CHP’li Murat Emir'in komisyon açıklaması “Bu rapor lafta ve rafta kalmamalıdır” CHP yine AİHM ve AYM vurgusu yaptı!
TBMM Başkanı, Numan Kurtulmuş'un, terörsüz Türkiye hedefi için kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak raporunu açıklarken, CHP’den bazı itirazlar geldi.
CHP’nin itirazlarını sıralayan Grup Başkanvekili Murat Emir, “Bu komisyonda aslında bir umut inşa edilmeye çalışıldı ama maalesef bu komisyonun çalıştığı süre ve komisyonun öncesindeki Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ortamı değerlendirmekte yarar görüyoruz. Bu komisyon toplanırken de ve komisyon görev yaparken de Anayasa’nın sürekli çiğnendiği Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmadı” diyerek, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Selahattin Demirtaş gibi isimlerin hala cezaevinde tutulmalarına dikkat çekti.
CHP’NİN ORTAK RAPORA YÖNELİK İTİRAZLARI
Murat Emir, CHP’nin itirazlarını şöyle dile getirdi: “Belirli ölçülerde vazgeçmeleri ve bir ortak akılda buluşmalarını gerektirir. Bizim de Cumhuriyet Halk Partisi olarak kamuoyu ile paylaştığımız kendi raporumuza sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu, ancak Türkiye’nin önüne yepyeni bir model olarak 5 grup olan partinin ve diğer partilerin ağırlıklı bir biçimde katkı verdikleri barış için demokrasi için ve Türkiye’nin hukuk standartlarının yükselmesi için bir ortak kararlılıkla emek verdikleri bir rapor yazılması önemlidir, değerlidir. Bu nedenle burada görüş ifade etmiş olan katkı vermiş olan ve Türkiye’nin önüne böyle bir umudu koymuş olan herkese teşekkür etmeyi bir görev sayıyoruz. Ama bunlara rağmen bizim de bu raporla ilgili eleştirilerimiz değerlendirmelerimiz olacaktır. Değerli arkadaşlar öncelikle bu raporun ilk 5 bölümünde yer alan dilin son derece sorunlu olduğunu belirli bir siyasi ve sosyolojik bakış açısını içerdiğini bizi kapsamadığını ifade etmeliyiz. Geç görmüş olmamız dolayısıyla çeşit eleştirilerimiz oldu.
Bir ölçüde yaşama geçirildi ama buradaki cümlelerin her birinin aslında belirli bir ideolojik bakışı yansıtması dolayısıyla bizi tam karşılamadığını da ifade etmek ve tutanaklara geçirmek durumundayız. Ancak 6 bölüm olan yasal düzenleme önerileri olan demokratikleşme önerileri bizim için ve 86 milyon için önemli bir beklenti yaratan ve Türkiye’nin hem demokrasi standartlarını yükseltecek hem de toplumsal barışımızı inşa etmeye dönük olarak meclisimize bir ödev yükleyecek olması dolayısıyla bu konuyu bu konunun çok da büyütülmemesi gerektiğini düşünenlerdeniz. Bu komisyonda aslında bir umut inşa edilmeye çalışıldı ama maalesef bu komisyonun çalıştığı süre ve komisyonun öncesindeki Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ortamı değerlendirmekte yarar görüyoruz. Bu komisyon toplanırken de ve komisyon görev yaparken de Anayasa’nın sürekli çiğnendiği Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmadı.
Bu meclisin bir üyesi olan Atalay’ın hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutulduğu için gelemeyeceği Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen Tayfun Kahraman’ın hala ceza bile tutuluşu Selahattin Demirtaş'ın AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutuluşu kaygı uygulamalarında en ufak bir geri adım atılmamış olması tutukluluk uygulamalarının peşine cezaya dönüştürülmüş olması ve Türkiye siyasetinin adliye koridorlarından iddianamelerle iftiracılarla dizayn edilmeye çalışılması sürecinde maalesef en ufak bir demokrasiye ait hukuk devletine ait adalete ait bir ilerleme kaydedilmemiştir bu karşıdan bu komisyon çalışmaları beklenen umudu doğurmamıştır bunu da bir kez daha ifade etmek isteriz biz ısrarla komisyona komisyonun önemine göre olduğunu Türkiye’nin önünde bir perspektif koyacağını ama beklenen umutları yeşertebilmesi için somut adımların en azından kolay somut adımların atılması gerektiğini ısrarla söyledik ama bugüne kadar bu gerçekleşti bugünden sonra asıl soru şudur bu rapor yaşama geçecek mi bugüne kadar sadece sözde kalan demokrasiyi toplumsal barış hukuk devleti adalet anayasa ayım kararları artık yaşama geçecek asıl cevap verilmesi gereken burasıdır.
Bu rapor her birimize bir görev yüklemektedir. Bu rapor lafta ve rafta kalmamalıdır. Bu raporun içeriğindeki o genel çerçeveye uygun olarak yasal düzenlemeler idari adımlar iktidar artması gereken adımlar yargının atması gereken adımlar ivedilikle atılmalı ve Türkiye’nin önüne barışını inşa etmiş kavgalarını azaltmış demokrasi standartlarını yükseltmiş hukuk devleti niteliğini güçlendirmiş ve adaletini ayağa kaldırmış bir umut yeşertmek zorundayız elbette bu komisyonumuz gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu meclisimizin özellikle kendine özgü bir komisyondur cumhuriyetimizin demokratik laik anayasal yapısını koruyan ve üniter devlet yapısını tartışmaya açmayan bir çalışma yürütmüştür ve o açıdan da değerlidir. Teşekkür ediyorum”