Çatılar uçuran, ocaklar söndüren lodoslu havada kadı efendi karar vermez, dâvâyı ertelerdi
Baş dönmesine, gece uykusuzluğuna, baş ve mide ağrılarının yanında huzursuzluk duygularına yol açan lodosun etkilerini bilen Kadı Efendiler, ruhî sıkıntılı durumları kararlarına tesir etmesin diye dâvaları ertelerdi.
Lodos deyip geçmeyin. Rüzgarlar arasında onun gibi namlısı yoktur! Güneybatıdan eser, kış günü havayı ısıtsa da baş ağrısı getirir. Çatıları uçurur, ocakları söndürür! İnsanların kimyasını bozar..
Belirli havalarla insanın ruhî durumu ve davranışları arasında ilişki vardır. Rüzgarlar da iklim ve insan davranışını etkileyici faktörlerden biridir.
Hassasiyete bakar mısınız?
Bu durumun farkında olan Osmanlı yargıçları yani Kadı Efendiler, ruhî sıkıntılı durumları kararlarına tesir etmesin diye dâvaları ertelerdi.
Rüzgar, üzerinden geçtiği bölgelerin iklimini de taşır. Bu iklimlerin rüzgarın estiği bölgedeki iklime göre farkı, rüzgarın insan üzerindeki etkisini belirler.
Lodos dindiğinde bu defa şiddetli gök gürlemeleri, şimşekler, yıldırım düşmeleri arasında yağmur başlar. Halkımız bu yüzden "Lodosun gözü yaşlı olur" demiştir.
Bu kaprisli güney rüzgarı insanlarda ruhî sıkıntı yapar. Kimi insanların romatizma ağrılarını azdırır. Hatta bu ağrıları önceden başlattığı için, ağrılarıyla uzmanlaşmış kimseler "Herhalde, lodos ve yağmur geliyor.." diye sızlanmaya bile başlar.
Lodos baş dönmesine, gece uykusuzluğuna, baş ve mide ağrılarının yanında huzursuzluk duygularına da yol açar. Lodoslu günlerde trafik kazalarının, kalp krizlerinin, astım nöbetlerinin, erken doğumların ve hatta intiharların sayılarının arttığı gözlemlenmiştir.
Romatizma ağrıları olmasa bile insanların çoğu bir barometre gibi havaya ve yağmur öncesine duyarlıdırlar. Havanın dönmesinden çok az önce gerginlik, ruhî çöküntü ve sıkıntı belirtileri gösterirler.
Ocağınız sönmeden ocağınızı söndürün
İşin ilginç yanlarından biri de, lodos etkisi altında bulunan bir bölgeye yerleştirilenlerin ancak bir kaç yıl sonra rüzgarın etkisinden rahatsız olmaya başlamalarıdır.
Maalesef yanlış kullanım ve ihmal yüzünden soba, şofben, baca zehirlenmeleri hemen her yıl kış aylarında özellikle lodoslu havalarda tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Sobadan sızan karbonmonoksit gazı yüzünden zehirlenme ve ölüm hadiseleri yaşanır. Şofbenlerde zehirli hava geri teper aynı durum olur.
Karbonmonoksit zehirlenmeleri sıklıkla, kapalı ortamlarda açık ocaklar, bacası çekmeyen soba, şofben, bacasız gaz sobalarında yakıtın iyi yanmamasıyla ve rüzgar etkisiyle geri tepmelerden meydana gelir.
Karbonmonoksit ile meydana gelen zehirlenmelerde kısa süre içerisinde tıbbı müdahale yapılmazsa, zehirlenmeler ölümle sonuçlanabilir.
Hastanın bilinci açık ise temiz havaya çıkarılıp ardından sağlık kuruluşuna başvurulmalı bilinci kapalı ise oda havalandırılıp 112 ile hastaneye sevki sağlanmalıdır..
Bu arada yangınlar patlak verir. Artık evlerin uçan çatı haberlerinden ortalık geçilmez olur. Hele Batı ve Marmara yöremizde..