve yapılmasını, toplumun can ve mal güvenliğini tehdit edecek şiddet hareketlerine dönüşmemesini özellikle sorumluluk sahibi herkesten talep ediyoruz” dedi.