• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Cezayir'in Fetih Hareketi'nin kuruluşuna verdiği desteğin hatıratlardaki ilk satırlarından: "Git ve bir kurşun at"

Yeniakit Publisher
2021-01-06 11:17:15 -
Cezayir'in Fetih Hareketi'nin kuruluşuna verdiği desteğin hatıratlardaki ilk satırlarından: "Git ve bir kurşun at"

FKÖ'nün önemli isimleri ve eski Cezayir Genelkurmay Albay Tahir Zubeyri, önemli döneme tanıklık eden hatıratlarında Cezayir'in Filistin direnişinin en eski ve en büyük örgütlerinden Fetih Hareketi'ne verdiği desteği anlatıyor

İSTANBUL (AA) - MUSTAFA DALA - Cezayir'in, Filistin direnişindeki en eski ve büyük örgütlerden biri olan Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi'ne (Fetih) verdiği askeri, diplomatik ve maddi destek, hatıratlarla kayıtlara geçerek tarih sayfalarına işleniyor.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) kurucu liderlerinden Nebil Şeas, hatıralarını yazdığı "Nekbeden Devrime Hayatım" isimli kitabında, Fetih Hareketi'ne ilk siyasi desteğin, Cezayir'den geldiğini anlatıyor.

Filistin direnişinin efsane lideri Yasir Arafat'ın, 1964 yılında, eski Cezayir Dışişleri Bakanı Huvari Bumedyen'den, silah, askeri eğitim ve maddi destek istediğini ancak Bumedyen'in kendisine "Git ve bir kurşun at. Sonra bana gel." dediğini aktaran Şeas, ülkelerinin bağımsızlığını sadece iki yıl önce kazanabilmiş olan Cezayirli liderlerin o yıllarda henüz 35 yaşında bir genç olan Arafat'ı tanımadığını ve adamlarının bir devrimi başlatacak cesarete sahip olup olmadığını kanıtlamasını istediğini belirtiyor.

Silahlı mücadelenin 1 Eylül 1964'te Mısır'ın İskenderiye kentinde düzenlenen Arap Birliği zirvesinden önce başlamasının kararlaştırıldığını belirten Şeas, ancak Fetih Hareketi askeri konseyinin, 500 adet silah, yaklaşık 190 bin dolar maddi bütçe ihtiyacı nedeniyle bu kararı ertelemek durumunda kaldığını belirtiyor.

"Arafat, Kuveyt'te bulunduğu yıllarda yine FKÖ kurucularından Ebu Yusuf en-Neccar ile sahilde oturmuş, engelleri nasıl aşacağını düşünüyordu. Sonra birden aklına Bumedyen'le yaptığı konuşma geldi ve askeri bir operasyon yapmayı önerdi." ifadelerini kullanıyor.

Şeas, daha sonra Fetih askeri konseyine sundukları bu öneriyi konseyin kabul ettiğini ve "o ilk kurşunu atma hazırlığının, işte böyle başladığını" belirtiyor.

Fetih Hareketi de İsrail'e karşı düzenlenen askeri operasyonun ardından 1 Ocak 1965'te resmi olarak kurulduğunu duyuruyor.

- Hareketin ilk ilhamı, Cezayir devriminden

Halihazırda İsrail'de tutuklu bulunan Fetih yöneticilerinden Mervan el-Bergusi ise 2010 yılında paylaştığı bir demecinde, "Fetih Hareketi'ni kurma fikrinin ilk ilhamı, 1954-1962 yılları arasındaki Cezayir devrimiydi. Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi de Fetih kurucuları için rol model olmuştu." diyor.

Arafat'ın yardımcısı olan "Ebu Cihad" lakaplı Halil el-Vezir'in başkanı olduğu ilk Fetih ofisinin Cezayir'de açıldığını belirten Bergusi, Cezayir'in Hareket'e büyük bir mali destek verdiğini ve Fetih hareketinin ilk gruplarının Cezayir'de silah eğitimi aldığını ifade ediyor.

- Arafat ve arkadaşları ile Cezayirli liderler arasında ilk görüşme

Cezayir'de 1964-1967 yılları arasında Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan Albay Tahir Zubeyri ise, “Yarım Asırlık Mücadele” adı altında hatıralarını yazdığı kitapta, Fetih Hareketi'ni kuran çekirdek kadronun, Cezayir'e 1964 Ocak ayı sonlarında ve Cezayirli liderlerle buluşmak için geldiğini anlatıyor.

Yasir Arafat, Halil el-Vezir ve Ahmed Vafi'den oluşan bu çekirdek kadronun, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'yı yöneten Mısır ve Ürdün liderlerinden bağımsız bir Filistin devrimi başlatmaya çalıştığını aktaran Zubeyri, üçünün, Cezayirli ünlü avukat Muhammed Mehri ile tanışana kadar üç ay boyunca ülkede kaldığını ve Mehri'nin daha sonra onları kendisiyle tanıştırdığını belirtiyor.

Mehri ile devrim günlerinden bir dostlukları bulunduğunu kaydeden Zubeyri, ayarlanan buluşmada, Arafat'a ne istediğini sorduğunu, Arafat'ın da "Sizden silah istiyoruz. Adamlarımızı eğitmenizi ve bize maddi destek vermenizi istiyoruz." dediğini aktarıyor.

Arafat'ın bu talebini Cezayir Dışişleri Bakanı Bumedyen'e ilettiğini kaydeden Zubeyri, Bumedyen'in ise talebi onaylayarak "Onlara yardım et" dediğini ancak bu yardımın Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnasır'ın yakın dostu olan Cezayir Cumhurbaşkanı Ahmed bin Bella'nın kulağına gitmemesi konusunda uyardığını ifade ediyor.

