Özellikle yaşlılar için ezan vaktinden önce varıp, cami avlusunda müsait bir yerde cemaat arkadaşlarıyla haşır neşir olmanın, onları sağlığı açısından hayli yararlı olduğu belirtiliyor. Hekimler yaşlıları bu yönde teşvik ediyor.
Yalnızlıktan kurtulmak, mü'mince muhabbet etmek yaşlı bünyedeki beynin diri kalması için güzel bir vesile.. Hele bu muhabbet hayır, hasenat caminin ihtiyaçları etrafında olursa daha bir faydalı. Ancak, dinen de tıbben de yaşlıların bu sohbetlerde dedikodu ile vakit öldürmeleri hiç ama hiç doğru değil.
Bu arada elbette şu cep telefonları cami avlusundan başlayıp, Kıbleye yönelinen vakte kadar tam bir sorun.
Hadi sohbeti berbad ediyor aldırmayalım ama, namaza durulmuşkun çalan telefon hakikaten büyük sıkıntı veriyor.
Bunca ikazlara rağmen telefonlarını kapatmayı unutarak maalesef namaza başlayanlar oluyor. Tabii namazı bitirinceye kadar telefonun çalması hiç uygun olmuyor. Adamcağız, namaz halinde iken çalan telefon yüzünden ne yapacağını şaşırıyor.
Kapatsa mı, kapatmasa mı?
Elbette en doğrusu cami avlusundan içeri adım atılır atılmaz cep telefonunu kapatmak. Sessize almak.
Namaza gelirken her mü'min kendini ikaz etmeli, cami avlusunda telefonu kapatmayı alışkanlık haline getirmeli.. Yoksa önemsemeyip de açık telefonla camiye giren kimse, çalan telefonun verdiği huzursuzluğun sorumlusu olacaktır şüphesiz.
"Bununla beraber böyle bir dikkate sahip olmasına rağmen insanlık hali yine de unutmalar söz konusu olabilir. Bu durumda namaz halinde iken çalan telefonu tek elle bir defa, olmazsa ikinci defa kapatmaya çalışabilir." diyor Hocaefendiler. Fakat ekliyorlar:
"Ancak ikincide de kapatamazsa artık üçüncü defa elini meşgul etmemelidir. Namazını bozup hemen telefonunu kapatması gerekir. İbadet halindeki insanlara müzik dinletme gibi bir vebali yüklenmek herhalde doğru olmayacaktır."