Parmak emme, bebeklerin daha anne karnındayken öğrendiği bir davranış. Doğumdan sonra da devam eder. Normal çocuklarda ortalama 3 yaşına kadar devam etmektedir. Fakaaat...
Yeni doğmuş bebeklerde görülen parmak emme, en masumane davranış olarak gözükse de, zaman içerisinde ilerleyen yaşlarda yaygın bir hale gelerek bazı sorunlara sebep olabilir.
İlk bir yaş içinde, doğal olarak el hatta ayak parmaklarını emebilir. Sonrasında oyuncak, battaniye ya da yastık gibi şeyleri de emdiği görülebilir. Çevreyi tanıma ve keşfetme ihtiyacından olduğu ya da dişlerinin yeni çıkması sonucunda kaşıntıyı gidermek için yaptığı düşünülebilir.
Uzmanlar, 3 yaşından sonra devam ederse anne-babaların dikkatli olmalarını ve iyi gözlem yapmalarını söylemektedir. Parmak ya da emzik emme alışkanlığı devam edecek olduğunda, henüz gelişmekte olan kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulayarak dişlerin yer değiştirmesine yol açar. Bu durumda üst ön dişler öne, alt ön dişler ise geriye doğru eğilir ve bu durumda da dişler arasında açıklık meydana gelir.
Birçok çocuk kendiliğinden bu alışkanlığı henüz ana okuluna başlamadan bırakır. Aksi durumda bunun altında yatan sebepler düşünülmeye başlanmalıdır. Bu durum çocuğun yorgun, rahatsız, mutsuz, sıkıntılı ve üzüntülü olduğunun belirtisi olabilmektedir.
Büyük çocuklardaki bu davranışı engellemek için; eline vurmak, alay etmek, sürekli sözle uyarmak, iğne batırmak, acı biber sürmek ya da ellerini bağlamak gibi yöntemleri uygulamak yanlış bir seçimdir. Çare yerine daha büyük problemlere yol açabilmektedir. Ailelerin sürekli bu davranışı hakkında çocuklarıyla gergin bir konuşmaya girmesi; tırnak yeme, tik, kekemelik gibi daha farklı sorunların oluşmasına doğru gidebilmektedir..
Öncelikle parmak emmenin, nereden kaynaklandığı tespit edilmelidir. Yeteri kadar sevilmediğini düşünmesi, annenin çalışmaya başlaması, bakıcısı ile problem yaşaması, okula başlaması, kardeşinin olması, sevdiklerinden ayrı kalması ya da aile içinde vefat olaylarının olması, emme problemine sebep olabilmektedir.
Ne yapmalıyız?
Çocuk gerek anne memesinden ve gerekse biberonla beslenirken annenin göğsüne onun sıcaklığını duyacak şekilde yaklaştırılmalıdır.
Aile bireylerinin davranışları oldukça önemlidir. İlgi, sevgi ve iletişim çocuklar üzerinde olumlu etki yapmaktadır. Bebekle, çocukla daima diyalog halinde olunmalı.
Çocuğa uygun dinlenme ve meşgul olması için çeşitli faaliyetleri yapabileceği oyun ortamları sağlanmalı..
Oyun ya da çeşitli faaliyetlerle dikkati başka şeylere yönlendirilmeli ve bu davranışlar unutturulmaya çalışılmalıdır.
Suçlamak ve cezalandırmak çocuğun kendine olan güvenini azalttığı için, suçlamadan bu durum izah edilmelidir.
Belli bir süre görmezden gelmeli ve çocuğu kendi haline bırakarak baskıcı bir tavırdan kaçınılmalıdır. Aksi bu davranış daha da pekiştirebilir.
Bu davranışın kendine zarar verebileceği, yakışmadığı, başkalarının yanında çok çirkin gözükebileceği, çocuğa şefkatli, tatlı bir dille anlatılmalıdır.
Çocuk, kesinlikle başkalarının yanında küçük düşürülmemelidir.
Çocuk parmak emmediği zaman yaptığı davranışlar ödüllendirilmeli ve parmağını emdiği zaman görmemezlikten gelinmelidir. Böylece parmak emmeyi ilgi çekme amacıyla kullanmamaya başlar.
Aile içi kavga ya da şiddet varsa, buna son verilmeli ve tartışmalar çocuktan uzakta yapılmalıdır. Anne babanın uygun olmayan davranışları düzeltilmelidir.