Zubeyri kitabında, Bumedyen'in, "Abdunnasır'ın kendi kontrolü altında bulunmayan Filistinli devrimcilere Cezayir'in destek vermesini kabul etmeyeceğini, Cezayir Cumrhubaşkanı Bin Bella'nın da bir grup genç için Abdunnasır'ın öfkesini üzerine çekmek istemeyeceğini" düşündüğünü belirtiyor.

Ancak sonraki süreçte Bumedyen'in düşündüğünün aksine Abdunnasır ve Bin Bella'nın, Fetih Hareketi'ne en büyük desteği veren isimler arasında yerini aldığı görülüyor.

- Askeri eğitim ve silah

Bumedyen'den onay aldıktan sonra, Cezayir'in devrim yıllarından kalma, Libya, Tunus, Mısır, Suriye ve Ürdün'deki silah depolarından sorumlu Yüzbaşı Aburrahman bin Atiyye'ye, depoları yeni Filistinli liderlere teslim etme emri verdiğini aktaran Zubeyri, üç ay sonra da 57 Filistinli gönüllünün Cezayir'e gönderildiğini ve başkentin 100 km batısındaki Şerşal kentindeki askeri akademiye kabul ettiğini aktarıyor.

Cezayir'den Fetih'e ilk silah sevkiyatının, Mart 1965'te Suriye'deki Mezze Askeri Havaalanı'na gönderildiğini, bunun da Hareketi'n ilk kurşunu attığı zamandan 3 ay sonraya tekabül ettiğini belirten Zubeyri, Cezayir'in sadece, 1963-1966 yıllarında Suriye Devlet Başkanı olan Emin el-Hafız döneminde Fetih Hareketi'ne silah desteği verdiğini, Emin Hafız'ın da Filistinlilere ilki Yermük Mülteci Kampı'nda, ikincisi Lübnan yakınlarında olmak üzere askeri kamp kurduğunu anlatıyor.

Filistin silahlı mücadelesinin başlamasından bir yıl sonra Arafat'ın avukat Mehri aracılığıyla kendilerine Suriye'de depolanan Cezayir silahlarının verilmesini istediğini ifade eden Zubeyri, depoda Cezayir devrim günlerinden kalma, gerilla savaşına uygun olmayan ağır silahlar bulunsa da, tüm teçhizatın Fetih'e teslim edilmesi emrini verdiğini aktarıyor.

Bu bağlamda Filistinli yazar Ali Bedvan da, Ulusal Muhafızlar ve Suriye Halk Ordusu komutanı Tümgeneral Muhammed İbrahim el-Ali'nin anılarını anlattığı kitabında, Filistin devrimine Suriye dışından ulaşan ilk askeri teçhizatın Mart 1965'te Antonov tipi 2 uçakla Cezayir'den geldiğini doğruluyor.

Cezayir hükümetinin, El Fetih'e teslim etmek için Suriye'deki Ulusal Muhafızlar adına askeri teçhizat ve malzeme gönderdiği ifade ediliyor.

- Diplomatik destek

Cezayir'deki devrimin liderleri, 1962'de Fransız işgaline karşı kazandıkları zaferden sonra, "Cezayir'in bağımsızlığı, Filistin'in kurtuluşu olmadan tamamlanmayacaktır" sloganları atıyorlardı.

Bu nedenle Cezayirli yöneticiler, Fetih Hareketi'ni sadece silah, eğitim ve maddi olarak desteklemekle yetinmediler. Aynı zamanda onu İsrail karşısında güçlendirebilmek için diplomatik olarak desteklemeye ve dünyadaki diğer özgürlük hareketlerine bağlamaya çalıştılar.

Fetih yöneticilerinden Mervan el-Bergusi konuyla alakalı bir açıklamasında, Cezayir'in bu uğraşları sonucu, Fetih Hareketi'ne, Çin ve Afrika'daki özgürlük hareketleri ile ilişki kurma kapısının açıldığını söylüyor.

Kitabında, Cezayir'in Fetih'e çeşitli ülkelerden diplomatik ve askeri desteğin kapılarını nasıl açtığını anlatan FKÖ kurucu liderlerinden Nebil Şeas da "Cezayir, haretin militanlarına askeri eğitim verdi. Arafat bu ülkede Che Guevara ile tanıştı. Guevara ona Küba'nın kapılarını açtı ve ardından Arafat, Pekin ile Vietnam'ı ziyaret etti. 1964'te de Çin'in kapıları ona açıldı." ifadelerini kullanıyor.

Cezayir silahları, askeri eğitim, para ve diplomatik desteğin tümü, Fetih Hareketi'nin birkaç yıl içinde küçük bir ordu çekirdeği inşa edebilmesine katkıda bulundu. Bu güç, Ürdün ordusu eşliğinde, 21 Mart 1968'deki "Onur Savaşı" nda İsrail ordusuna karşı kazandığı zaferde kendisini gösterdi. Daha sonra da Asya, Afrika, Latin Amerika ve Doğu Avrupa'da Fetih Hareketi'ne destek veren ülke sayısı arttı.

Bu destek 15 Kasım 1988'de Cezayir'de Filistin devletinin kuruluşu ilan edilene kadar devam etti. Daha sonraki süreçte de Birleşmiş Milletler'e üye 193 devletten 137'si ve üye olmayan iki devlet 3 Ağustos 2018'de Filistin'i tanıdı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23